KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/749 E., 2025/5645 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1761 Esas, 2024/1921Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/191 E. - 2022/123 K.
Karar Metni
688 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ...
Bankası’nın iştiraki olan davacının internet bankacılığının kullanımını yaygınlaştırmak ve internete bağlı müşteri sayısını artırmak amacı ile 1999’da kurulduğunu, davacının "..." ibareli markalarına benzeyen davalı şirketin "2020/26599"sayılı “...” ibareli başvurusuna karşı itirazlarının Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun (YİDK) 2021-M-3985 sayılı kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa davacının 07/08/09/16/21/35/38/41/42. sınıflarda 2015/19989 sayılı “işnetkapasite”, 2013/45966 sayılı “... uydu internet”, 2012/85179 sayılı "... insan için teknoloji", 2012/85178 sayılı "...'ten insan için teknoloji",
2007/18691 sayılı "işte.... şekil", 2005/14199 sayılı "isnet şekil", 2001/27516 sayılı "ekonet ...´ten ekonomik internet paket.
Şekil" , 2001/26123 sayılı "... plaza şekil" markalarının sahibi olduğunu, 35... . sınıflara ilişkin “...” markasının, davacıya ait tanınmış, seri markaların esas unsuru olan “...” ibaresi ile görsel, biçimsel, anlamsal, sesçil olarak ayırt edilemeyecek derecede benzerlik taşıdığını, emtia benzerliğinin de gerçekleştiğini, başvuru markasının davacının seri markalarının devamı olarak algılanacağını, IS/ŞNET ibaresinin, aynı zamanda davacının ticari unvanının da esas unsuru olduğunu,
davalı şirketin kötüniyetli olduğunu ileri sürerek 2021-M-3985 sayılı YİDK kararının iptali ile 2020/26599 sayılı "ORISNET" ibareli markanın tescil edilmesi halinde başvurusu yapılan tüm sınıflar açısından hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; karşılaştırılan markaların görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer markalar olmadığını, Kurum kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; 35... . sınıfta tescili istenen davaya konu 2020/26599 sayılı "..." markasının, müvekkilinin tescilli markası olan "..." ibaresine getirilen "..." eki ile türetildiğini, başvuru markasının "..." ibaresini barındırmasının tek başına tescil engeli teşkil etmediğini, internetle ilgili hizmet sınıfını tanımlayan "..." kelimesinin kimsenin tekeline bırakılamayacağını, davalının "..." ibaresinden türetilmiş "... ..." , "... ... ...", "... ...", "... ..." gibi çok sayıda markasının bulunduğunu, tescili istenen hizmetlerin profesyonellere yönelik olduğunu, taraf markalarının karıştırılabilecek düzeyde benzerlik taşımadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, karşılaştırılan markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmü uyarınca, taraf markaları arasındaki kavramsal, görsel ve işitsel farklılıkların, kapsadıkları hizmetlerin ayniyetinden kaynaklanan ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi olasılığını bertaraf ettiği, başvuru markasının, hitap ettiği profesyonellerden vasati nihai tüketicilere kadar uzanan alıcı kitlesi nezdinde bıraktığı bütünsel genel izlenim yönünden görsel, işitsel ve kavramsal olarak,
davacının itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markalarıyla tesciline karar verilen hizmetler bakımından ilişkilendirilebilecek veya karıştırılabilecek düzeyde benzerlik taşımadığı, davalı şirketin önceki tarihli markalarından kaynaklı olarak, dava konusu marka başvurusu üzerinde müktesep hakkının bulunduğu argümanının yerinde olmadığı, davacının tanınmışlık iddiasından kaynaklı nispi tescil engeline yönelik savlarının haklı bulunmadığı, SMK'nın 6/6 hükmünden kaynaklı üstün bir hakkının somut olayda mevcut olmadığı,
davaya konu marka ile itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markaların iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzerlik taşımadıkları, bunun haricinde davalı şirketin kötüniyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu da ileri sürülmediğinden kötüniyet iddiasının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka ile ilgili YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/749, K. 2025/5645, 24 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama