KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2020/10829 E., 2025/946 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/163 E., 2016/19 K.
- Suç
- Taksirle öldürme
- Hüküm
- Ceza verilmesine yer olmadığına
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
672 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; katılan vekili, mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 34/1, 5271 sayılı CMK'nın 223/3-a maddeleri gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 34. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin karar verilmesi için yeni bir heyet raporu alınması gerektiğinden bahisle bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği, kusur durumuna, eksik araştırma sonucu hüküm kurulduğuna, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, sürücü olma şartlarını yitirmesine ve olay esnasında aç olmasına rağmen araç kullanan sanığın 5237 sayılı TCK'nın 34. maddesinden yararlanamayacağı gözetilmeksizin ve Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan rapor aldırılmadan içerisinde dahiliye uzmanı bulunmayan 4. İhtisas kurulu raporuna dayanılarak hüküm tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede;10 yıldır şeker hastası olan ve 4 yıldır insülin ilacı kullanan 1935 doğumlu sanığın, olay günü ilacın ilk dozu 38 dozaj insülin enjeksiyonunu yaptıktan ve hafif atıştırdıktan sonra, kahvaltı davetine gitmek için saat 09.00 sıralarında idaresindeki otomobille ailesiyle yola çıktığı, saat 10.30da, asfalt kaplama caddede seyrederken, hipoglisemi krizi sebebiyle direksiyon hakimiyetini kaybederek,
önce aracının sol ön yan kısımlarıyla, gidiş yönüne göre solda park halindeki otomobilin sol ön yan kısımlarına, ardından sola dönüş yaptığı yerde yürümekte olan üç yayaya, sonra yine aracının sol ön yan kısımlarıyla, gidiş yönüne göre solda park halindeki otomobilin sol yan kısımlarına, devamında sağda yürümekte olan üç yayaya, son olarak da otomobilin ön kısımlarıyla, karşı şeritte duraklama yapan sürücü ... idaresindeki otomobilin ön kısımlarına çarpmasıyla, iki kişinin ölümüyle, bir kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanmasıyla sonuçlanan olayda, mahkemece,
olay anında geçirdiği hipoglisemi atağı sebebiyle işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olduğu kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 34/1, 5271 sayılı CMK'nın 223/3-a maddeleri gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yapılan yargılamaya incelenen dosya kapsamına göre katılan vekilinin ve mahalli Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Adli Tıp Kurumu 4. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 23.12.2015 tarihli, 2015/5780 karar numaralı raporunda ''...İnsülin kullanan diyabetik hastada, belirtilen kazadan yaklaşık 1,5 saat önce 38 Ü insülin yaptığı, bu sürenin insülinin şeker düzeyini çok düşürmeye (hipoglisemi) uygun bir süre olduğu,
kahvaltı ile uygun miktarda gıda almayan bir kişide bu insülin dozunun hipoglisemi yapabileceği, olayın oluş şekline bakıldığında hipoglisemik bir sürücünün yapabileceği ardışık, uygunsuz davranışlarla uyumlu olduğu cihetle, kişinin mezkur suçu işlediği sırada fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını idrak etme ve bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğini önemli derecede azaltacak boyutta olan bu hipoglisemi tablosu içinde olduğu tıbbi kanaatine varıldığı,
bu duruma göre ...'ın 23.05.213 tarihinde sanığı bulunduğu suça karşı cezai sorumluluğu olmayıp, hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 34/1.maddesinin tatbikinin uygun bulunduğunun...'' bildirildiği gözetilerek sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına kararı verilmişse de, raporda sanığın, yeterli beslenmesi halinde dahi bu krizin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinin belirtilmediği, suç tarihinde otomobil kullanmak konusunda tıbben engel durumunun var olup olmadığı ve otomobil kullanmasının trafik güvenliğini tehlikeye düşürüp düşürmeyeceği hususlarının değerlendirilmediğinin anlaşıldığı,
sanığın şeker hastalığının boyutunun bilincinde olmasına karşın, yeterli beslenmeksizin bir buçuk saat boyunca yoğun trafikte araç kullanarak seyrettiği de göz önüne alınarak, anılan konuların aydınlatıldığı bir kez de Adli Tıp Genel Kurulundan sanığa 5237 sayılı TCK'nın 34/1.maddesi hükümlerinin uygulanabilirliğine ilişkin rapor aldırılması gerekirken yazılı şekilde eksik araştırma sonucu hüküm kurulması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan vekilinin ve mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2020/10829, K. 2025/946, 23 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama