KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2013/17314 E., 2013/22813 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Suç üstlenme, Taksirle Yaralama
- Hüküm
- Suç üstlenme suçundan; TCK'nın 270/1, 62/1, 50/1-a, 52/2-4,CMK'nın 231/5. maddeleri gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması,
Karar Metni
512 kelime·3 dk okuma
Taksirle yaralama suçundan; TCK'nın 89/4, 62/1, 50/4, 52/2-4, 53/6. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Suç üstlenme suçundan sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar ve taksirle yaralama suçundan mahkûmiyete ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
A) Sanık hakkında suç üstlenme suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara yönelik incelemede;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5271 sayılı CMK'nın 231/12. maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna tabi bulunduğu, sanık müdafiinin itirazı üzerine, Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesince kesin olarak karar verildiğinden, bu konuda yeniden bir karar verilemeyeceği anlaşılmakla, dosyanın incelenmeksizin mahkemesine iadesinin temini için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
B) Sanık hakkında Taksirle yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Sanığın sevk ve idaresindeki araçla kırmızı ışıkta geçerek kazaya sebebiyet verdiği olayda bilinçli taksirin koşullarının oluştuğunun gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma konusu yapılmamış; Gerekçeli karar başlığında CMK’nın 232/2-c maddesi uyarınca suçun işlendiği zaman diliminin gösterilmemesi mahallinde tamamlanabilir eksiklik olarak kabul edilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin süre tutum dilekçesinde belirttiği, bir nedene dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1.) Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. maddesinin (f) bendinde yer alan "kastın ağırlığı" ve (g) bendinde yer alan "failin güttüğü amaç ve saik" gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
2.) Sanık hakkında hükmolunan 2 yıl 15 gün hapis cezasının, seçenek yaptırım olarak adli para cezasına çevrilmesi esnasında TCK'nın 50/1-a maddesinin gösterilmemesi ve adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının belirtilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6. ve TCK'nın 52/3. maddelerine aykırı davranılması,
3.) 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesi uyarınca adli para cezasının taksitlendirilmesine karar verilirken, taksit aralığının gösterilmemesi suretiyle TCK'nın 52/4. maddesine aykırı hareket edilmesi ve infazı kısıtlayacak şekilde taksit miktarlarının belirlenmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konularda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasının C-1 bendinde yer alan “kastın yoğunluğu, sanığın amacı” ibaresinin hükümden çıkarılmasına,
hüküm fıkrasının C-3 bendinin çıkarılarak yerine “Sanığa verilen 1 yıl 15 gün hapis cezasının sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu ve suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak TCK'nın 50/4. maddesi delaletiyle TCK'nın 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine. TCK'nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 380 tam gün olarak belirlenmesine.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2013/17314, K. 2013/22813, 7 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama