KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/4069 E., 2026/1136 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2026
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1465 Esas, 2025/836 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/660 E., 2024/448 K.
Karar Metni
809 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 17.02.2026 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında mal alım satım sözleşmesi olduğunu, sözleşme gereğince bloklar halinde mermer ve moloz mermer alım satımı yapılmasına karar verildiğini, sözleşme gereğince 42... plakalı araç karşılığı davalıdan 3650 ton blok mermerin 3 ay içerisinde tesliminin yapılmasına karar verildiğini, aracın davalıya devrinin yapılarak mermer bedelinin peşin olarak ödendiğini, sözleşme gereği 1 ton mermerin birim fiyatının 500,00 TL olarak belirlendiğini, müvekkilinin sözleşme gereği edimini yerine getirmesine rağmen davalı tarafın süresi içerisinde mermerleri teslim etmediğini,
davalı tarafın süresi içinde yalnızca 334,9 ton mermer teslimi yaptığını, bakiye kalan 3.315,31 ton mermerin süresi içinde teslim edilmediğini, davalının müvekkili şirkete teslim edilmeyen bu mermer bedeli olan 1.657.655,00 TL borcunun bulunduğunu, ödenmeyen bu borcun tahsili için ihtiyati haciz kararı alınarak Konya 12. İcra Müdürlüğünün 2023/9144 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz etmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; mermer blok çıkarılması sırasında mermer damarından kaynaklı olarak farklı renk, cins ve kalitede mermerler çıktığını, bunun da sektörel bir durum olduğunu, çıkan mermer bloklarının farklılık arz etmesi nedeniyle müşterinin istek ve tercihlerine göre müşteriler tarafından blok seçme yani markalama işlemi yapıldığını, gelen müşteriler tarafından markalama işlemi yapıldıktan sonra mermer tesliminin yapıldığını, davaya konu sözleşmede de bu durumun "alıcının seçtiği" ibaresi ile belirlendiğini, teslim edilen 341 ton mermer bloklarının da davacı tarafça markalama işlemi yapıldıktan sonra teslim edildiğini,
kalan mermer bloklarının da seçilmesi için davacı tarafın mermer ocağına gelmediğini, markalama işlemini yapmadığını, müvekkili şirketin mermer çıkarma ve depolama sahasının sınırlı olduğunu, sınırları dışına çıkamayacağını, çıkması halinde idari para cezasıyla karşı karşıya kalabileceğini, çıkarılan ve davacı tarafça markalama işlemine hazır olduğu halde markalama işlemi yapılmayan mermer bloklarını depolayacak alanların kalmaması üzerine davacı tarafa ihtarname gönderilerek mermer blokların teslim alınmasının ihtar edildiğini, bu ihtarname sonrası davacı tarafça ihtiyati haciz kararı alınarak müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını,
davacının mermer blokları teslim almaktan kaçındığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davalı yüklenici tarafından sözleşme konusu blok mermerlerin teslime hazır olduğu ve teslim için gerekli hazırlık hareketlerinin yapılması davacı iş sahibine noter ihtarnamesi yoluyla bildirilmiş ise de mermerlerin sözleşmede belirtilen nitelikler ile ilim ve fen tekniklerine uygun olduğu yönünde davalı tarafından Mahkememe eliyle yaptırılmış bir tespit bulunmadığı,
bununla birlikte davalı tarafından, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 107. ve 108. maddeleri uyarınca tevdi veya satım hakkı kullanılarak dava konusu blok mermerleri teslim yükümlülüğünden kurtulmaya yarar bir yol izlendiği, 3650 ton blok mermerin bedeli tarafların kabulünde olan otomobil devriyle davalıya ödendiğinden,
davacıya teslim edilenler dışında kalan blok mermerlerin sözleşmede yazılı birim fiyatları üzerinden hesaplanacak bedelinin davalıya iadesi gerektiği, icra dosyasındaki takip tarihinden önce davalının usulünce temerrüde düşürüldüğü davacı tarafça iddia ve ispat olunmadığından ödeme emrinde belirtilen işlemiş faiz alacağı yönünden davacının haklı görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne,
davalının Konya 12. İcra Müdürlüğünün 2023/9144 E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibe 1.654.395,00 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren %11,75 ve değişen oranlarda avans faizi ve 2.400,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti alacağı ile 501,90 TL ihtiyati haciz gideri üzerinden devam olunmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/4069, K. 2026/1136, 26 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama