KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/649 E., 2025/5357 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1366 Esas, 2024/1517 Karar
- Hüküm
- Davanın kabulü
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/263 E., 2021/395 K.
Karar Metni
669 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait “...” markasının aktif ve tanınmış bir marka olduğunu, davalı gerçek kişinin “... ...” ibareli başvurusuna karşı müvekkili adına yapılan itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından nihai olarak reddedildiğini, markaların kapsamlarının birebir aynı bulunduğunu, başvurunun kötüniyetli olarak tescil edilmek istenildiğini ileri sürerek YİDK kararının iptaline, davalı adına tescil başvurusu yapılmış olan 2018/14907 başvuru numaralı markanın yarattığı haksız rekabetin tespiti ile işbu markanın tescil edilmesi halinde iptaline ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, dava konusu başvurunun asli ve marka algılaması yaratan baskın unsurunun ‘’...’’ ibaresi olduğunu, diğer ibarelerin tali nitelik taşıdığını, kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında fonetik, görsel ve anlamsal bakımdan benzerlik bulunmadığı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/4,5 hükümlerinin eldeki davada uygulanamayacağı, davacı yanca kötüniyet hususunda dosyaya yeterli delil ibraz edilmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalının “... ...” ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet olan “...” esas unsurlu markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1 hükmü anlamında bir benzerlik bulunduğu,
zira bu mal ve hizmetin tüketicisinin iki marka arasında bir bağlantı olduğunu düşüneceği, davacıya ait ... işletmelerinin 2002 yılından beri faal olduğu ve Türkiye'de birçok işletmede işletme adı olarak kullanılması nedeniyle tanınmışlık unsurunun gerçekleştiği, dolayısıyla "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin kullanım ile sağlanmış olduğu, her iki markanın hedef kitlesinin herhangi bir yaş, sosyal ve ekonomik statü gibi parametrelerle sınırlı olmayan tüketicilerden oluştuğu dikkate alındığında iltibasın daha da artacağı, davalıya ait markanın davacının markasındaki iki kelimenin yerinin değiştirilmesi suretiyle oluşturulduğu,
markada bulunan "..." ibaresinin salon anlamına gelmesi nedeni ile yeterli farklılığı sağlamadığı, dolayısıyla davacının tanınmış markası ile işitsel, görsel, anlam ve genel izlenim itibariyle benzer olduğu, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, davalının marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki marka arasında yanılgı yaşayabileceği,
ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı oluşabileceği, SMK'nın 6/5 hükmündeki koşulların da oluştuğu gerekçesi ile davacı vekilinin vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına,
davanın kabulü ile dava konusu YİDK kararının iptaline, davalı adına tescil edildiği anlaşılan "... ..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkin edilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince istinaf edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/649, K. 2025/5357, 15 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama