KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/757 E., 2025/5433 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1701 Esas, 2024/1910 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/171 E., 2021/152 K.
Karar Metni
737 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2018/74521 sayılı ve “...” ibareli markanın 06, 07... . sınıf mallarda tescili için yaptığı başvurunun davalı ...’in 2019-M-6510 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararıyla 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 5/1-b ve 5/1-c hükümleri uyarınca reddedildiğini, oysa müvekkili markasının İngilizcenin resmi dil olduğu ve büyük oranda bilindiği birçok ülkede tescil edildiğini, ülkemizde nüfusun yalnızca çok küçük bir kısmının bu markalardaki ibareleri anlayacağını, iki ayrı kelime birleştirilerek oluşturulan ve yeni bir ibare olan marka yönünden tescil engeli bulunmadığını,
ibareyi duyan tüketicinin aklına derhal ve ilk olarak başvuru konusu emtiaların gelmeyeceğini, bu nedenle ibarenin tanımlayıcı olmadığını ileri sürerek 2019-M-6510 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile marka hukukunda geçerli olan ülkesellik prensibine göre; markanın tescil edildiği ülkede, o ülkede yürürlükte olan hukuk kurallarına göre korunmasının kural olduğu,
bir markanın Türkiye sınırları içinde korunabilmesi için ise Türk Hukuku'nda belirlenen kurallara uygun olması gerektiği, SMK’da belirtilen kıstaslara uygun olmayan işaretlerin marka olarak korunamayacakları, ülkemizin de taraf olduğu Paris Sözleşmesi'nin 4. mükerrer 6/A maddesinde yer alan “Menşe memlekette usulüne muvafık bir surette tescil edilmiş olan her fabrika veya ticaret markası, bu maddede gösterilen ihtirazi kayıtlar altında,
aynen tevdi ve himaye edilmek üzere diğer Birlik memleketlerinde kabul edilecektir.” şeklindeki düzenlemenin istisnasını düzenleyen aynı maddenin 6/B fıkrasının “Bu markaların temyiz edici her türlü vasıftan mahrum olması veya münhasıran, ticarette, mamullerin nev’ini, cinsini, kalitesini, miktarını, gönderileceği yeri kıymetini, mamullerin menşe mahallini veya imal ve istihsal zamanını göstermeye yarayan veya cari lisansla kullanılagelen yahut himayenin talep edildiği memleketin ticaretinin dürüst ve daimi itiyadı halini almış olan işaret ve kayıtlardan ibaret olması halinde,
sözleşmenin 4.mükerrer 6/A maddesi uygulama alanı bulmayacaktır.” hükmünü içerdiği, söz konusu fıkrada belirtilen hususların, somut olayda da uygulama alanı bulan, bir marka başvurusunun somut ayırt edici niteliği haiz olup olmaması ve tanımlayıcı olup olmaması hususlarını da kapsadığı, Yargıtay kararlarında da bir markanın Paris Sözleşmesi'ne taraf ülkelerden bazılarında tescil edilmiş olmasının, marka olarak bu işaretin Türkiye'de de tescili için tek başına yeterli görülmediği, dava konusu işaretin, tescil edilmek istendiği her bir emtia bakımından irdelendiği,
hangi emtialar bakımından ülkemiz ilgili tüketici kesimi algısında somut ayırt edici olup olmadığı, tasviri olup olmadığının ayrı ayrı belirlendiği, bu incelemeye göre; dava konusu marka başvuru kapsamından çıkartılan ve orijinali. “6.SINIF: ..., ..., .... 7.SINIF: Pumps; vacuum pumps and vacuum pump stands consisting of vacuum pumps; compressors; vacuum pumps [machines] and vacuum pump stands composed thereof.
9.SINIF: Regulating and control apparatuses for vacuum pumps and vacuum pump stands [not parts of machines]; vacuum apparatuses for laboratory use; automatic vacuum regula-ting apparatuses.” şeklinde olan emtialar bakımından “...” ibaresinin somut ayırt edici niteliği haiz olmadığı veya doğrudan tanımlayıcı, tasvir edici nitelik taşıdığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; anılan emtialar dışında kalan emtialar bakımından 2019-M-6510 sayılı YİDK kararının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/757, K. 2025/5433, 17 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama