KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2020/12002 E., 2024/5393 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/252 E., 2016/449 K.
- Suç
- Taksirle Öldürme
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
461 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1,22/3,62/1.maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ile karar verildiğine, suç vasfının ve kusur durumunun hatalı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede.
28/11/2013 günü saat 02.30 sıralarında 155 polis imdat hattına Afyonkarahisar-Konya Karayolu üzerinde alkollü bir şahsın yolun ortasından yürüdüğüne ilişkin ihbar gelmesi üzerine, kolluk kuvvetlerinin olay yerine intikal ederek kolluk kuvveti görevlisinin gelen araçların yavaşlaması ve durması için el feneri ile uyarı yaparak yol kontrolünü sağladıkları ve yolun ortasında ayakta bulunan 2.64 promil alkollü olan ...'nin kendisini yolun ortasına yatar vaziyette bırakması sebebiyle kolluk kuvvetlerinin ...'yi kenara çekmek için hareket ettikleri esnada 1.09 promil alkollü olan sanık ...'un kolluk kuvvetinin uyarılarına uymayarak,
aracı ile yavaşlamadığı ve yolun ortasında yatar vaziyette bulunan ...'ye çarpması neticesinde ...'nin öldüğü olayda, hükme esas alınan kaza tespit tutanağı ile İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurulu tarafından tanzim edilen 24.02.2016 tarihli raporda; sanığın idaresindeki otomobil ile meskun mahaldeki yolda seyir halindeyken olay mahalli kavşağa geldiğinde ilerisinde kendisine el feneri ile dur işareti yapan polis memurlarının ihtarı ile yolun içinde gördüğünü beyan ettiği yayanın durumunu dikkate alarak hızını azaltması gerekirken mevcut hızıyla seyrine devam etmesi sebebiyle kusurlu olduğu,
ölenin ise aydınlatmanın olmadığı mahaldeki yolda kurallara aykırı olarak ve kendi can güvenliği için tehlike oluşturacak şekilde kaplama üzerinde bulunması sebebiyle kusurlu olduğu belirtildiği anlaşılmakla, mahkemece kusurlu olduğu kabul edilen sanık hakkında bilinçli taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Gerekçeli karar başlığı ile iddianamede, suç tarihinin ''28.11.2013'' olarak yazılması gerekirken, ''22.03.2015'' olarak yazılmasının mahallinde düzeltilmesinin olanaklı olduğu kabul edilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Çay Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2020/12002, K. 2024/5393, 16 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama