KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/610 E., 2025/5570 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/484 Esas, 2024/1942 Karar
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- İlk derece mahkemesi
- Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
- Sayısı
- 2023/563 E., 2024/8 K.
Karar Metni
582 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıya ait ''...'' markası ile müvekkiline ait 1997 yılından beri Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli bulunan ''...'' markaları arasında ayırt edilemeyecek düzeyde benzerlik söz konusu olduğunu, markalar arasında sınıfsal benzerlik bulunduğunu, müvekkiline ait markanın tanınmış marka olduğunu ileri sürerek davalı adına kayıtlı 2016/72923 numaralı ''...'' markasının tüm sınıflar açısından hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili şirketin Türkiye sınırları içinde faaliyet gösteren alüminyum üreticileri arasında önde gelen firmalardan biri olduğunu, fabrikanın ... Özel Organize Sanayi Sitesinde yer aldığını, ayrıca Konya, Sivas ve Alanya’da ... Alüminyum satış mağazalarının bulunduğunu, bunun yanı sıra ...
Grup bünyesindeki firmalara ait Antalya’da iki mağaza, bir yapı market ve inşaat şirketi bulunduğunu, müvekkilinin 2016/72923 başvuru numarası ile ''...'' ibaresi için marka başvurusu yaptığını, davacının bu başvuruya yönelik itirazlarının markalar arasında iltibas ihtimali doğuracak derecede benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, davacının bu karara karşı yaptığı itirazın da reddi üzerine ''...'' markasının tesciline hak kazanıldığını, davacının markası ile müvekkiline ait marka arasında karıştırılma veya ilişkilendirilme ihtimalinin bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davacının markasında şekil unsurunun bulunduğu, davalının markasının ise kelimeden ibaret olduğu, taraf markaları arasında iltibas tehlikesi bulunmadığı ve markaların aynı veya benzer olarak kabul edilemeyeceği, davacının dosyaya sunduğu delillerin incelenmesinde kötüniyet iddiasını ispata yarar nitelikte delil bulunmadığı, davalı adına tescilli 2016/72923 sayılı ''...'' ibareli markanın hükümsüzlüğünün talep edildiği davada davalının eskiye dayalı markasal kullanımının bulunup bulunmamasının değerlendirmeyi etkileyen bir husus olmadığı,
zira eskiye dayalı kullanım hakkının ancak başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan başka bir işaret için hak elde edilmiş olunması halinde söz konusu işaret sahibine itiraz/talep ile karşı taraf marka başvurusunun reddini ya da tescil edilmişse hükümsüzlüğünü sağlama imkânı tanıyan bir yol olduğu, sonuç olarak taraf markaları arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığı, davalı markaları açısından tanınmışlığa bağlı sonuçların oluşmadığı ve davalının kötüniyetinin de ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/610, K. 2025/5570, 22 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama