KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2016/13117 E., 2019/12052 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 2863 sayılı Kanuna aykırılık
- Hüküm
- Sanıklar hakkında ayrı ayrı; 6498 sayılı Kanun ile değişiklik öncesi 2863 sayılı Kanunun 65/a, TCK’nın 62, 52/2-4, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
Karar Metni
449 kelime·2 dk okuma
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanıklar tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar ... ve ...'ın fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, Sungurlu ilçesi, .... köyü, Kaleönü mevkiinde bulunan ve suç tarihi itibariyle tescil edilmemiş dahi olsa, suça konu taşınmazın bulunduğu köyde yaşayan herkes tarafından niteliği bilinen ... Dönemine ait antik yerleşim yeri ve mezarlık alanda iş makinesi vasıtasıyla kültür varlığı bulmak amacıyla kazı yaptırıp, yapılan çalışma sırasında, 2863 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamında taşınmaz kültür varlığı niteliğine haiz olduğu anlaşılan Roma döneminden kalma, üzerinde boğa başı ve girland figürleri bulunan büyük kaya parçasına zarar verdikleri olayda;
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların suçun maddi ve manevi unsurunun oluşmadığına ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanıklar hakkında tesis edilen mahkumiyet hükmünde, 2863 sayılı Kanunun 5728 sayılı Kanun ile değişik ve Anayasa Mahkemesince iptal edilen 65/a maddesi yerine, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/1. maddesinin dayanak gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23/01/2018 tarih, 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ve 23/01/2018 tarih, 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesindeki ihtarat ile yetinilmesi yerine, infazı kısıtlar biçimde 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesinin de uygulanması,
3- Katılan kurum lehine hükmedilen vekalet ücretinin sanıklardan eşit olarak tahsili yerine sanıklardan tahsiline karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden;
hüküm fıkralarının (1) numaralı bendinde yer alan “2863 sayılı Kanunun 6498 sayılı Kanun ile değişmeden önceki 65/a” ibarelerinin hükümden çıkarılarak yerlerine, “2863 sayılı Kanunun 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/1”, yine hüküm fıkralarının 6. bendinde yer alan “ tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, 5275 S.Y.nın 106/3 maddesi hükmü uyarınca C.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2016/13117, K. 2019/12052, 19 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama