KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/593 E., 2025/5400 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1102 Esas, 2024/1588 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/155 E., 2018/530 K.
Karar Metni
643 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalının amcasının oğlu ve kayınbiraderi olduğunu, ... yaşadığını, çevresinde sürekli alkol alan, özellikle müvekkilinin ise ... tarım ve hayvancılıkla geçinen, bugüne kadar herhangi bir kimseye borçlanmamış olan kişi olarak bilindiğini, müvekkili ...'un 10/06/2014 tarihinde Bodrum 1. İcra Müdürlüğü'nün 2014/3955 E. sayılı dosyasında 540.000,00 TL'lik emre muharrer senet ile icra takibine muhatap olduğunu, müvekkilinin takibin acilen durmasının temini için imzanın kendine ait olmayabileceğini ifade ettiğini, bunun üzerine Bodrum 1. İcra Müdürlüğü'ne imza itirazında bulunduğunu,
Bodrum İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/495 E. sayılı dosyası ile yapılan inceleme sonucunda imzanın müvekkiline ait olduğu hususununda rapor verildiğini, müvekkilinin halen imzanın kendisine ait olup olmadığını bilmediğini, alkollü olduğu bir esnada bir defasında kendisine davalı tarafından 1.000,00 TL miktarında bir senet imzalatıldığını hatırladığını ve bu senet üzerinde tahrifat yapılmış olabileceğini düşündüğünü, davalı şahsın nitelikli dolandırıcılık suçunu işlemiş olması nedeniyle hakkında Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu, davalı hakkında 2015/...
Sor. Numaralı savcılık dosyası ile soruşturma başlatıldığını, davalı hakkında Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde iddianame düzenlendiğini ileri sürerek Bodrum 1. İcra Müdürlüğü'nün 2014/3955 E. sayılı dosyası nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötüniyetli olarak açılan takibin durdurulmasına akabinde iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacının kayınbirader olduğunu, aralarında yıllardır süre gelen borç ilişkisinin olduğunu, yıllar boyu davacı tarafın müvekilinden zaman zaman borç aldığını ve geri ödemede bulunmadığını ancak davacı müvekkilinin kayınbiraderi olduğundan geçen yıllarda herhangi bir icra işlemi başlatılmadığını, müvekkilinin iddia edildiği gibi çevresinde sürekli alkol alan geçimsiz biri olduğu iddiasının gerçekle örtüşmediğini, müvekkiline yapılan bu iftira sebebiyle suç duyurusunda bulunacaklarını,
davacı tarafından gerçekle alakası olmayan sebepler ileri sürülerek işbu davanın açılmış olmasını anlamadıklarını, icra takibini kötü niyetli olarak durdurmak için işbu davanın açılmış olduğunu, kanun gereği menfi tespit davalarında icra takibinin durmayacağını, sadece teminat yatırıldığında icra dosyasındaki paranın alacaklıya ödenmemesi için tedbir istenebileceğini, bu nedenle icra takibinin durdurulması talebinin reddinin gerektiğini, savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/90 E. 2017/200 K. sayılı dosyası ile davacının dava konusu takibe dayanak senetteki tahrifattan bilgi ve rızasının olduğuna yönelik maddi vakıanın ve davalının suçu işlemediğinin sabit olması nedeniyle beraat kararının Mahkemelerini bağlayacağı kanaatine varıldığı, davacı tarafça senet dolayısıyla borçlu olmadığına veya ödeme yapıldığına ilişkin başkaca herhangi bir delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kambiyo senedine dayalı olarak yapılan icra takibinden dolayı menfi tespit istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/593, K. 2025/5400, 16 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama