İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Ceza Dairesi

YARGITAY · 12. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2019/4519 K.2023/5796

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260…

Esas2019/4519Karar2023/5796Tarih20 Aralık 2023Okuma11 dk · 2.271 kelime

KÜNYE

12. Ceza Dairesi 2019/4519 E., 2023/5796 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Aralık 2023
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
2018/2618 E., 2019/154 K.
Suç
Taksirle öldürme
Hüküm
Mahkumiyet
Tebliğname görüşü
Esastan ret
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.271 kelime·11 dk okuma·7 bölüm

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık hakkında ilk derece mahkemesince hükmolunan 7 yıl 6 ay hapis cezasının istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık hakkında verilen ilk derece mahkemesi tarafından verilen mahkumiyet hükmü kaldırarak sanığın 4 yıl 12 ay hapis cezasına karar verilmesi nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 23.01.2019 tarihli kararın temyizi kabil olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 07.02.2019 tarihli ve 2018/2618 Esas 2019/154 Karar sayılı ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede;

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İstanbul Anadolu 56. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.01.2018 tarihli 2016/491 Esas 2018/71 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddenin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 63 üncü, 53 üncü ve 53 üncü maddenin altıncı fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına sürücü belgesinin 2 yıl geri alınmasına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 23.01.2019 tarihli ve 2018/2618 esas, 2019/154 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddenin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 63 üncü ve 53 üncü maddenin altıncı fıkrası uyarınca 4 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına sürücü belgesinin 2 yıl geri alınmasına karar verilmiştir.

3.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 07.02.2019 tarihli ve 2018/2618 esas, 2019/154 Karar sayılı ek kararı ile sanık müdafiinin temyiz isteminin kararın kesin olması nedeniyle reddine karar verilmiştir.

4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 29.04.2019 havale tarihli ve 2019/32675 sayılı, esastan ret görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Temyiz talebinin reddine dair karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,

Temel cezanın üst sınıra yakın verildiği, bilinçli taksir nedeniyle 1/3 oranında artırım yapıldığında sanığa oransız bir ceza verildiğine,

Bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1."Olayın meydana gelişi; Sanık, özetle, aracında bir ses gelmesi nedeniyle lastiğinin patladığını düşündüğünü, emniyet şeridine geçtiğini, önünde minibüs olduğunu, maktülü görmediğini ve çaptığını, yolda güvenlik önleminin bulunmadığını beyan etmiştir.

20.09.2016 tarihli CD İzleme Tutanağına göre ise maktülün muavinlik yaptığı ... plakalı otobüsün D-100 karayolu İstanbul istikameti Tuzla Yol Kenarı Denetim İstasyonu karşısında emniyet şeridinde motor kaputu açık halde beklediği, otobüsün arkasında dubaların dizilerek tedbir alındığı, maktülün elindeki ışıkla dubaların gerisinden ikaz ettiği, trafiğin yavaşladığı, sanığın kullandığı aracın emniyet şeridinden süratli bir şekilde gelerek maktüle çarptığı bildirilmiştir.

Tanık ...'nın anlatımının da CD izleme tutanağıyla aynı doğrultuda olduğu görülmüştür. Bu haliyle, sanığın beyanı dışında aracının lastiğinin patladığına ilişkin herhangi bir tespitin bulunmamasına rağmen ve zorunluluk olmamasına rağmen emniyet şeridine girdiği, emniyet şeridinde gerekli güvenlik önlemlerinin alındığı ve maktülün dubaların gerisinde ve emniyet şeridinin içerisinde bulunduğu halde, sanığın kullandığı ... ile emniyet şeridine girerek maktüle çarptığı Mahkememiz için sabit olmuş, sanığın beyanına itibar edilmemiştir.

Kusur değerlendirmesi; 21.08.2017 tarihli Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporu; Sürücü olan sanığın tam ve asli kusurlu olduğu, maktülün kusurunun bulunmadığı bildirilmiştir.

Tanık beyanı, CD İzleme Tutanağı, Kaza Tespit Tutanağı, Ölü muayene tutanağı, ATK raporu biraraya getirildiğinde, birbirleriyle uyumlu oldukları görülmüştür. ATK raporunda sanığın tam kusurlu olması, ölü muayene tutanağında ölüm nedenine bakıldığında, böyle bir ölümün ancak aşırı hızla meydana gelebileceğine Mahkememizce vicdani kanaat getirilmiş ve bu durum teşdit nedeni olarak görülerek üst sınırdan ceza verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Bilinçli taksir değerlendirmesi; Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2013/21642 Esas ve 2014/13971 Karar numaralı ilamında;

"Sanığın saat 07:45 sıralarında idaresindeki kapalı kasa kamyonet ile tek yönlü, iki şeritli yolun 3.4 m genişliğindeki emniyet şeridi üzerinde süratle seyrettiği bir sırada aynı yönde emniyet şeridi üzerinde idaresindeki şahsi motosikleti ile seyreden trafik polisi ...’nun motosikletine arka kısmından çarpıp, sağ bariyerler ve yol boyunca 63.7 m sürüklemesi sonucu ...’nun ölümüne neden olduğu olayda; sanığın tam kusurlu olduğunun tespit ve kabul edilmesi karşısında;

iki sınır arasında temel ceza belirlenirken adalet, hakkaniyet ve nasafet kurallarına uygun makul ve azami hadden cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, asgari hadden ceza tayini ile sanığın eyleminde bilinçli taksirin koşulları oluştuğunun gözetilmemesi..." denilmek suretiyle emniyet şeridine girme zorunluluğu bulunmayan hallerde, emniyet şeridine girerek kazanın meydana gelmesini bilinçli taksir olarak değerlendirmiştir.

Bu haliyle sanığın, emniyet şeridine girmesini gerektiren bir zorunluluğu bulunmamasına rağmen emniyet şeridine girip yoluna devam etmeye çalışması neticesinde kazanın meydana gelmiş olması nedeniyle, sanığa verilen cezada TCK'nın 22/3. maddesi gereğince bilinçli taksirden arttırım yapılmıştır. Sanığın daha önce sabıkasının da bulunmaması nedeniyle TCK'nın 62 nci maddesi uygulanmış, öte yandan verilen cezaya paralel olarak sanığın sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur." şeklindedir.

2. Ölü muayene tutanağı ile ...'in trafik kazası sonucu oluşan genel beden travmasına bağlı kafatası ve ekstremitede kemik kırığı ile beyin kanaması ve beyin doku harabiyeti sonucu öldüğü tespit edilmiştir.

3.Kaza tespit tutanağında, kazanın oluşunda sanığın 2918 sayılı Kanun'un 47/1-c (Trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara uymamak) kuralanı ihlal etmek suretiyle kusurlu olduğu, ölen ...' in ise kusurunun bulunmadığı tespit edilmiştir.

4.Olay yeri olan D100 karayolunu gören güvenlik kameralarının incelenmesi sonucu tanzim edilen 20/09/2016 tarihli CD çözüm tutanağı ile ... plaka sayılı aracın D100 karayolu İstanbul istikameti Tuzla yol kenarı denetim istasyonu karşısı emniyet şeridinde motor kaputu açık vaziyette beklediği, otobüsün arkasından Gebze istikametine dubaların dizilerek tedbir alındığı, ölen ...'in elinde bulunan fenerle gelen araçları dubaların gerisinde ikaz ettiği, ikaz ışığının net bir şekilde görüldüğü, saat 06:56 civarında sanığın sevk ve idaresinde bulunan aracın emniyet şeridine süratli bir şekilde girerek ölen ...'e çarptığı, ...'in 2-3 metre havalanarak yere düştüğü tespit edilmiştir.

5.İstanbul Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 21.08.2017 tarihli raporda kusur dağılımı; "A)-Sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki aracı ile yola gereken dikkatini verip şeridini takiben müteyakkız bir şekilde seyrini sürdürmesi gerekirken, görüşün açık olduğu çift şeritli yolda emniyet şeridine girerek güvenlik tedbirlerini almış olan müteveffa yaya ...'e çarptığı olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile asli ve tam kusurludur.

B)-Müteveffa yaya ... gündüz vakti görüşün açık olduğu olay mahallinde lastiği patlayarak emniyet şeridinde dubalarla gerekli önlem alınmış vaziyette duran otobüsün gerisinde durarak, aynı istikamette seyreden araçları yönlendirdiği esnada gelen aracın sadmesine maruz kaldığı olayda atfı kabil bir kusuru bulunmamaktadır." şeklinde belirlenmiştir.

6.Katılan ...'in beyanı "ben olaydan ötürü sanıktan davacı ve şikayetçiyim. Davaya katılmak istiyorum. Ölen ... benim oğlum olmaktadır. Olayda sanık kusurlu olmasına rağmen tutuklanmamıştır. Üstelik sonrasında da askere gitmiştir. Olaydan sonra sanık veya ailesi bizi hiçbir şekilde aramadılar. Başsağlığı dilemediler. Dedi." şeklindedir.

7.Katılan ...'in beyanı "ben iki çocuğumla ortada kaldım. Adaletin yerini bulmasını istiyorum. Suçluların cezalandırılmasını istiyorum. Sanıktan davacı ve şikayetçiyim. Davaya katılmak istiyorum. Dedi." şeklindedir.

8.Sanığın savunması "Olay günü saat 06:00 sıralarında ... plaka sayılı aracım ile Gebze istikametinden İstanbul istikametine seyir halinde iken aracımda şiddetli bir ses duydum. Lastiğimin patladığını düşündüm, bir anlık karala emniyet şeridine çıktım, önümde minibüs vardı. Onun için mütevaffayı göremedim ve o anda çarpmış bulundum, hava karanlıktı, benim bu olayda bir kusurum yoktur, ayrıca yolda herhangi bir güvenlik önlemi yada işaret yoktu, varsa da ben hatırlamıyorum, beraatimi ve lehime olan yasa hükümlerinin uygulanmasını talep ediyorum. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasından yararlanmak istiyorum" beyanında bulunmuştur." şeklindedir.

9.Tanık ...'nın beyanı "ben vefat eden ...'ın bayram sebebiyle o esnada çalıştığı otobüste şöför olarak çalışıyordum. İstanbul girişinde Tuzla yol kenarı denetim istasyonu karşısında lastiğimiz patladı. Aracı emniyet şeridine çektim. Bu sırada hava karanlıktı. Ancak kaza esnasında hava aydınlanmış vaziyetteydi. Aracın 50 -100 metre arkasına uyarı amaçlı dubalar koyduk. Son dubanın bulunduğu yerde, emniyet şeridi içerisinde ... duruyordu.

Elindeki telefonun flaşını açmış araçlara uyarı amaçlı elinde tutuyordu. Emniyet şeridinden hiç çıkmadı. Sonrasında ben lastik tamiri için gelenlerle ilgileniyordum. Bir vurma sesi duydum. Hiçbir şekilde fren sesi duymadım. Emniyet şeridinde vuran aracın ve ...'ın durduğunu gördüm. Sadece ...'ı gördüğü anda frene bastığı belli oluyordu. Sadece orda fren izi vardı. Vuran aracın ön camı patlamıştı. Ön kısmı hasar görmüştü. Emniyete ifade vermek üzere sanıkla beraber gittik.

İfade öncesinde ikimizi bir odaya koydular. Olayın nasıl olduğunu ona sorduğumda; "gece hiç uyumadım. Sabah da yola çıktım. Kaloriferi açtığımda uykum geldi. Bir anda uyumuşum" dedi. Bilgim görgüm bundan ibarettir. Dedi." şeklindedir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

1."Müteveffanın şehirler arası yolcu taşıyan otobüste muavinlik yaptığı, otobüsün tekerinin patlaması üzerine zorunlu olarak kaza yerinde emniyet şeridinde durduğu, dubalarla gerekli emniyet tedbirinin alındığı, havanın karanlık olması nedeniyle müteveffanın elindeki fener ile gelen araçları uyardığı, bu esnada 20/09/2016 tarihli CD izleme tutanağından da anlaşılacağı üzere sanığın kullandığı ... ile hızla gelerek emniyet şeridinde elindeki fenerle gelen araçları ikaz etmekte olan müteveffaya çarptığı, sanığın kolluktaki ifadesinde "...Saat 06:00 sıralarında çalıştığım şirkete ait araçla Gebze den İstanbul istikametine doğru yola çıktım.

Hava soğuktu. Kaloriferi açtım. Aracın içi ısınınca benim de uykusuz olması sebebiyle gözlerim bir anda kapanmış, direksiyon başında uyuya kalmışım. Gözümü açtığımda trafiğin durma noktasına geldiğini gördüm. Önümdeki araçlara göre süratli olduğum için duramayıp önümdeki araca çarpacağımı düşünerek aracımı emniyet şeridine sürdüm. Emniyet şeridine girdiğim sırada karşımda bir şahıs gördüm.

Frene bastım ama duramadım..." şeklinde beyanda bulunduğu, savcılık ifadesinde de benzer şekilde "Gebze den İstanbul'a seyir halinde iken uykusuz olduğum için zaman zaman gözlerim kapanıyordu. Gözüm kapandığı esnada bir çarpışma sesi duydum.

Gözümü açtığımda emniyet şeridine istemeden girdiğimi ve emniyet şeridinde bulunan bir şahsa çarpmış olduğumu gördüm." şeklinde beyanda bulunduğu, sanığın bu beyanlarından da anlaşılacağı üzere ... süremeyecek kadar uykusuz olmasına rağmen yoluna devam etmek suretiyle kazaya sebebiyet verdiği, zaman zaman gözlerinin kapandığı halde yola devam etmesi durumunda yoldaki yoğunluk da dikkate alındığında sanığın kaza tehlikesini öngördüğü, buna rağmen ... sürmeye devam ettiği, bu nedenle eylemin taksir boyutunu aşarak bilinçli taksirle işlendiği,

gerek kaza tespit tutanağı, gerekse yargılama aşamasında aldırılan bilirkişi raporu ve tanık ifadelerine göre sanığın meydana gelen olayda tam kusurlu olduğu, müteveffanın kusurunun bulunmadığı kanaatine varılmış, ilk derece mahkemesinin bu yöndeki kanaati Dairemizce de olayın oluşuna uygun görülmüş ancak;

sanık hakkında hüküm kurulurken en üst hadden ceza tayini ve TCK 22/3 maddesi gereğince bilinçli taksir artırımının en üst hadden yapılması hakkaniyete uygun görülmemiş, sanığın bilinçli taksir olarak değerlendirilebilecek eyleminin sadece uykusuz ... kullanmaktan ibaret olması nedeniyle bilinçli taksir arttırımı 1/3 olarak uygulanmış, yine sanığın teşdiden cezalandırılmasına kanaat getirilmekle birlikte, ilk derece mahkemesinin teşdidin derecesinde yanılgıya düştüğü kanaatine varıldığından,

temel ceza takdiren ve teşdiden 4 yıl 6 ay olarak belirlenmiş, bu ceza bilinçli taksir nedeniyle 1/3 oranında arttırılıp sanığın yargılama aşamasındaki tutum ve davranışları ve cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak TCK'nın 62 nci maddesi gereğince verilen cezadan 1/6 oranında indirim yapılmasına, sanığın sürücü belgesinin TCK'nın 53/6 maddesi gereğince 2 yıl süreyle geri alınmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklindedir.

2.Sanığın savunması "Ben bu konuda daha önce savunma vermiştim. Lastiğimin patladığını düşünerek emniyet şeridine çıkmak istedim. Dolmuş sağ şeritte ilerliyordu. Emniyet şeridini tam göremedim boş zannederek birden daldım. Orada duran yolcu otobüsünü farkedemedim. O anda orada bulunan şahısa çarptım. Alkol almamıştım. Olay bu şekilde meydana geldi, pişmanım.

Savcılıktaki ifadesinde uyuduğunu beyan etmesi nedeni ile oluşan çelişki nedeni ile soruldu, şu andaki savunmam doğrudur dedi." şeklindedir.

3.Katılan ...'in beyanı "Ben olayı görmedim ama görüntüler her şeyi ortaya koymaktadır. Ölen oğlum da şofördür. Sadece diğer yolculara zarar gelmesin diye cep telefonu ışığı ile uyarı yapmıştır. Bu olay tamamen cinayettir. Çünkü sanık girilmez olan sağ şeride girmiştir. Cinayetten cezalandırılmasını istiyorum, şikayetçiyim, dedi." şeklindedir.

4.Katılan ... Ağlamaklı bir şekilde size saygıdan dolayı çok birşey söyleyemiyorum. Ben sanığın hala bu şekilde nasıl ... kullandığını, o koltuğa nasıl oturduğunu merak ediyorum. Hiç vicdanı yokmu. Ben 2 yıldır uyuyamıyorum. Benim çocuklarımı da yetim bırakmıştır. En ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum, dedi. Şeklinde beyanda bulunmuştur.

IV. GEREKÇE

Yapılan inceleme neticesinde bölge adliye mahkemesinin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.

A.Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden;

Dosya içeriğine göre, olay günü saat 06:40 sıralarında, azami hız limitinin 80 km olduğu meskun mahalde, ölenin muavini olduğu şehirler arası yolcu taşıyan otobüsün tekerinin patlaması üzerine zorunlu olarak kaza yerinde emniyet şeridinde durduğu, dubalarla gerekli emniyet tedbirinin alındığı, havanın karanlık olması nedeniyle ölenin elindeki fener ile gelen araçları uyardığı,

CD izleme tutanağından da anlaşılacağı üzere sanığın kullandığı ... ile hızla gelerek emniyet şeridinde elindeki fenerle gelen araçları ikaz etmekte olan müteveffaya çarptığı, sanığın savcılık aşamasında alınan ifadesinde " Gebze den İstanbul'a seyir halinde iken uykusuz olduğum için zaman zaman gözlerim kapanıyordu. Gözüm kapandığı esnada bir çarpışma sesi duydum.

Gözümü açtığımda emniyet şeridine istemeden girdiğimi ve emniyet şeridinde bulunan bir şahsa çarpmış olduğumu gördüm." şeklinde beyanda bulunduğu, sanığın ... süremeyecek kadar uykusuz olmasına rağmen yoluna devam etmek suretiyle kazaya sebebiyet verdiği, zaman zaman gözlerinin kapandığı halde yola devam etmesi durumunda yoldaki yoğunluk da dikkate alındığında sanığın kaza tehlikesini öngördüğü,

buna rağmen ... sürmeye devam ettiği, bu nedenle eylemin taksir boyutunu aşarak bilinçli taksirle işlendiği ve oluşa uygun raporlarda sanığın tamamen kusurlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince belirlenen ceza miktarında ve bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden sanık müdafinin bu yöndeki temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 23.01.2019 tarihli ve 2018/2618 esas, 2019/154 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

SONUÇ / HÜKÜM

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 56. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.12.2023 tarihinde karar verildi.

...

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2019/4519, K. 2023/5796, 20 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
  7. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
  8. IV. Gerekçe
  9. V. Karar
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2019/4519
Karar No
2023/5796
Tarih
20 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2019/4872 K.2023/10181
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2019/4976 K.2023/10941
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2019/5092 K.2023/5858
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2019/5096 K.2023/5634
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2019/5403 K.2023/5819
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2019/5429 K.2023/11080

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.