KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/632 E., 2025/4117 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1216 Esas, 2024/1665 Karar
- Hüküm
- Davanın reddi
Karar Metni
634 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ..de sahip olduğu işletmede “...” markası altında yiyecek içecek sağlama/restoran hizmetleri verdiğini, “...” ibareli markanın kendi adına tescili için başvurduğunu, markanın tescil edilmek üzere ilanına davalı şahıs tarafından “... ...” ismi üzerinde eskiye dayalı kullanım hakkına dayalı olarak itiraz edildiğini, itiraz neticesinde davalı Kurumun davacının markasının kapsamından 43. sınıfa giren hizmetleri çıkardığını, karara her iki tarafın da itiraz ettiğini,
bu itirazların Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından değerlendirilmesi sonucunda davacının itirazlarının reddedildiği, davalının itirazının ise kabul edilerek davacının marka başvurusunun ilave bir kısım emtia açısından da reddedildiğini, davalının “...” ibaresi üzerinde gerçek hak sahipliğini ispat edemediğini, davalının başkası adına tescilli bir markanın birebir aynısını kötü niyetli olarak kullanarak bu ibare üzerinde gerçek hak sahipliğini elde edemeyeceğini, davalının markanın yoğun kullanımına ilişkin yeterli delil sunamadığını,
davalının sunduğu delillerden anlaşıldığı üzere bu ibareyi sadece ticaret unvanı olarak kullandığının sabit olduğunu, davacının tescil ettirmek istediği markası ile “...” markasının da iltibasa yol açacak derecede benzer olmadığını ileri sürerek YİDK’in 019-M-... sayılı kararının iptalini ve davacının 2018/.... sayılı markasının başvuruda belirtilen tüm sınıflarda davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacının başvuru konusu yaptığı “...” ibaresi ile davalı gerçek kişinin önceki kullanımlarına konu “... ...” ibaresi arasında “...” kelimesinin ortak olduğu, davalının kullandığı ibarede geçen “...” kelimesinin, ayırt edici nitelikten yoksun bulunması nedeniyle davalının tescilsiz olarak kullandığı tanıtma vasıtasının markasal anlamda esas/ayırt edici unsurunun “...” ibaresi olduğu,
davacının markasında ek olarak bulunan “..” hecesinin ise bu ibarelerin benzerliğinin önüne geçebilecek nitelikte baskın/ön planda/ayırt edici bir unsur olmamasının yanında tarafların yerleşik olduğu ... ili için kullanılan bir ek olması nedeniyle de ayırt edicilik sağlamadığı, davalının “... ...” ibaresini gören ve tanıyan bir tüketicinin, davacının “...” markasını davalının işletmesi ile karıştırması, en azından bu işletmeler arasında idari-ekonomik bir bağlantı olduğunu düşünmesinin pek muhtemel olduğu,
diğer yandan karşılaştırılan markalar/işaretler açısından, “emtiaların aynı/aynı/benzer tür olması” şartının da gerçekleştiği, Yargıtay bozma ilamında da vurgulandığı üzere dosyaya davalı tarafından ibraz edilen ve davalı Kurum dosyasında da renkli örnekleri bulunan fiyat listesi, broşür gibi belgelerde yer alan tescilsiz kullanımların yeme içme hizmetlerine ilişkin bulunduğu,
hizmet markası kullanımlarının mal üzerinde değil, ilgili hizmetin müşteriye sunumunu gösterir şekilde gerçekleşeceği, davalının tescilsiz markasının bu şekilde kullanımının markasal kullanım niteliğinde kabul edilmesinin gerektiği, tescilsiz kullanılan bir işaret üzerinde gerçek hak sahibi olmak için tescil veya tescil başvurusundan önce söz konusu işaretin ticaret sırasında markasal kullanımının yeterli olduğu, başka bir şart aranmasına gerek bulunmadığı, bu doğrultuda verilen dava konusu YİDK kararı yönünden usul ve yasaya aykırılıktan söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının başvuru markası karşısında davalının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/3 hükmü kapsamında öncelik hakkı bulunmadığı ve davalının gerçek hak sahibi olmadığı iddiasında dayanan YİDK kararı iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/3 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/632, K. 2025/4117, 16 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama