İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Ceza Dairesi

YARGITAY · 12. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2015/16291 K.2017/5821

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın ekonomik ve sosyal durumu incelendiğinde, hapis cezasının günlüğü 100TLden adli para cezasına çevrilmesinde…

Esas2015/16291Karar2017/5821Tarih4 Temmuz 2017Okuma7 dk · 1.449 kelime

KÜNYE

12. Ceza Dairesi 2015/16291 E., 2017/5821 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Temmuz 2017
Mahkemesi
Sulh Ceza Mahkemesi
Suç
Görevi ihmal
Hüküm
TCK'nın 257/2, 62, 50/1-a-4, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.449 kelime·7 dk okuma

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın ekonomik ve sosyal durumu incelendiğinde, hapis cezasının günlüğü 100TLden adli para cezasına çevrilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, tebliğnamede bu hususta bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1993 doğumlu...'ın 22.12.2007 günü saat 17.00 sıralarında .....’de ambulansla ......

Eğitim ve Araştırma Hastanesine getirildiği, hastanede acil nöbetçisi olan ve nöroloji bölümü asistanı olan Dr. ... tarafından muayene edildiği, febril konvülsiyon tanısı (yüksek ateşe bağlı havale) konulan hastanın tedavisinin yapıldığı, 2-3 saat kadar müşahade altında tutulduktan sonra durumu düzeldiği için taburcu edildiği, daha öncesinde...'ın 2,5 yaşında menenjit geçirdiği ve sekel olarak görme duyusunu kaybettiği, özel bir okulda eğitimine devam ettiği ve başkaca tıbbi sorununun olmadığı,

hastanın aynı gece saat 01.30’da tekrar rahatsızlanması üzerine yeniden aynı hastaneye ve doktora müracaat ettiği, sanığın hastayı pediatrik grupta olduğu için pediatriye yönlendirdiği, hastanın buradan da 13 yaş üstü olduğu için geri gönderildiği, sanığın hastayı bu kez sevksiz olarak .....

Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine gönderdiği, burada acil tedavisi yapılan hastanın 4 saat müşade altında tutulduktan sonra hastanede çocuk yoğun bakım ünitesinde yer olmadığı için ambulansla .....Hastanesine sevk edildiği ve durumunun kritik olduğu söylenerek yoğun bakıma alındığı,

31.12.2007 tarihinde tedavisinin 9. gününde aynı hastanede vefat ettiği olayla ilgili olarak katılan ... alınan ifadesinde "kızıma acil bölümünde nöroloji uzmanı dr. ... müdahale etti, havale geçirdiği söylenerek müşade altında tutuldu, menenjit teşhisi konarak durumunun düzeldiği söylenerek taburcu edildi, ben bu doktor hanıma böyle bir şey tekrarlaması durumunda ne yapmam gerektiğini sordum; “olursa tekrar bize getir” dedi.

Ben de eve döndüm, ancak 2-3 saat sonra 23/12/2007 günü saat 01,30 sıralarında tekrar ateşi yükselip havale geçirmesi üzerine kızımı yine acile getirdim, burada daha önce kızıma bakan doktor ...’u gördüm, bana kızıma bakamayacağını daha önceden de bakmasının da hata olduğunu söyledi, ben de ne yapmam gerektiğini sordum, ben 15 ten büyüklere bakıyorum, senin kızın 14 yaşında çocuk acile götür dedi,

ben de kendi çabalarımla sedye üzerinde havale nöbeti geçiren soluk almakta zorlanan kızımı aynı bahçe içinde bulunan semiha şakir çocuk acile götürdüm burdaki doktorlar da kendilerinin 13 yaş altı çocuklara baktığını benim çocuğuma bakamayacağını küçüklerin kabul edildiği yani geri çevirildiğim acil servise geri gönderdiler. tekrar çocuğumu alıp doktor ...'unu görev yaptığı acile gittiğimde doktor benim yapacağım birşey yok deyip beni ve kızımı geri çevirdi.

Bu şekilde hastanede 2 acil servis arasında gidiş geliş yaptıktan sonra çocuğum kabul edilmedi, bir ambulans verilip doktor nezaretinde başka bir hastaneye dahi sevk edilmedi, sadece hastanı kabul etmiyoruz diyerek kızımla ilgilenilmedi.

Ben de kendi imkanlarımla bağlarbaşında bulunan marmara hastanesine götürdüm orada da yoğun bakıma aldılar yer olmadığı için gecici yer ayarladıklarından bir müddet sonra bizi özel hastanede yer aradılar ve özel göztepe hastanesinde yer olduğunu öğrenince oraya sevk ettiler kızım özel göztepe hastanesine götürdüğüm de geç kalınmış müdahaleden dolayı bitkisel hayata girmişti 7 gün bitkisel hayatta kaldıktan sonra 31/12/2007 günü vefat etti” diyerek olayla ilgisi olan ve ihmali bulunan kişilerden şikayetçi olduğu, sanığın savunmasında; o tarihte kendisinin .....

Hastanesinde asistan doktor olarak görevli olduğunu, hastanın saat 17.00 civarında geldiğini, konvülsiyon geçiriyor olması nedeniyle 16 yaş altında olduğu halde muayene ederek tedavisini verdiğini, enfeksiyon konsültasyonu istediğini, konsültasyon doğrultusunda antibiyotik başladığını, hastanın şikayetleri sona erince reçetesini düzenleyerek taburcu ettiğini, aynı hastanın gece saat 01.00 civarı yeniden geldiğini, hasta yakınlarında kusma ve ishal gibi yakınmalar mevcut olduğunu, hastada konvülsiyon olmadığını ancak kendisinin yine de anti-konvülsif tedavi uyguladığını,

altta yatan başka bir etken olduğunu düşünerek hastayı yaşına uyan pediatri servisine yönlendirdiğini, 18 yaş altı hastaların Nöroloji Kliniğine yatırılmaması gerektiği ile ilgili Klinik Şefliğinin yazılı talimatı olduğunu (28.01.2008-1278), oradaki doktora hastaya uyguladığı tedavileri ve hastanın durumunu yazılı bir notla ilettiğini, daha sonra hastanın babasının yanına gelerek 14 yaşındaki kızının yatışının yapılmadığını söylemesi üzerine yatışı yapmayanların bunu bir yazı ile bildirmeleri, bu yazıyı alarak gelmelerini söylediğini, hastayı hastane dışına göndermediğini, hastanenin çalışma prensiplerine göre hareket ettiğini,

bundan sonra hasta veya yakınını görmediğini, hastayı kesinlikle bir başka merkeze yönlendirmediğini ve sevk etmediğini, hasta hakkında üzerine düşenleri eksiksiz yaptığını ve kusurunun olmadığını beyan ettiği, Çocuk Acil'de nöbetçi doktor olarak görev yapan Dr........'ın ifadesinde " Ben suç tarihinde.....eğitim ve araştırma hastanesi çocuk kliniğinde nöbetçi doktor olarak görev yapıyordum Klinikte nöbet tuttuğum sırada bir çocuk hasta getirildi ancak 15 yaşından gün almıştı yani bizim klinik uygulamamıza göre kendisi çocuk sayılmıyordu hastaya gerekli müdahaleyi yaptım ve daha sonra acil nöroloji bölümünü aradım,

nöbetçi doktorla görüştüm hastaya yaşı itibari ile bakamayacağımızı bu yüzden hastayı nöroloji kliniğe gönderdiğimi söyledim” şeklinde beyanda bulunduğu, 02.05.2008 tarihli Başhekim yardımcısı tarafından düzenlenen ön İnceleme raporunda; hastanın hastaneye ikinci gelişinde hastane poliklinik defterinde yeni ve ayrı bir kayıt olmadığı, yapılanların kaydedilmediği, hastayı ilk muayene eden hekim olarak Dr.....'ın diğer branşlarla konsülte ederek hastanın tedavisini sağlaması gerektiği,....

Hastanesinin hastaya verilecek tedavi hakkında her türlü donanıma sahipken hastanın ambulans ile sevki sağlanmadan, gideceği merkezle görüşülmeden, nöbetçi şef veya uzmanın bilgisi dışında, kendi imkânları ile gönderilmesinin etik ve yasal açıdan doğru olmadığı, Dr. ...'un 4483 sayılı kanunun 5. ve devamı maddelerine göre kusurlu olduğunun belirtildiği,..... D.r....

Eğitim ve Araştırma hastanesi nöroloji Klinik Şefi Doç Dr. ..... tarafından düzenlenen 09.01.2008 tarihli müzekkere cevabında " çocukluk çağı sonunun resmi olarak kabul edilen yaşının 18 ve üzeri olduğu, nöroloji kliniği hastalarının bu yaş ve üzerinden oluştuğunun" belirtildiği, II. Çocuk Kliniği Şefi Doç. Dr. .....Başhekimlik makamına cevaben yazılmış 11. 01. 2008 tarihli yazısında.

"Hastanenin acil ve polikliniklerine başvuran ve havale geçirmekte olan hastaların, hastanede takip edilen bütün pediatri hastaları gibi. 13 yaş 11 ay 30 gün süresince çocuk kliniklerinde takip ve tedavi edildiklerini, hastanenin Octomed sisteminde hasta yaşı 14 gözüktüğü andan itibaren acil çocuk polikliniği ve diğer çocuk polikliniklerine kayıt yapılamamakta olduğunu" belirttiği, .... Dr. .... Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekim yardımcısı Uzm.

Dr....ı tarafından şikâyetçi ...'ın .....'e yaptığı şikâyetle ilgili olarak Başhekimlik Makamına yazmış olduğu 31.01.2008 tarihli inceleme yazısında.

"Kendisinin konu ile ilgili yaptığı inceleme ve hasta yakınları ile yapılan görüşme sonucunda hastanın ikinci müracaatında yatırılması veya başka bir hastanede transportunun ambulans ve sağlık personeli eşliğinde olması gerektiği kanaatinde olduğunu, hastanenin Nöroloji ve Çocuk Hastalıkları protokol defterlerinde hastanın kaydının bulunduğunu, klinik şeflerinden alınan ekteki beyanlara göre 14 yaş grubundaki havale geçiren hasta grubuna hangi kliniğin bakacağına dair klinikler arasında mutabakatın mevcut olmadığını, hastanın sevk edilip edilmediğinin, edildi ise hangi klinik tarafından sevk edildiğinin kayıtlardan anlaşılamamış olduğunu,

adı geçen hastanın yaşanan olaylar sonucu özel ....

Hastanesi yoğun bakım servisinde vefat ettiği öğrenildiğinden konunun ihmal dahilde oluşup oluşmadığının belirlenmesi için soruşturma yapılmasının uygun olduğu kanaatinde olduğunu" belirten yazısı, Yüksek Sağlık Şurasının 25.02.2011 tarihli raporunun sonuç bölümünde "Dosyadaki bilgi, belge ve bulgular değerlendirildiğinde; hastanın sevkinde uzman doktorun görüşü alınmamasının, status epileptikus gibi acil bir durumda acil servise başvuran bir hastanın tedavi edilmemesinin ve ambulans tedarik edilmeden gönderilmesinin tıbben doğru olmadığı,

dolayısıyla asistan olarak görevli Dr. .....ve Dr. ....'ın birlikte kusurlu oldukları"na ilişkin raporu ve sanık tarafından alınıp dosyaya sunulan..... Üniversitesi .... Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı başkanı ve üyesinden oluşan bilirkişilerce hazırlanan raporda özetle "Net olarak anlaşılacağı gibi bir Eğitim ve Araştırma Hastanesinde uzmanlık eğitimi gören bir hekimin (asistanın) herhangi bir hastayı tek başına üstlenebilme yetki ve sorumluluğu yoktur.

Bir kişinin "çocuk" olup olmaması ile ilgili bir tartışma olamaz. Ulusal ve uluslar arası mevzuata göre 18 yaşını doldurmamış olanlar çocuktur. Ancak bir hastanede hangi yaş sınırlarına hangi durumda hangi kliniğin bakacağı bir iç protokolle ayrıca düzenlenmiş olabilir. Dosyada .... Dr. ....Eğitim ve Araştırma Hastanesinde uygulamanın nasıl yapıldığı veya yapılması gerektiği ile ilgili bir bilgi mevcut değildir.

Ancak hastanın gittiği diğer hastanelerde de çocuk klinikleri tarafından takibe ve bakıma alınmış olmasının Dr. ....'un yaptığı uygulamanın yani hastayı çocuk kliniklerine göndermesinin doğru bir davranış olduğunu göstermektedir. Dolayısı ile söz konusu hekimin "asistan" sıfatı ile "pratisyen hekim" kadar olan "bireysel" hata ve sorumluluğundan söz etmek de mümkün değildir.

Kanaatimizce bu olayda sistemden, hastane idaresinden ve diğer kişilere ait bireysel hatalardan kaynaklanan zararlı sonuç, haksız biçimde Dr. ....'un üzerine yüklenmiştir" şeklindeki raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, öncelikle sanığın asistan olması sebebiyle aynı bölümde görev yapan uzman doktor veya klinik şefine danışmadan hastanın ambulanssız bir şekilde sevk edilmesi ve durumun hasta velisinin insiyatifine bırakılmasının uygulama ve ilgili mevzuat yönünden doğru olup olmadığı, sanık tarafından yapılan tıbbi işlem ve müdahalelerin yerinde olup olmadığı,

meydana gelen ölümle arasında illiyet bağının mevcut olup olmadığı, hastanın aynı hastanede tedavisine devam edilmiş olması durumunda ölümün meydana gelip gelmeyeceği hususlarının açıklığa kavuşturulması bakımından Adli Tıp Genel Kurulundan rapor aldırıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayini ve tespiti gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

SONUÇ / HÜKÜM

Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA; 04/07/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2015/16291, K. 2017/5821, 4 Temmuz 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2015/16291
Karar No
2017/5821
Tarih
4 Temmuz 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2015/16312 K.2017/15745
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2015/16324 K.2017/5375
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2015/16359 K.2017/6042
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2015/16360 K.2017/15637
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2015/16362 K.2017/16041
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2015/16363 K.2017/16042

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.