KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2016/12450 E., 2019/9704 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 2863 sayılı Kanuna aykırılık, mühür bozma
- Hüküm
- 1-Sanık hakkında 2’şer defa; 2863 sayılı Kanunun 65/1, TCK’nın 62/1, 52/2, 53/1-2-3. maddeleri gereğince mahkumiyet
Karar Metni
370 kelime·2 dk okuma
2-TCK’nın 203, 62/1, 52/2, CMK’nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması
2863 sayılı Yasaya Muhalefet ve mühür bozma suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Mühür bozma suçuna ilişkin mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5271 sayılı CMK'nın 231/12. maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna tabi bulunduğu, aynı Kanunun 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda mercide yanılmanın başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağı nazara alınarak, katılan vekilinin temyiz isteminin itiraz mahiyetinde değerlendirilmesi suretiyle, CMK'nın 264/2. maddesi uyarınca gereği merciince yapılmak üzere dosyanın incelenmeksizin mahkemesine iadesinin temini için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2-2863 sayılı Kanuna aykırılık suçuna ilişkin mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde ise;
T.C. Anayasa Mahkemesinin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle, iptal kararı doğrultusunda TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesi gerekliliğinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanığın, 3. derece doğal sit alanı içerisindeki taşınmaz üzerine izin almaksızın yaptığı 4 katlı inşaatının ilk olarak kolluk ekipleri tarafından 08/05/2014 tarihinde tespit edildiği, 26/06/2014 tarihli yapı tatil zaptı ile de bahse konu izinsiz inşaatın mühürlendiği, sanığın bu eyleminin asıl dosya iddianamesi olan 02/07/2014 tarih 2014/135 nolu iddianameye konu edildiği, daha sonra kolluk kuvvetlerince tanzim edilen 05/09/2014 tarihli tutanak ile; mühürleme işleminin ardından inşaata devam edildiğinin, inşaatın bittiğinin ve yapının otel olarak faaliyette olduğunun belirlendiği, bu eylemin ise;
birleşen dosya iddianamesi olan 22/09/2014 tarihli 2014/175 nolu iddianameye konu edildiği, her ne kadar 22/09/2014 tarihli iddianamede, suç tarihi 26/06/2014, 27/06/2014 olarak yazılmış ise de; iddianamede içeriğinden iddianameye konu edilen tespit tarihinin 05/09/2014 olduğu ve bu durumda iki ayrı suç oluştuğu ve TCK'nın 43/1. maddesinde düzenlenen teselsül hükümlerinin uygulanamayacağı anlaşılmakla, tebliğnamedeki II-I nolu bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2016/12450, K. 2019/9704, 2 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama