KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/4215 E., 2026/1013 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2026
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1492 Esas, 2025/1088 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- ... Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/1495 E., 2024/810 K.
Karar Metni
676 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu şirketin müvekkili bankanın... Şubesi'nden 6...4 , 6...5 , 6...6 , 65005194 08... 19421 risk no.lu ticari kredileri kullandığını, borçlunun borcunu ödememesi ve sözleşmeye riayet etmemesi üzerine ihtarname çekilerek hesabın kat edildiğini, davalı hakkında ... İcra Dairesinin 2023/20880 E. sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, ipotek limitinin üzerinde kalan miktar için ... İcra Müdürlüğünün 2023/20908 E. sayılı dosyasından ilamsız takip başlatıldığını, davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptaline, takibin devamına, %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetkili icra müdürlüğünün... İcra Müdürlüğü olduğunu, davacı banka tarafından aynı alacak talepleri ile ilgili 2023/235, 2023/236, 2023/237, 2023/238, 2022/1273 E. sayılı dosyaların açıldığını, alacak ipotek ile teminat altına alındığından davacı bankanın öncelikle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapması gerektiğini, müvekkili tarafından kullanılan kredinin ödendiğini, başka bir kredi borcu bulunmadığını savunarak davanın reddini ve davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibin yetkili icra dairesinde başlatıldığı, derdestlik ileri sürülen dosyaların taraflarının farklı olduğu, davanın süresinde açıldığı, takibin tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile başlatıldığı, davalı tarafça kullandırılan krediler nedeniyle oluşan borç için yapılan hesaplamada ana para tutarına kredinin ilk kullanım tarihinden kat tarihi olan 25.11.2022 tarihine kadar akdi faiz uygulanarak bulunan alacağa kat tarihinden temerrüt tarihi olan 20.12.2022 tarihine kadar akdi faiz uygulandığı,
kapitalize edildikten sonra temerrüt tarihi ile takip tarihi arası temerrüt faizi uygulanarak takip tarihi itibariyle toplam alacak hesabı yapıldığı, kredi ödemelerinin ispat edilemediği, davalı vekilinin rapora itirazlarının da yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 551.197,69 TL asıl alacak, 191.189,33 TL toplam faiz, 9.559,46 TL BSMV, 11.709,86 TL ihtar masrafı toplam 763.656,34 TL alacak hakkındaki itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağa takip tarihi sonrası %29,90 oranında temerrüt faizi ile faizin %5'i gider vergisi uygulanmasına,
toplam alacağın likit kabul edilen 751.947,48 TL'sinin %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, reddedilen kısım için kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile işlemiş faiz hesabında bir isabetsizlik bulunmadığı, taraflar arasındaki ticari nitelikteki sözleşmelerin 19. maddesinde "...
Mahkemeleri ve İcra Daireleri" şeklindeki yetki kaydına göre İcra Dairesini yetkili olduğu, mahkemenin 2023/235, 2023/236, 2023/237, 2023/238, 2022/1273 E. sayılı dosyalarının tarafı kredi sözleşmelerinin kefilleri olup tarafları aynı olmadığından derdestlik itirazının yerinde görülmediği,
yerel mahkemenin kesinleşen 2023/237 E., 2023/852 K. sayılı ilamındaki yönteme uygun olarak hazırlanan ek rapor ile bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesinde, raporlar arasındaki hesap farklılığının temerrüt tarihinden kaynaklandığının belirlenmesinde, masraf bedeli olarak talep edilen 45.143,29 TL'nin ödeme makbuzlarına göre 11.709,86 TL olduğu belirlenerek, bu bedel esas alınmak suretiyle yerel mahkemece toplam alacak miktarının belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, banka kredi sözleşmesine dayanan ilamsız takibe karşı yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/4215, K. 2026/1013, 23 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama