KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/4106 E., 2026/840 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2026
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1602 Esas, 2025/747 Karar
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/21 E., 2023/228 K.
Karar Metni
532 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; uzun yıllardır kadın tesettür giyim üzerine ticari faaliyetlerini sürdüren müvekkilinin 2016/44839 tescil numaralı "..." markasını devralarak faaliyetlerine devam ettiğini, internet üzerinden de hizmet verdiğini, müşterilerden gelen şikayetler üzerine "..." ismiyle sosyal platformlarda yer alan ve kadın tesettür giyimi üzerine çalışan davalı şirketin 2021/095367 sayılı "..." ibareli markayı 25. ve 35. sınıflarda tescil ettirdiğini öğrendiklerini, davalıya ait işletmenin ticaret unvanında da bu ibarenin kullanıldığını, işletmenin "... ..." şeklinde tescil ettirildiğinin tespit olunduğunu,
davalının davacıya ait markanın tanınırlığından faydalanarak markasını kötüniyetli tescil ettirdiğini ileri sürerek anılan markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalıya ait "... ..." unvanlı işletmenin, ticaret unvanından "..." ibaresinin çıkartılmasına, davalının eylemlerinin, müvekkiline ait markaya tecavüz niteliğinde olduğunun tespiti ile önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı süresinde davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dayanak markası "..." ile davalının hükümsüzlüğe konu 2021/095367 tescil numaralı markası "...", fiili markasal kullanımları "..." ve "... tesettür dünyası" ibareleri arasında karışıklığa yol açacak şekilde iltibas tehlikesinin olduğu, karşılaştırılan markalardaki "Moda" ve "tesettür dünyası" kelime unsurlarının sektörel tanımlayıcılık içermeleri nedeni ile ayırdediciliğe etkilerinin bulunmadığı, bu durumda taraf markalarının asli ve ayırdedici unsurlarının "..." ve "..." ibareleri olduğu, davalının basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğünün bulunduğu,
dolayısıyla marka hakkına tecavüzün gerçekleştiği, aynı şekilde davacı markasının davalıya ait ticaret unvanında esas unsur olarak yer aldığı, bu hali ile tecavüz oluşturduğu ve ticaret unvanına ilişkin terkin koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne, davalıya ait 2021/095367 tescil numaralı markanın hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine, davalının davacıya ait markadan doğan haklarına tecavüzünün tespiti ile bu tecavüzün ref ve men'ine, davalıya ait ticaret işletmesindeki "..." ibaresinin terkinine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markaya tecavüzün tespiti, meni ve sonuçlarının ortadan kaldırılması, ticaret unvanının terkini ve davalıya ait "..." markasının hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/4106, K. 2026/840, 9 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama