KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2021/10461 E., 2025/4902 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Dava
- Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
- Davatarihi
- 10.09.2018
- Hüküm
- İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
- Temyiz edenler
- Davacı vekili, davalı vekili
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
519 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacının haksız tutukluluk nedeniyle 100.000,00 TL maddi, 250.000,00 TL manevi tazminatın işleyecek faizi ile birlikte ödenmesi talebinin kısmen kabulü ile 13.810,63 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ödenmesine hükmedilmesi üzerine kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi neticesinde, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile hükmün onanması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; vekalet ücretinin maddi tazminat hesabına dahil edilmemesine, hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz sebepleri; tazminat koşullarının oluşmadığına, hükmedilen tazminat miktarlarının fazla olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/148 E., 2018/71 K. sayılı ceza dosyasında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 31.08.2016 - 05.01.2017 tarihleri arasında 127 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, kararın 19.06.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı ve tutukluluğun infaz edildiği ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekili ve davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Gözaltında ve tutuklu kaldığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacı lehine tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden maddi tazminatın hesaplanması gerektiği gözetilmeyerek davacı lehine fazla maddi tazminata hükmedilmesi,
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Kanuna aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/10461, K. 2025/4902, 26 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama