KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/4206 E., 2026/1044 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2026
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/35 Esas, 2025/394 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/569 E., 2024/491 K.
Karar Metni
874 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... isimli firmanın sahibi olduğunu, davalı tarafından, müvekkiline ait mağazalarda ...Sigorta A.Ş. nezdinde ...
Sağlık Sigortası bulunan sigortalıların dikkat çekici oranda numaralı gözlük alımı yapıldığının tespit edildiği iddiasıyla yapılan araştırmalarda ...'in yönlendirmesi ile ...'ın düzenlediği sahte muayene raporu ve ölçüm sonuçları kullanılarak numaralı gözlük alınmış gibi fatura düzenlendiğine, gözlük camı ambalajlarının ve numaralı gözlük garanti sertifikalarının verildiğine ilişkin suistimale dair tespitte bulunulduğunu, ...'nın bahsi geçen ...'in sahibi olduğundan ötürü Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi bünyesindeki Sigorta Sahteciliklerini Engelleme Bürosu veri tabanına bildirildiğini,
müvekkilinin Sağlık Sigortası Poliçesi veya Kasko Sigorta Poliçesi vb. özel sigorta poliçelerini yaptırmak istediğinde ya talebinin sigorta şirketlerince reddedildiğini ya da fahiş oranda prim talep edildiğini, müvekkiline bildirim yapılmadığı gibi tüm sigorta branşlarından Sigorta Suistimalleri Bilgi Paylaşım Sistemi (SİSBİS) kaydı oluşturulduğunu, sağlık poliçesi, kasko poliçesi konut poliçesi yaptıramadığını, yanlış sigorta uygulamasına sebebiyet veren kişinin müvekkili olmadığından hatalı bir işlem tesis edildiğini, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu (5684 sayılı Kanun) ve Yanlış Sigorta Uygulamaları'nın Tespiti, Bildirimi,
Kaydı ve Uygulamalarla Mücadele Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik hükümlerinde sigorta şirketlerinin gizli ve hileli bir şekilde yerinde inceleme yetkisinin bulunmadığını, 5193 sayılı Optisyenlik Kanununa göre İl Sağlık Müdürlüğü tarafından sadece mesul müdür sorumlu tutulabilecekken gözlüklerle ilgili müvekkilimin adının SİSBİS veri tabanına işlenmesinin hukuka aykırı olduğunu, optisyenlik mesleğinin icrasıyla ilgili müvekkilinin yetki ve sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili hakkında orantısız ve ölçüsüz bir ceza uygulandığını ileri sürerek davalı ... şirketince SİSBİS veri tabanına işlenen kaydının kaldırılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde. İstanbul Anadolu 6. Tüketici Mahkemesinin 2020/290-750 sayılı 10.09.2020 tarihli kararı ile davacının lehine olan Üsküdar Tüketici Hakem Heyeti Başkanlığı'nın 13.03.2020 tarihli ve 0...7 70 sayılı kararının iptaline kesin olarak karar verildiğini, bu kararın kesin hüküm teşkil ettiğini, müvekkili nezdinde ...
Sağlık Sigortası bulunan sigortalıların davacıya ait ...'ten dikkat çekici oranda numaralı gözlük alımı yaptıklarının tespit edildiğini, müvekkilinin şirket araştırma ekibi tarafından ...'te yerinde inceleme yapıldığını, ...'den güneş gözlüğü alımı yapılmasına rağmen ...'in yönlendirmesi ile ...'ın düzenlediği sahte muayene raporu ve ölçüm sonuçları kullanılarak numaralı gözlük alınmış gibi fatura düzenlendiğini ve garanti sertifikalarının verildiğini, Yanlış Sigorta Uygulamalarının Tespiti, Bildirimi,
Kaydı ve Bu Uygulamalarla Mücadele Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik'te sigorta ilişkisi içerisindeki taraflardan ya da bu ilişkide rol oynayan kişilerden bir veya birkaçına haksız menfaat sağlamaya yönelik her türlü yanlış sigorta uygulamasının Merkezde bu amaçla hazırlanan veri tabanına işlendiğini, davalının sahibi bulunduğu iş yerinden güneş gözlüğü alımı yapılmasına rağmen,
...'in yönlendirmesi ile ...'ın düzenlediği sahte muayene raporu ve ölçüm sonuçları kullanılarak numaralı gözlük alınmış gibi fatura düzenlenmesinin ve gözlük camı ambalajlarının ve numaralı gözlük garanti sertifikalarının verilmesinin yanlış sigorta uygulaması niteliğinde olduğunu, davacı Optisyenlik müessesi sorumluluğu çerçevesinde işletmenin çalışma düzeninin zararın doğmasını önlemeye elverişli olduğunu ispat etmedikçe, o işletmenin faaliyetleri dolayısıyla sebep olunan zarardan sorumlu olacağını, özellikle davacının haksız menfaat sağlayan taraf olduğu dikkate alındığında sorumsuzluk savunmasında bulunamayacağını, sair fatura,
garanti belgesi gibi belgelerde de davacının kaşe ve imzasının bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... tarafından SİSBİS'e bildirilen veri kaydı nedeniyle; Borçlar Kanunu genel hükümleri çerçevesinde davacının sözleşme yapma ve sözleşmede taraf olma özgürlüğünün kısıtlandığı, davacının 21.03.2019 tarihli SİSBİS'e oluşturulan kayda ilişkin kesinleşmiş herhangi bir yargı kararı olmadan ve yine ilgilinin savunma ve itiraz haklarını kullanmasına izin verilmeden bir hakkın kısıtlanmasına yol açan bu kaydın 5684 sayılı Kanun'un 13. maddesi ile 32/5 maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacı adına oluşturulmuş ve onaylanmış 21.03.2019 tarihli, 30156 bildirim numaralı SİSBİS kaydının kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu bildirime konu olay, mevcut bir işlem üzerinden yapılan inceleme sonucunda değil, davalı ... çalışanının müşteri gibi hareket ederek tespit ettiği olgulara dayanmakta olup bildirime konu yanlış sigorta uygulamasının, davalı ... şirketinin bilgisi dahilinde gerçekleştirildiği de dikkate alındığında, her- hangi bir yargı kararının olmadığı, itiraz ve savunma hakkı tanınmadan 5684 sayılı Kanun'un 13... /5 maddelerine aykırı sonuçlar doğuracak şekilde oluşturulan kaydın mahkemece silinmesine karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacı hakkındaki SİSBİS kaydının kaldırılması istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/4206, K. 2026/1044, 24 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama