KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/93 E., 2025/4773 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1510 Esas, 2024/1758 Kadad
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/141 E., 2022/18 K.
Karar Metni
585 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "A..." ibareli tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalı şirketin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “...” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, 2019/91976 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilânı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itiraz yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini,
oysa müvekkilinin "..." mağaza adı ile bilinen hard discount olarak tarif edilen konseptte çalışan saygın bir perakende satış firması olduğunu, kurum nezdinde T/03083 numarası ile tanınmış marka olarak kaydının bulunduğunu, başvurunun kötüniyetle yapıldığını, müvekkili markasının ayırt edici unsurunun “...” sayısı olduğunu, “...” ibaresinin ayırt edicilik vasfı kazandığını, davalı şirketin 14. sınıfta başvuru yaptığını, müvekkilinin önceki markalarında da 14. sınıfta tescilinin olduğunu ileri sürerek ...
YİDK'nın 2021-M-1519 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2019/91976 başvuru numaralı “...” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları kapsamındaki 14. sınıf emtiaların aynı/aynı tür oldukları, taraf markaları arasında görsel ve işitsel benzerlik bulunduğu, davalı markasının davacı markalarından farklılaştırmayı sağlayacak yeteri düzeyde ayırt edici şekil, harf, sözcük gibi unsurları ihtiva etmediği,
taraf markalarını gören tüketicinin başvuru markasını davacının yeni bir versiyonu, yeni bir çeşidi sanabileceği, taraf markalarının farklı kaynaktan geldiğini anlayamayarak davacı ... davalı markaları veya işletmeleri arasında idari ve ekonomik bir bağlantı bulunduğu zannına kapılma ihtimali oldukça yüksek olabileceği, çekişme konusu 14. sınıftaki mallar yönünden taraf markalarının biçim, düzenleme ve tertip tarzı ile bıraktıkları genel izlenim itibariyle ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzer olduğu,
çağrışımlarının ve bir bütün olarak uyandırdıkları kanaatin aynı olacak şekilde markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma/benzerlik ihtimali bulunduğu, davacı tarafça sunulan delillerin tanınmışlığı ispata yeterli olmadığı, başvurunun kötüniyetle yapılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'nın 2021-M-1519 sayılı kararının iptaline, 2019/91976 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm davalı Kurumca istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı Kurumca temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/93, K. 2025/4773, 2 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama