KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/4326 E., 2026/1158 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2026
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1909 Esas, 2025/517 Karar
Karar Metni
1.187 kelime·6 dk okuma·11 bölüm
Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
... 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI
2021/332 E., 2022/453 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ... İnşaat ... Ltd. Şti. ile imzalanan 10.01.2018 tarihli 40.000.000,00 TL tutarlı kredi sözleşmesini, borçlu şirketin ortağı olan davalıların müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, dava dışı asıl borçlunun kredi geri ödemelerini yapmaması üzerine, asıl borçlu ve davalı kefillere ... 17. Noterliği'nin 19.10.2020 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, yine ödeme yapılmaması üzerine borçlular hakkında icra takibi başlatıldığını, asıl borçlu hakkında takip yapılmadan ve mevcut rehinleri paraya çevirmeden kefiller hakkında takip yapılabileceğini ileri sürerek davalıların icra takibine vaki itirazlarının iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava dışı asıl borçlu ...
İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti'nin Kavuklar ... adlı projenin yapımı esnasında sarf edilmek üzere davacı bankadan kredi kullandığını, söz konusu sözleşmeye müteselsil kefil sıfatıyla taraf olduklarını, dava dışı borçlu şirketin protokol hükümleri gereği 17.01.2018 tarihinde proje arsası tapusunu üzerine alarak halihazırda 200 milyon değerinde taşınmaz üzerinde banka lehine ipotek bulunduğunu, projeden konut satışlarının yetersiz kalışına bağlı finansal sıkıntı nedeniyle projenin ve konut satışlarının durdurulduğunu, 2019 yılı Kasım ayında durdurulan proje finansmanı için ...Bankası,
...A.Ş. ve İş Bankası A.Ş. ile kredi görüşmelerine başlanarak krediler kullanıldığını, ancak COVİD-19 salgını nedeniyle spor merkezlerinin kapatılması kararı alındığını, işbu dava tarihi itibariyle dahi spor merkezinin kapalı kalmaya devam etmesi nedeniyle hiçbir şekilde para kazanılmadığı gibi, bünyesinde yer alan AVM'nin indirgenmiş kira bedeli, ortak gider, vergi, SGK primleri, güvenlik gibi pek çok giderin devam ediyor olması nedeniyle yaklaşık 17 aydan bu yana önemli ölçüde zarara uğranıldığını, davacı tarafın yaşanan tüm bu gelişmelere rağmen krediyi kat ederek kefilleri ve asıl borçluyu temerrüde düşürdüğünü,
kredi taksit ödemelerinin bir müddet ertelenmesi yönünde talepte bulunulmasına karşın bu taleplerin kabul edilmediğini ve fahiş faiz oranları ile davacının takibe giriştiğini, mücbir sebep teşkil eden olaylar dolayısıyla temerrüdün oluşmadığını, müteselsil kefil sıfatını haiz davalılar açısından da takip açılamayacağını, davalılardan ... ve ...'nın kefaletlerine ilişkin olarak eş muvafakatinin alınmadığını savunarak davanın reddini, alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere davacı aleyhine icra tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından, genel kredi sözleşmesine dayalı dava dışı asıl borçlu şirkete 17.01.2018 tarihinde 3.600.020,74 TL, 18.01.2018 tarihinde 4.400.000,00 TL, 16.03.2018 tarihinde 2.999.700,00 TL, 04.05.2018 tarihinde 2.999.700,00 TL, 26.06.2018 tarihinde 2.999.700,00 TL, 30.07.2018 tarihinde 2.999.700,00 TL tutarlı birden fazla taksitli ticari kredi kullandırıldığı, bunun yanında asıl borçlu şirkete birden fazla çek tahsis edildiği,
borçların ödenmemesi üzerine davacının kredi hesaplarını kat ederek dava dışı asıl borçlu ve davalılara ihtarname keşide ettiği, ihtara rağmen ödeme yapılmaması üzerine takibe girişildiği, somut hadisede davalı kefillerin kat tarihindeki borç miktarından ve kendi kefaletlerinden kaynaklı faiz borcundan sorumlu olduğu, kefillerin, temerrüt tarihlerine göre sorumluluk tutarlarının hesabının gerektiği, davalıların ileri sürdükleri itirazların yerinde olmadığı,
davacı bankanın kat tarihi itibarıyla ticari krediler için fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranı olan yüzde 16.53'ün düzenlenen sözleşmeye bağlı olarak % 50 fazlası ile temerrüt oranını belirleyebilmesi dikkate alındığında, takip tarihi itibarıyla uygulanması gerekli temerrüt faizi oranının % 24.795 (yüzde 16, 53... .50) olduğu,
kat tarihi, temerrüt tarihi, akdi faiz oranı, temerrüt faiz oranı dikkate alınarak hazırlanan yargısal denetime elverişli hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davacının davalılardan takip tarihi itibarıyla talep edebileceği tutarın 29.284.462,68 TL asıl alacak, 2.420.360,84 TL işlemiş faiz, 121.018,04 TL BSMV ve 26.790,67 TL masraf olmak üzere toplam 31.852.632,23 TL olduğu,
toplam alacağın takdiren yüzde 20'si üzerinden icra inkar tazminatının davalılardan tahsil edileceği, davacı tarafın 34.500,00 TL çek riskinin depo talebinden davalı kefilleri sorumlu tuttuğu, ancak kefillerin gayrinakdi riskin depo talebinden sorumlu tutulması için sözleşmede bu hususta açık hüküm bulunması gerektiği, incelenen sözleşmede depo talebinden davalı kefillerin sorumlu olacağına yönelik açık bir düzenleme bulunmadığından davacının bu yöndeki talebinin ise reddinin gerektiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile davalıların...
30. İcra Müdürlüğünün 2021/2564 E. sayılı dosyasında asıl alacağın 29.284.462,68 TL'sine, işlemiş faizin 2.420.360,84 TL'sine, BSMV'nin 121.018,04 TL'sine ve masrafın 26.790,67 TL'sine olmak üzere toplam 31.852.632,23 TL'sine yaptıkları itirazın iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacak kalemine %24,795 oranında faiz işletilmesine ve faize %5 BSMV uygulanmasına,
takibin bu şekilde devamına, bu kalem alacak yönünde fazla istemin reddine, depo talebinin reddine, kabul edilen miktarın %20'si oranında hesap edilen 6.370.526,45 TL icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takip dayanağı Genel Kredi Sözleşmesinin incelenmesinde davacı banka ile asıl borçlu şirket olan ... İnş San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında 10.01.2018 tarihinde 40.000.000,00 TL tutarlı genel kredi sözleşmesi akdedilerek sözleşmede davalılar ..., ... ve .....Ltd.
Şti.'nin müteselsil kefil sıfatıyla kefaletlerinin ve imzalarının bulunduğu, taraflar arasındaki kefalet sözleşmesinin, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) hükümlerine uygun olarak kefalet tarihi, kefalet tutarı ve kefaletin müteselsil olduğu hususları kefillerin el yazısı ile yazılarak usulünce akdedildiği, kefillerin, kefalet limitini 40.000.000,00 TL olarak beyan ve kabul ettikleri, davalı gerçek kişilerin dava dışı asıl borçlu şirketin ortağı oldukları, bu itibarla eş rızasının da gerekmediği,
davacı banka tarafından, dava dışı asıl borçlu ve davalı kefillere gönderilen ihtarname ile 28.921.919,19 TL nakit alacağın ödenerek 13.467 TL gayrinakit alacağın depo edilmesi için muhataplara 3 gün süre verildiği, tebliğ şerhine göre ihtarnamenin dava dışı asıl borçlu şirket ile dava kefillere 20.10.2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalıların, verilen atıfet süresinin eklenmesi ile 24.10.2020 tarihinde temerrüde düşmüş kabul edileceği, takip talebinde davalıların temerrüt tarihinin bankaca, 26.10.2020 olarak belirlendiği,
İlk Derece Mahkemesince davacı bankaca aynı tür kredilere fiilen uygulanan kredi faiz oranının esas alınması suretiyle ticari krediler yönünden temerrüt faiz oranın % 24,795 olarak tespit edilmesi ile bankanın takip tarihi itibariyle kefillerden talep edebileceği tutarların hesaplanmasında bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılması,
mahkemece, taraflar arasında akdedilen sözleşmede teminat mektubu ve çek yaprakları yasal garanti tutarlarından kaynaklı gayrinakdi riskin deposu talebinden kefillerin sorumlu olacağına dair açık bir hüküm bulunmadığının kabulü ile depo talebine konu edilen 16.137,00 TL'den kefillerin sorumlu tutulamayacağına hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacı tarafından davalılar aleyhine genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacakların tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/4326, K. 2026/1158, 26 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama