KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/4596 E., 2025/5779 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/321 Esas, 2023/998 Karar
- Hüküm
- Davanın reddi
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/1165 E., 2022/349 K.
Karar Metni
493 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vasi vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı velisi dava dilekçesinde; davacının zihinsel engelli ve şizofren hastası olup 2014 yılında kısıtlanarak velayeti altına alındığını, bu durumundan yararlanan kişilerce adına sahte işyerleri ve şirketler açıldığını, sahte evlilik yaptırıldığını, farklı tarihlerde bu hususlarda soruşturmalar yürütüldüğünü, davacının sahte evliliğinin iptal edildiğini ve açılan ceza davasından beraat ettiğini ileri sürerek davacının gerçeğe aykırı şekilde ortak ve müdür gözüktüğü ... ile hiçbir ilgisinin bulunmadığının tespitiyle kayıtlardan ortak ve müdür sıfatlarının terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Sicili Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurumun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 32. ve Ticaret Sicil Tüzüğü'nün 28. maddesi hükümleri çerçevesinde işlem yaptığını, davacı vasisinin iddiası doğru ise sahteciliği yapanların profesyonel olduğunu, kurum bünyesinde imza uzmanı olmadığını, davalının böyle bir inceleme yapma yetkisinin de bulunmadığı savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, ... 16. Noterliği tarafından düzenlenen şirketin ana sözleşmesi ve imza beyannamesinin altındaki imzaların davacıya ait olduğu, davacının İstanbul Adli Tıp Kurumu raporları uyarınca hukuki ehliyeti tam iken noterde imzaladığı ana sözleşmede şirketi münferit imzasıyla temsil ve ilzama yetkili kılındığı, şirketin kuruluşunda hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vasii vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, akıl hastası olduğu ileri sürülen davacının, şirketin kuruluşundaki imzalarının davacı kısıtlının eli ürünü olmadığı ve şirketin kuruluşunda davacının hukuki ehliyetinin bulunmadığı ileri sürülerek şirket ortağı ve şirket müdürü olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/4596, K. 2025/5779, 29 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama