KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/531 E., 2025/5185 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/118 Esas, 2024/851 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/1369 E., 2022/1255 K.
Karar Metni
653 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin alıcı, davalı şirketin ise satıcı olduğu adi yazılı gayrimenkul satış sözleşmesi ile arsanın 750.000,00 euro bedelle satımı hususunda anlaşıldığını, davalı ...'nun ise sözleşmeyi kefil sıfatıyla imzaladığını, 50.000,00 euronun kapora olarak peşin ve nakden davacı tarafından ödendiğini, ancak resmi şekle aykırı olarak tanzim edilen gayrimenkul satış sözleşmesinin geçersiz olduğunu, geçersiz sözleşmelerde kimin ne aldıysa onu geri vermekle yükümlü olduğunu, davalıların haksız biçimde aldıkları kaporayı geri vermediklerini, bu nedenle takip başlatıldığını,
davalıların haksız bir şekilde takibe itiraz ettiğini ileri sürerek takibe itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının ödeme belgesi sunmadığını, davanın reddi gerektiğini savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu sözleşmede tarafların ısrarı ile ve bir uyuşmazlık çıkması halinde devreye girmek amacıyla kefil olduğunu, kaldı ki sözleşme konusu taşınmazın davacıya teslim edildiğini, davacının, davalı kefile bir ödeme yapmadığını, geçersiz sözleşmeye dayalı feri nitelikteki kefalet sözleşmesinin de geçersiz olduğunu, geçersiz sözleşmeye dayalı sebepsiz zenginleşme iddiasının herhangi bir yarar elde etmeyen davalı kefile yöneltilemeyeceğini, kefalet sözleşmesinin şekil şartlarını da sağlamayan kefaletin geçersiz olduğunu, davacının kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin geçerliliğinin resmi şekilde düzenlenmiş bulunmalarına bağlı olduğu, taşınmazların harici satışının mülkiyetin nakli sonucunu doğurmadığı, geçersiz bir sözleşmede tarafların birbirlerine verdiklerini sebepsiz zenginleşme kuralları çerçevesinde geri isteyebileceği, davacı tarafından satıcıya adi yazılı harici taşınmaz satışı sözleşmesinin imzalanması ile birlikte 50.000,00 euro ödemenin yapıldığı,
bu miktar üzerinden davalı şirket aleyhine açılan davanın kabulünün gerektiği, davalı ... aleyhine açılan davada ise davalının sözleşmede satıcı kefili olarak yer aldığı, sözleşmenin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 706., 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 237. ve 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 26. maddeleri uyarınca geçersiz olduğu, geçersiz sözleşme nedeni ile yapılan kefalet sözleşmesinin de geçerli kabul edilemeyeceği, ödemenin kefile değil satıcıya yapılması nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiği, davalı kefile yönelik reddedilen davada davacının kötüniyetli olduğunun ispatlanamadığı,
kötüniyet tazminat talebinin reddinin gerektiği gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı şirket aleyhine açılan davanın kabulüne, davalı şirketin takip dosyasına yaptığı itirazın 50.000,00 euro asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, alacağın % 20'si oranında tespit edilen 101.255,00 TL icra inkâr tazminatının davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmolunması taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ve davalı ... vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/531, K. 2025/5185, 9 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama