KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/4059 E., 2026/1066 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2026
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/528 Esas, 2025/807 Karar
- Hüküm
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/340 Esas, 2022/302 Karar
Karar Metni
595 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tanınmış "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin "...
SÜT ÜRÜNLERİ A.Ş." ibareli marka başvurusuna müvekkili şirket tarafından itiraz edildiğini, itirazın nihai olarak reddedildiğini, oysa taraf markalarının ayniyet derecesinde benzer olduğunu, dava konusu markanın esas unsurunun "..." ibaresi olduğunu, ibarenin müvekkili şirket markaları ile arasında sadece "T" ve "Ş" harfleri yönünden farklılık bulunduğunu, dava konusu marka ile müvekkili şirket markası arasında iltibasın gerçekleşmesinin kaçınılmaz olduğunu, dava konusu markanın ortalama tüketici nezdinde müvekkili şirket markasının bir versiyonu olduğu kanaatinin oluşacağını,
dava konusu markayı gören tüketicilerin markayı müvekkili şirket markaları ile bağlantılı zannedeceklerini, taraflar arasında ekonomik, organik bir bağlantı bulunduğu izleniminin ortaya çıkacağını, müvekkili şirketin aynı zamanda ticari unvanı olan "..." ibaresinin tanınmış marka olması sebebiyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/5. hükmü kapsamında korunması gerektiğini, marka başvurusunun kötüniyetli olarak yapıldığını ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK)2021-M-8751 sayılı kararının iptaline, davalıya ait 2020/60119 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; markaların görsel olarak birbirinden farklı olduğunu, taraf markalarında ortak yer alan "süt" ibaresinin ürün adı olması nedeniyle markalardaki diğer kısımlar olan "TAD" ve "AŞ" ibarelerinin farklılaştığını, ortalama tüketici nezdinde benzerlik, iltibas, karıştırılma ihtimali olmayacağını, müvekkili markasının yeni ve ayırt edicilik unsurlarını taşıdığını, davacının kötü niyet iddiasının yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında emtia benzerliğinin gerçekleştiği ancak taraf markaları global olarak karşılaştırıldığında ortak olarak "süt" kelimesini içermekle birlikte, dava konusu emtialar bakımından ayırt ediciliğinin bulunmadığı, taraf markaları kapsamında yer alan diğer kelime/şekil unsurlarının birbirinden çok farklı olduğu, dava konusu markada "süt" ve "tad" ibarelerinin farklı bir tertip ile bir araya getirildiği ve bütün olarak bakıldığında davacının dayanak markalarından uzaklaştığı, somut olayda SMK'nın 6/1. hükmü koşulunun mevcut olmadığı, SMK'nın 6/5. hükmü şartlarının bulunmadığı, kötüniyet iddiasının isabetli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davaya konu taraf markaları arasında iltibasa neden olacak nitelikte benzerlik olduğu iddiasına dayanan YİDK kararı iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/4059, K. 2026/1066, 25 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama