KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2020/1266 E., 2024/1468 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mart 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/713 E., 2016/424 K.
- Suç
- Özel hayatın gizliliğini
- Hüküm
- Mahkumiyet
- Temyiz edenler
- Sanık, o yer Cumhuriyet savcısı
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
699 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 134/1, 134/1-2.cümle ve 134/2, 62/1, 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık ve o yer Cumhuriyet savcısı temyiz istemlerinin reddi ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık temyiz sebepleri; asılsız ve çelişkili beyanlara göre hüküm kurulduğuna, atılı suçu işlemediğine, eksik inceleme ve araştırma yapıldığına, vesaire ilişkindir.
O yer Cumhuriyet savcısı temyiz sebepleri; doğrudan 134/2-1.cümle uyarınca hüküm kurulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın katılanın eski nişanlısı olduğu, birlikte yaşadıkları döneme dair samimi görüntüler içeren özel mahiyetteki fotoğrafları katılanın eski eşi Ercümentle paylaştığının iddia edildiği, tarafı olmadığı yürütülmekte olan velayet davası kapsamında mahkemenin talebi olmamasına rağmen bahse konu fotoğrafların mahkemeye sunulduğu, çekilmiş olunan özel hayat kapsamındaki fotoğrafları herhangi bir suretle ifşa eden sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 134/2. maddesindeki görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın ve o yer Cumhuriyet savcısının sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, TCK'nın 134. maddesinde düzenlenmiştir.
Bir özel hayat görüntüsünün ya da sesinin, ilgilisinin bilgisi ve rızası dışında, resim çekme veya kaydetme özelliğine sahip aletle belli bir elektronik, dijital, manyetik yere sabitlenmesi, TCK'nın 134/1. madde ve fıkrasında; bu kayıtların, taksirle ya da tamamen hukuka uygun elde edilmiş olsa dahi, bilerek, isteyerek ve ilgilisinin bilgisi ve rızası dışında ifşa edilmesi, yani; yayılması, açığa vurulması, afişe edilmesi, ilan edilmesi, kamuoyuna duyurulması, aleniyet kazandırılması, özetle; içeriğini öğrenme yetkisi bulunmayan kişi veya kişilerin bilgisine sunulması,
TCK'nın 134/2. madde ve fıkrasında, birbirinden bağımsız iki ayrı suç olarak düzenlenmiştir. İlk fıkradaki suçun oluşması için, görüntüdeki kişinin tanınabilir ya da sesin anlaşılabilir olması gerekmez; özel hayat kapsamına giren seslerin, anlaşılmaz olsa dahi, gizlice kaydedilmesi ilk fıkradaki suçun oluşumu için yeterlidir ve özel hayata ilişkin görüntünün veya sesin kaydedilmesiyle suç tamamlanır.
İlk fıkradan farklı olarak, ikinci fıkrada, ifşanın kabulü için, ses veya görüntüyle özel hayatı ihlale uğrayan kişinin anlaşılması, en azından anlaşılabilir olması ya da açıklanması gerekir; ayrıca, özel hayat görüntüsünün veya sesinin, yetkisi bulunmayan kişi veya kişiler tarafından içeriğinin öğrenilmesiyle suç tamamlanır.
İlk fıkra açısından, görüntünün veya sesin kaydedilmesi; ikinci fıkra açısından, bu kayıtların ifşa edilmesi yeterli olup, başkaca bir neticenin doğması ve mağdurun zarara uğramış olması gerekmediği gibi, sanığın kaydedilen görüntüleri izlememiş ya da sesleri dinlememiş olmasının suçun oluşumuna bir etkisi yoktur.
Bu açıklamalar ışığında, yapılan yargılaması sonucunda, özel hayata ilişkin görüntü ve seslerin ifşa edilmesi suçuna göre hüküm tesis edilirken, sanığın eylemi karşılığında doğrudan TCK'nın 134/2-1. cümle uyarınca ceza tayini gerekirken, temel cezanın TCK'nın 134/1. maddesi uyarınca belirlendikten sonra aynı fıkranın 2. cümlesi ve devamında ikinci fıkrasının tatbiki ile ceza tayin edilerek hükümde karışıklığa sebebiyet verilmesi,
Ordu Aile Mahkemesi'nin 2016/212 esas sayılı dosyasına sunulan özel hayat kapsamındaki fotoğrafların ne şekilde, kimden temin edildiğinin kesin olarak saptanamadığı tespit edilmiş olup, bu hususun açıklığa kavuşturulabilmesi adına Ercüment Kılıç'ın tanık olarak beyanının alınması, aşamalarda ileri sürülen çelişkili iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışılması, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin netleştirilmesi, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılmasına müteakip sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı karar verilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Antalya 27. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık ve o yer cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2020/1266, K. 2024/1468, 26 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama