KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/88 E., 2025/4782 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1418 Esas, 2024/1572 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/13 E., 2021/284 K.
Karar Metni
518 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin 2018/43743 sayılı ve "... ...
Duş ve Küvet Kabinleri" ibareli başvurusuna yaptıkları itirazlarının dava konusu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkilinin markaları ile dava konusu başvuru arasında iltibas bulunduğunu, müvekkilinin markaları ile dava konusu başvurunun asli unsuru olan "..." ibaresinin benzer olduğu yönünden verilen mahkeme kararının Yargıtay tarafından onandığını, müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunu, dava konusu markanın tescilinin müvekkilinin markalarından haksız yarar temin edeceğini,
dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek 2019-M-9470 sayılı YİDK kararının iptalini ve dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1-Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2-Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları kapsamındaki emtialar arasındaki ilişkinin aynı, aynı tür ya da yüksek düzeyli benzer oluşu gözetildiğinde, karıştırılma ihtimalinin ortadan kalkması için işaretlerin birbirlerinden yeterince uzaklaşmaları gerektiği, somut olayda ise her ne kadar dava konusu markada ek unsurlar yer almakta ise de “...” ibaresinin, markadaki merkez konumu, vurgusu ve boyutu itibariyle markadaki esas unsur/unsurlardan biri olduğu, “...” ve “...” ibareleri arasında yalnızca tek bir harften kaynaklı bir farklılık mevcut olduğu,
yine markadaki “...” ibaresinin markaların birbirlerinden uzaklaşmaları sonucunu doğurmadığı bu durumun da taraf markaları arasındaki karıştırılma ihtimalini arttıran, davacı markalarının ayırt ediciliğinin zamanla azalması sonucunu doğuran, davalı lehine haksız kazanç sağlayabilecek nitelikte sonuçlar meydana getirebileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK'in 2019-M-9470 sayılı kararın iptaline ve dava konusu markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Hüküm, davalı ... vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Hüküm, davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/88, K. 2025/4782, 2 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama