KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/960 E., 2025/4646 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/574 Esas, 2024/688 Karar
- Hüküm
- Davanın reddi
Karar Metni
548 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkili şirket bünyesinde 24.10.2007 tarihinden 15.04.2014 tarihine kadar çalıştığını, davalının işçilik ve ayrıca iş akdinin sona erdirilmesine yakın kısa bir süre çalışanların bir kısmının sabah akşam servis işini yaptığı için “işçilik ve sair kısa dönem servis işleri” sebebiyle hak ettiği alacaklarına karşılık 10.507,80 TL bedelli ve 30.05.2014 keşide tarihli, 4.353,33 TL bedelli ve 18.07.2014 keşide tarihli, 22.118,04 TL bedelli ve 18.07.2014 keşide tarihli, 5.324,86 TL bedelli ve 18.07.2014 keşide tarihli çekler ciro edilip teslim edildiğini,
böylece ...’a olan borcun muhasebe kayıtlarında kapatıldığını, davalının müvekkili şirket aleyhine .. .. 11. İcra Müdürlüğünün 2015/1523 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, bu takip dosyasının mesnedinin iki adet çek olduğunu, çeklerden bir tanesi olan 16.01.2015 keşide tarihli 350.000,00 TL bedelli çekten dolayı müvekkilinin davalıya borcu olmadığı ileri sürerek müvekkilinin davalıya çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu çekin ..... Tarım Laboratuarının inşa edilmesi karşılığında davacı şirketin muhasebe servisi tarafından müvekkiline verildiğini, dava konusu çekin kambiyo senedi olduğunu, çekin bir ödeme vasıtası olduğunu, çekin ödemeden başka bir amaçla verildiğinin yazılı delille kanıtlanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çekteki imza davacı tarafından inkar edilmemekle birlikte bu çekin davalıya değil, boş olarak dava dışı muhasebeci .....'ye verildiğini onun tarafından da çekin davalıya verildiği dolayısıyla taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığı belirtilerek çekin bedelsiz olduğunu iddia etmekteyken davalı tarafın ise çekin taraflar arasındaki inşaata yönelik ticari ilişki nedeniyle alındığını savunduğu,
bir ödeme aracı olan çekin davalının elinde olduğu ve davacının bu çekin bedelsiz olduğunu ya da iddia ettiği gibi boş olarak verildiğini ve dolayısıyla anlaşmaya aykırı doldurulduğunu yazılı delille ispat etmek zorunda olduğu, işbu davada ispat yükünün davalıda değil davacı üzerinde olduğu, ....
11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/460 E., 2019/1510 K. sayılı kararıyla davalının resmi belgede sahtecilik, bedelsiz senedi kullanma suçlarını işlediğinden bahisle cezalandırılmasına karar verilmiş ise de bu kararın netice itibariyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin bir karar olup Ceza Mahkemesinde dinlenilen tanık ifadelerinin işbu menfi tespit davasında da ispata yeterli olmayıp 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 200 ve 201. maddeleri uyarınca yazılı delillerle ispatlanması gerektiği, bu nedenle ispat yükü üzerinde olan davacının davasını ispat edemediği,
yemin deliline de dayanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince HMK'nın 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/960, K. 2025/4646, 30 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama