KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2021/10458 E., 2023/3289 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2023
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/1864 E., 2020/425 K.
- Dava
- Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
- Hüküm
- Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
1.040 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 18.07.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; "Müvekkilin beraatine karar verilen ceza dava dosyası kapsamında 28.04.2010 - 18.10.2012 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kalması sebebiyle maddi tazminat olarak; kazanç kaybı yönünden 50.000,00 TL ile avukatlık ücreti yönünden 210.000,00 TL'nin, manevi tazminat olarak 50.000,00 TL'nin tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini arz ve talep ederim." şeklinde beyanda bulunmuştur.
2. Davalı vekili 06.04.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "Davanın süresinde açılmamıştır. Yetkili mahkemede dava açılıp açılmadığı, mükerrer dava açılıp açılmadığı araştırılmalıdır. Talep edilen tazminat miktarları fazladır." şeklinde beyanda bulunmuştur.
3. Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.03.2019 tarihli ve 2018/726 Esas, 2019/193 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 26.02.2020 tarihli ve 2019/1864 Esas, 2020/425 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 22.12.2021 tarihli ve 2020/82247 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; avukatlık ücretinin maddi tazminat hesabına dahil edilmemesine, ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/335 Esas sayılı ceza dosyasında üzerine atılı eylem nedeniyle 28.04.2010 gözaltına alındığı, 29.04.2010 tarihinde tutuklandığı, 18.10.2012 tarihinde tahliye edildiğini ve bahse konu ceza dosyasında 24.01.2017 tarihinde sanık hakkında beraat kararı verildiği, kararın 27.04.2017 tarihinde kesinleştiği, gözaltında ve tutuklulukta kalınan sürenin mahsup edildiğine dair bir bilgiye ulaşılamadığı, tutuklama müzekkeresinin infaz gördüğü ve davacının mükerrer nitelikte açmış olduğu başkaca tazminat davasının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davacının maddi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; davacı tarafça dosyaya gelir durumuna ilişkin herhangi bir evrak ibraz edilmemesi nedeniyle maddi tazminat hesabında kişinin temel ihtiyaçlarını karşılayan, insanca yaşamasına imkân tanıyan asgari ücret üzerinden belirlenecek bir miktarın maddi tazminat olarak belirlenmesi gerektiği kanaatine varıldığından, asgari ücret temel alınarak mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi raporunda, davacının gözaltında ve tutuklulukta kaldığı 904 gün için 19.682,85 TL maddi tazminatın gözaltı tarihi olan 28.04.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Davacı kendisini gözaltında ve tutuklulukta kaldığı dosyada avukatla temsil ettirdiğinden ve avukatı tarafından serbest meslek makbuzu düzenlendiğinden bu makbuzun vergi dairesinden ibraz edildiği ve vergisi de ödendiğinden mevcut Yargıtay kararlarındaki içtihatlar da göz önüne alınarak davacının söz konusu dosyada beraat etmesi nedeniyle 3.960,00 TL vekalet ücreti düşülerek kalan 206.040,00 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davacının manevi tazminat talebi yönünden ise; objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, yakalanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklulukta ve gözaltında geçen süre, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nefaset kurallarına uygun makul bir miktarın tayin ve tespiti gerekeceğinden zenginleşme yasağı da dikkate alınarak manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 30.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 28.04.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Maddi ve manevi tazminat miktarına yönelik istinaf talebinin değerlendirilmesinde; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasına ilişkin yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucuna uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre maddi ve manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddine yönelik kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, ancak; davacı lehine vekalet ücretinden kaynaklanan maddi tazminata hükmedilemeyeceği gözetilmeyerek, yanılgılı değerlendirme ile vekalet ücretinin de ayrıca maddi tazminat olarak belirlendiği anlaşıldığından; hükmün buna ilişkin bendinin hükümden çıkarılması suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/335 Esas – 2017/20 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının kasten öldürme suçundan 28.04.2010 - 18.10.2012 tarihleri arasında 904 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 27.04.2017 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 29.05.1957 tarihli, 1957/4 Esas ve 1957/16 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere; vekalet ücreti yargılama giderlerindendir. Buna göre karşı tarafa yüklenmesi gereken vekalet ücretinin bağımsız bir varlığı olamayacağından ayrı bir dava konusu da yapılamayacaktır. Davacının, kendi vekili ile yaptığı ve sadece tarafları bağlayan ücret sözleşmesindeki vekalet akdi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedelin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmelidir.
Anılan içtihadı birleştirme kararı ve yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamına dahil edilemeyeceği anlaşıldığından; kararda bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 26.02.2020 tarihli ve 2019/1864 Esas, 2020/425 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/10458, K. 2023/3289, 25 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama