Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2021/8664 E. , 2024/4828 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2914 E., 2019/3594 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hük
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2021/8664 E. , 2024/4828 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2914 E., 2019/3594 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının 5271 sayılı CMK'nın 141/1 (a), (b), (e), (i), (j) maddeleri kapsamında toplam 150.000,00 TL maddi, 1.150.000,00 TL manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacının temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacının temyiz istemi; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, savcı iken özel soruşturma usulleri uygulanmaksızın haksız, hukuksuz gözaltına alındığını, ölçüsüz arama ve akabinde el koyma yapıldığını, arama işlemi sırasında talep edilmesine rağmen hazır bulundurulmadığını, gözaltı süresi dolmasına rağmen hakim karşısına çıkarılmadığını, somut delil sunulmadan tutuklandığını, yetkisiz savcı tarafından soruşturma yapıldığını, tutuklama ve tutukluluğun devamına ilişkin tüm itirazların reddedildiğini, mahkeme ret gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, tutuklandığı suç olan anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğinden tazminat talebinin kabulü gerektiğini, belirtmiştir. III. DAVA KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/10385 sayılı soruşturma dosyasında davacının anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek, silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından 17.07.2016 tarihinde gözaltına alındığını, 20.07.2016 tarihinde tutuklandığı, 18.07.2017 tarihinde anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek suçundan davacı hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği,kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın 17.08.2017 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ edilmediği, davanın 5271 sayılı kanuna tabi olduğu, silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan ise Gaziantep 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.02.2018 tarihli, 2017/197 Esas ve 2018/15 Karar sayılı kararı ile davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan neticeten 6 yıl 3ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hükümle birlikte tahliyesine karar verildiği, ve verilen kararın henüz kesinleşmediği, davacının savcı olduğu, 16.07.2016 tarihinde görevden uzaklaşma kararı verildiği, 24.08.2016 tarihinde de ihraç olduğu, 2802 Sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 94. maddesinde; Hakim ve savcılar hakkında ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçüstü hâllerinde soruşturmanın genel hükümlere göre yapılacağı hükme bağlandığını, silahlı terör örgütüne üye olma suçunun; yakalanmakla sona erdiği, süreklilik arz ettiği, yargısal uygulamanın bu yönde olduğu dikkate alındığında davacı hakkında suçüstü hali mevcut olduğundan genel hükümlere göre soruşturmanın yapılmasında, davacı hakkında uygulanan yakalama, arama, tutuklama, el koyma koruma tedbirleri uygulamasında hukuka ve yasaya aykırılık görülmediği, davacı hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs ve silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden yapılan soruşturma aşamasında usulüne uygun olarak daha sonra 667 sayılı KHK ile ruhsatı iptal edilen silahlarına ve mermilerine el konulmasında, yine davacının üyesi olduğu iddia edilen silahlı terör örgütünün bylock isimli iletişim programı kullandığı ve bu bilgisayar programı üzerinde haberleştiği gerçeği ile davacının bu programı yoğun bir şekilde kullandığı mahkeme tarafından tespit edildiği dikkate alındığında bilgisayar, flash bellek, telefon gibi dijital verileri depolayan ve kullanan eşyalarına el konulmasında hukuka ve yasaya aykırılık bulunmadığı, yargılamayı yapan mahkemece, hüküm fıkrasında telefon, bilgisayar ve flash belleğin karar kesinleştiğinde delil niteliği kalmayacağı değerlendirildiğinden iadesine karar verildiği, silahlar yönünden de iade kararı verildiği fakat ruhsatın iptal edilmiş olması nedeniyle idari işlemlerin yapılabilmesi için emniyet müdürlüğüne teslimi kararı verildiği, ayrıca; sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamasında dijital aletlerin imajının alınıp verilmesi talebinin de bulunmadığı, mahkememizce davacı hakkında anılan koruma tedbirlerinin soruşturma ve kovuşturmanın amacına uygun bir şekilde ölçülü olarak uygulandığı, verilen kararlarda ve yapılan uygulamada davacıya bu aşamada tazminat hakkı doğuracak nitelikte hukuka ve yasaya aykırılık bulunmadığı, netice olarak; Davacının TCK'nın 141/1-e bendi gereğince hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan verilen ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına dayanarak haksız yakalama, gözaltı ve tutuklama koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasının; aynı soruşturma kapsamında hakkında silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan soruşturma yürütüldüğü, bu suçtan kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine karar verildiği dikkate alınarak anılan koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davası açma koşulları oluşmadığı anlaşıldığından, davacının aynı soruşturma kapsamında hakkında TCK'nın 141/1-a bendi gereğince kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalama, tutuklama kararı verildiği; TCK'nın 141/1-b bendi gereğince kanunî gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmadığı; TCK'nın 141/1-i bendi gereğince hukuka aykırı olarak arama kararı verildiği, arama kararının ölçüsüz bir şekilde uygulandığı; TCK'nın 141/1-j bendi gereğince eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde elkonulduğu; nedenlerine dayalı koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasının sabit görülmediğinden bahisle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasının reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Tazminat talebinin dayanağı olan Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/10385 sayılı soruşturma dosyasında davacının anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek, silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından 17.07.2016 tarihinde gözaltına alındığını, 20.07.2016 tarihinde tutuklandığı, 18.07.2017 tarihinde anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek suçundan davacı hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği,kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın 17.08.2017 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ edilmediği, silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan ise Gaziantep 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.02.2018 tarihli, 2017/197 Esas ve 2018/15 Karar sayılı kararıyla silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 02.02.2021 tarihinde kesinleştiği UYAP'tan yapılan kontrol sonucu anlaşılmıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, incelenen dosya kapsamına göre delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, tazminat talebinin reddi yönünde verilen kararın dosya kapsamına uygun bulunduğu anlaşılmakla, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararında davacı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Denizli 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2024 tarihinde karar verildi.