KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/529 E., 2025/5227 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1870 Esas, 2024/169 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/1252 E., 2024/224 K.
Karar Metni
478 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili; davalılar tarafından Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/1188 E. sayılı dosyası ile ikame edilen alacak davasında ibraz edilen arabuluculuk tutanağının usulsüz olduğunu, zira arabuluculuk davet mektubunun şirket kayyumuna gönderilmesi gerekirken müvekkili şirkete gönderildiğini, davalı tarafın arabuluculuk tutanağı olarak sunduğu belgenin usulüne uygun davet mektubu gönderilmemesi nedeniyle iptali gerektiğini ileri sürerek arabulculuk tutanağının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili.
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/1188 E. sayılı dosyası ile müvekkili ile davacı şirket arasında düzenlenen 25.07.2018 tarihli sözleşme kapsamında hak edilen alacakların tahsili talebiyle dava açıldığını, dava dilekçesi ile Diyarbakır Arabulculuk Bürosunun son tutanak aslının mahkemeye sunulduğunu, arabulucuk tutanağının iptali için tarafların irade sakatlığı, aşırı yararlanma, sahtecilik, emredici hukuk kurallarına aykırılık gibi geçerli bir sebebin bulunmasını gerektiğini, arabuluculuk davet mektubunun usulüne uygun olarak bizzat davacı şirkete tebliğ edildiğini, arabuluculuğa başvuru,
tebliğ ve son tutanağın imzalandığı tarihlerde kayyum tayinine dair ticaret sicil gazetesinde yapılmış bir ilanın bulunmadığını, davacının davet mektubu kendisine tebliğ edilmesine rağmen arabulucu ile irtibata geçmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arabuluculuk davet mektubunun davacı şirkete usulüne uygun tebliğ edilmediği, ilgili belgenin arabuluculuk belgesi olarak kabul edilemeyeceği ve iptalinin gerektiği ileri sürülerek açılan davada davacının hukuki yararının olmadığı, davacının bu talebini aleyhine açılan davada ileri sürmesinin mümkün olduğu, mahkemece de resen değerlendirileceği gerekçesi ile davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, arabuluculuk son tutanağının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/529, K. 2025/5227, 10 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama