KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/577 E., 2025/5599 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1580 Esas, 2024/1805 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/365 E., 2022/182 K.
Karar Metni
626 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 01.09.2018 başvuru tarihli, 2018/78401 sayılı, 30. emtia sınıfında geçerli ve "..." ibareli markanın sahibi olduğunu, davalı şirketin ise 15.09.2020 başvuru tarihinde, 2020/108594 sayılı “fırsatbitmez” ibareli markanın adına tescili istemiyle davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, marka yayınına yapılan itirazın nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvurunun müvekkilinin itiraza mesnet markasına benzediğini ve iltibasa sebebiyet vereceğini, "..." ibarenin zayıf marka olarak değerlendirilemeyeceğini,
dava konusu markanın da müvekkili markası ile aynı sınıfları kapsadığını, özellikle gıda emtialarını temsil eder nitelikte olan markalar arasındaki küçük benzerliklerin bile iltibasa sebebiyet verebileceğini ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'in 2021-M-8390 sayılı kararın iptali ile dava konusu markanın 35. sınıfın ilgili alt sınıfında yer alan 29... . sınıfa ilişkin olan mal ve/veya hizmetlerin tümü ile ilgili alt sınıfta yer alan 32. sınıfa ilişkin “Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar.
Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri.” mal ve/veya hizmet sınıflarına ilişkin emtialar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ... adresli internet sitesi üzerinden ürün satışı gerçekleştirdiğini, müvekkili markası ile davacı markasının tamamen farklı olduğunu, markaların faaliyet alanlarının farklılaştığını, “...” kelimesinin genel bir kelime olduğunu ve ek unsurlarla birlikte ayırt edicilik kazandığını, müvekkili markasının bu haliyle davacı markaları ile aynı olmadığını, emtia sınıflarının da farklı olduğunu, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, “...” ibaresi içerir şekilde çok sayıda markanın halihazırda tescilli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraf markaları arasında başvuruda yer alan mal ve hizmetler bakımından bir ilişki bulunmakta ise de markaları oluşturan işaretler bir bütün olarak karşılaştırıldığında ortak unsur olan “...” ibaresinin, uyuşmazlığa konu 35.05 alt grubundaki satış hizmetlerinde ticaret hayatında yaygın kullanımı bulunan bir pazarlama ibaresi olduğu,
dolayısıyla bu ibarenin ayırt edici vasfı yüksek, özgün, yaratılmış bir kelime gibi değerlendirilemeyeceği, dava konusu markanın bütün olarak algılanacağı ve bütün algısında, davacı markalarını çağrıştırma veya davacı markaları ile ilişkilendirilme ihtimalinin, uyuşmazlığa konu hizmetlerde olmayacağı, tüketicinin söz konusu iki marka arasında herhangi bir bağlantı kurmayacağı, taraf markaları arasında iltibas ihtimaline yol açacak düzeyde bir benzerliğin mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/577, K. 2025/5599, 23 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama