KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2021/8393 E., 2024/4510 K.
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2024
- Konu
- Finans Hukuku
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2017/4408 E., 2018/282 K
- Dava
- Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
- Tebliğname görüşü
- Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, yapılan incelemede işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının şirketinin TMSF'ye devredilmesi ve kayyum atanması tedbiri sebebine dayanarak 2.100.000,00 TL maddi, 1.000.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine ilişkin talebinin tensiben reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet
Karar Detayı
411 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri;kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ,davanın kabulü gerektiğine, ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, davacının davaya konu edilen şirketine atanan kayyımlık tedbirinin devam ettiği, bu konuda koşullar oluşmadığı halde malvarlığının değerlerine el konulduğuna ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararı olmadığı, CMK 141-142 maddesindeki kapsamda tazminat istenebilmesi için bu hususta kesinleşmiş mahkeme kararının olması gerektiği gerekçesiyle davanın tensiben reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
5271 sayılı CMK'nın 142/5. fıkrasındaki; ''Mahkeme, dosyayı inceledikten sonra yeterliliğini belirlediği dilekçe ve eki belgelerin bir örneğini Devlet Hazinesinin kendi yargı çevresindeki temsilcisine tebliğ ederek, varsa beyan ve itirazlarını onbeş gün içinde yazılı olarak bildirmesini ister.'', 6. fıkrasındaki; ''İstemin ve ispat belgelerinin değerlendirilmesinde ve tazminat hukukunun genel prensiplerine göre verilecek tazminat miktarının saptanmasında mahkeme gerekli gördüğü her türlü araştırmayı yapmaya veya hâkimlerinden birine yaptırmaya yetkilidir.'' ve 7. fıkrasındaki; ''Mahkeme, kararını duruşmalı olarak verir.
İstemde bulunan ile Hazine temsilcisi, açıklamalı çağrı kâğıdı tebliğine rağmen gelmezlerse, yokluklarında karar verilebilir.'' şeklindeki düzenlemelere muhalefet edilerek, davalı tarafa açıklamalı çağrı kağıdı çıkarılarak taraf teşkili sağlanmasından sonra, kararın duruşmalı olarak verilmesi gerektiği gözetilmeden, Cumhuriyet savcısından yazılı mütalaa alınarak tensiben yazılı şekilde karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi