KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2021/1057 E., 2025/198 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/49 E., 2016/540 K.
- Suç
- Taksirle öldürme
- Hüküm
- Beraat
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
798 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebepleri; mahallinde keşif sonucu alınan 12.03.2015 tarihli rapor ile İstanbul Trafik İhtisas Dairesi raporunda sanığa kusur atfedildiğine, her iki rapora rağmen dosyanın tekrar bilirkişiye gönderildiği ne ancak bu raporların eksik inceleme ile düzenlendiğine, kaza yerindeki azami hız limitinin yanlış değerlendirildiğine, azami hız limitinin 30 km olduğunun gözden kaçırıldığına, sanığın kusurlu olduğuna, sanığın hızının 120 km'nin üzerinde olduğuna, sanığın asli kusurlu olduğuna, son iki raporda sanığın hızının dikkate alınmadığına, beraat kararının bozulması gerektiğine ve re'sen gözetilecek hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 13/11/2014 günü saat 11.30 sıralarında sanık ...'ın sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahalde, bölünmüş üç şeritli caddede en sol şeritte seyir halindeyken olay mahalli dört yönlü ışık kontrollü kavşaktan seyrine yeşil ışık yanarken geçtiği sırada yaya olarak karşıdan karşıya geçmek isteyen mağdur ...'e çarptığı, mağdurun kaldırıldığı hastanede öldüğü olayla ilgili olarak; kaza tespit tutanağında ve hazırlık aşamasında alınan bilirkişi raporunda ölenin tamamen kusurlu olduğunu bildirir rapor tanzim edildiği,
kovuşturma sırasında keşfe istinaden alınan 13/03/2015 tarihli bilirkişi raporuna göre; ölenin 2918 sayılı KTK'nın 68/b-1 bendini (taşıt yolunun karşı tarafına geçmek isteyen yayaların taşıt yolunu, yaya ve okul geçidi ile kavşak giriş ve çıkışları dışında herhangi bir yerden geçmeleri yasaktır. Yayalar, bu yerlerden geçerken.
1. Yaya veya okul geçitlerinin bulunduğu yerlerde, geçitte yayalar için ışıklı işaret varsa bu işaretlere uymak zorundadırlar) ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu, sanığın ise aynı kanunun 52/1-a bendini (kavşaklara yaklaşırken dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak zorundadırlar) ihlal ettiğinden tali kusurlu olduğunun belirlendiği,
İstanbul Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda da sanığın otomobil ile meskun mahal şartlarına göre uygun hızda seyretmediği, geçiş yapmakta olan yaya nedeniyle hızı sebebiyle etkin fren tedbirine başvuramadığı, ikazda bulunmadığından tali kusurlu olduğunun belirtildiği, Karayolları Genel Müdürlüğü trafik güvenliği uzmanlarınca düzenlenen raporda; sanığın kusursuz ölenin tamamen kusurlu olduğunun belirlendiği,
Çelişkilerin giderilmesi amacıyla İTÜ Ulaştırma Anabilim Dalı Karayolları ve Trafik Öğretim üyelerinden oluşan 3 kişilik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 05/04/2016 tarihli raporda; ölen yaya ...'ün asli ve tam kusurlu olduğu, sanık sürücü ...'ın ise kusursuz olduğu yönünde rapor tanzim edildiğinin tespit edildiği anlaşılmakla;
Her ne kadar sanık hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan TCK'nın 85/1 maddesi gereğince cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmış ise de; alınan bilirkişi raporlarının kısmen çelişkili olup, yapılan keşif sonucu tanzim edilen bilirkişi raporu ve adli tıp kurumu raporlarına göre sanığın tali kusurlu olduğunun, soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporu ile karayolları genel müdürlüğü trafik güvenliği uzmanları tarafından düzenlenen ayrıca İstanbul Teknik Üniversitesi Ulaştırma Ana Bilim Dalı Öğretim görevlileri tarafından düzenlenen raporlara göre sanığın kusursuz olduğunun belirtildiği,
olay yerini gösterir CD ve sanığın kusursuz olduğuna dair raporlara göre, sanığın kullanmış olduğu araç ile yeşil ışık yandığı sırada kavşağa girmesi ve sağ tarafındaki şeritte seyir eden taşıtın önünden ani bir hamle yaparak ve sanığın kullandığı otomobilin önüne çok yakın mesafeden çıkan yayaya çarpması sonucu yayanın ölümüne yol açan kazada sanığın kusursuz olduğuna dair raporların kazanın oluşuna uygun olduğunun kabul edildiği ve sanığın kusursuz olduğu kanaatine varılarak sanığın yüklenen suçta taksirinin bulunmaması nedeniyle CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yapılan yargılama ve incelenen dosya kapsamına göre, 13/11/2014 günü saat 11.30 sıralarında meskun mahalde gündüz vakti sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile bölünmüş üç şeritli caddede en sol şeritte seyir halindeyken sinyalize dört yönlü kavşaktan yeşil ışıkta geçtikten 36 metre ileride, aracının ön kısımları ile seyir istikametine göre yolun sağından soluna geçiş yapmakta olan mağdur yayaya aracının ön kısımları ileri çarparak ölümüne neden olduğu olayda, İstanbul Trafik İhtisas Dairesi raporunda belirtildiği şekilde; sanığın idaresindeki otomobil ile meskun mahal şartlarına göre uygun hızda seyretmediği,
geçiş yapmakta olan yayaya hızı sebebiyle etkin fren tedbirine başvuramadığı, ikazda bulunmadığı bu nedenle kazanın meydana gelmesinde tali derecede kusurlu olduğu anlaşılmakla, anılan raporun oluş ve kusur durumu bakımından hükme esas alınan diğer raporlardan daha isabetli olduğu gözetilmeden sanığın mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Bursa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/1057, K. 2025/198, 8 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama