KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/4430 E., 2026/1209 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2026
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/742 Esas, 2025/1044 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2025/193 E., 2025/193 K.
Karar Metni
827 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından davalı şirket lehine davalı ... ve dava dışı .... San. ve Tic.
A.Ş.'nin müteselsil kefaleti ile kredi kullandırıldığını, sözleşme gereğinin yerine getirilmediğini, alacağın tahsilini teminen ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu, 18.07.2024 tarihinde ihtiyati haciz kararı verldiğini, sonra icra takibi başlatıldığını, bu aşamada davalıların yaptığı konkordato başvurusu sonucu 12.07.2024 tarihinde üç ay geçici mühlet kararı verildiğini, ihtiyati haciz kararının davalılar hakkında tatbik edilmediğini, davalılar aleyhine başlatılan icra takibinden sonra konkordato sebebi ile başka işlem yapıllmadığını, davalıların borca itiraz ettiğini,
dava öncesi arabuluculuk şartının yerine getirildiğini ileri sürerek davalıların . . .... İcra Müdürüğünün 2024/61897 sayılı dosyasına vaki itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ... yönünden temerrüt şartlarının gerçekleşmediğini, hesap kat ihtarnamesinin asıl borçlu ile kefillere birlikte gönderildiğini, ihtarın sonuçsuz kalma şartının gerçekleşmediğini, müvekkillerinin gayri nakdi kredilerden ve temerrüt faizinden sorumlu olmadıklarını, konkordato davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar aleyhine ...İcra Müdürlüğü'nün 2021/61897 sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalıların itirazının iptaline yönelik olarak dava açılmış ise de davalılar ..., ... tarafından İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/417 E. sayılı dosyası ile açtıkları konkordato talepli davada Mahkemece 10.07.2024 tarihli geçici mühlet kararı tesis edildiği,
haklarında 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiç bir takip yapılamaması ve evvelce başlamış takiplerin durmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verildiği, davaya konu icra takibinin söz konusu ihtiyati tedbir kararından sonra 11.07.2024 tarihinde başlatıldığı,
itirazın iptali davasının görülebilmesi için usulüne uygun başlatılmış bir icra takibinin bulunmasının dava ön şartı olduğu nazara alındığında iş bu itirazın iptali davasında takip tarihi itibariyle davalı şirket yönünden geçerli bir icra takibinin varlığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tedbir kararından sonra takip başlatılması sebebiyle geçerli bir icra takibinin varlığından söz edilemeyeceği, davalı şirkete geçici mühlet verilmiş olmasının eldeki dava yönünden olumsuz dava şartı teşkil ettiği, bu sebeple eldeki itirazın iptali davasında geçerli bir icra takibinin varlığından söz edilemeyeceğinden davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe 1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, ancak davalılar yararına vekâlet ücretine hükmedilmemiştir. Davalılar vekilinin bu husustaki istinaf itirazı ile ilgili olarak ise Bölge Adliye Mahkemesince bir değerlendirme yapılmamıştır.
İlk Derece Mahkemesi karar tarihinde yürürlükte olan, 03.10.2024 tarihli ve 32681 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Görevsizlik, yetkisizlik, dava ön şartlarının yokluğu veya husumet nedeniyle davanın reddinde, davanın nakli ve açılmamış sayılmasında ücret" başlıklı 7/2 hükmü "Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur." düzenlemesini havi olup,
eldeki davada davalı tarafın kendisini vekille temsil ettirdiği, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiği dikkate alınarak, kendisini vekille temsil ettiren davalı taraf yararına Tarife'de belirlenen vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/4430, K. 2026/1209, 2 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama