KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/4281 E., 2026/1019 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2026
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/526 Esas, 2025/842 Karar
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/366 E., 2025/21 K.
Karar Metni
445 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin ortaklarından olan dava dışı ...'ın ortaklıktan ayrılmasından sonra geçmişe yönelik sahte kaşe ve imzalarla düzenlediği 01.10.2010, 01.11.2010, 01.11.20 10... .12.2010 ödeme tarihli 500.000,00'er TL tutarlı toplam 2.000.000,00 TL'lik bonoları davalıya muvazaalı olarak ciro ettiğini, bonoların tanzim tarihinin 01.10.2009 olarak yazılmasına rağmen alacaklının 3 yılı aşkın süredir talepte bulunmamasının hayatın olağan akışına aykırı düştüğünü ileri sürerek davacı şirketin takip alacaklısı görünen kişiye herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitine ve davalının % 20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ceza mahkemesi dosyasında, dava dışı ...'ın senetleri davacı şirketteki yetkisinin sona ermesinden sonra düzenlemesine rağmen keşide tarihini geriye dönük olarak yazdığı, bu itibarla senetlerin sahte olduğu, davalının, adı geçenin yetkisinin sona ermesinden sonra senetleri alarak takibe koyduğu hususlarının kesin olarak tespit edildiği,
davalının yüksek meblağlı alacak için vade tarihlerinden yaklaşık iki yıl sonra icra takibi başlatmasının ve bu süre içerisinde hiç protesto çekmemesinin hayatın olağan akışına aykırı düştüğü, böylelikle senetlerin muvazaalı olarak düzenlenerek takibe konulduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, davalının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, icra takibine konulan senetler nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/4281, K. 2026/1019, 23 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama