İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2021/8780 Karar: 2023/5374 Tarih: 2023

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2021/8780 K.2023/5374

12. Ceza Dairesi 2021/8780 E. , 2023/5374 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/874 E., 2019/4354 K. HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verile

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2021/8780 E. , 2023/5374 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/874 E., 2019/4354 K. HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verile

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2021/8780 E. , 2023/5374 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/874 E., 2019/4354 K. HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı 28.08.2018 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 30.07.2016-18.10.2017 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kalıp yapılan yargılama sonunda hakkında beraat kararı verildiğinden bahisle uğradığı maddi ve manevi zararlarının tazmini için 500.000,00 TL maddi, 2.750.000,00 TL manevi tazminatın 30.07.2016 tarihinden işleyecek faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir. 2. Davalı vekili 14.09.2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal süre içerisinde açılıp açılmadığının mahkemece re’sen incelenmesi gerektiğini, istenilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, günlük harcamaların maddi tazminata konu edilemeyeceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. 3. Turgutlu Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.12.2018 tarihli ve 2018/163 Esas, 2018/213 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 4. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 15.11.2019 tarihli ve 2019/874 Esas, 2019/4354 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.11.2021 tarih, 2020/9958 sayılı tebliğnamesi ile karara karşı başvurulan temyiz isteminin esastan reddine karar verilmesi talep edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacının temyiz istemi; ek ödemelerinin ve maaşından yapılan kesintilerin faizinin idare tarafından ödenmemesi nedeniyle maddi tazminat kapsamında tazmini gerektiğine, cezaevinde yapılan harcamalar ile yakınlarının ziyaret sebebiyle yaptıkları masrafların, polis yardım sandığına ödeme yapılmaması nedeniyle uğradığı zararın da maddi tazminata dahil edilmesi gerektiğine ve hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğuna ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü: Mahkeme gerekçesinde "... maddi tazminatın belirlenmesinde, elde edilmesi mutlak, objektif, somut, daha önce kazanıldığı veya sahip olunduğu halde tutuklama nedeni ile kaybedilen gelirler veya hakların nazara alınabileceği, davacının eşi ve çocuğunun cezaevi ziyaretleri için yapmış oldukları yol giderleri ve konaklama ücretleri ile eşinin duruşmalara katılma giderleri için yapılan harcamaların ihtiyari ve gönüllü olduğu, davacının haksız tutuklanmasına bağlı olarak kendi malvarlığında doğrudan oluşan zarar kapsamında olmadığı; davacının cezaevinde iken yemek, yakınlarını telefon ile arama ve benzeri şekildeki giderlerinin ihtiyari nitelikte harcamalar olduğu, davacı tutuklu olmasaydı dahi günlük yaşantısında bu giderleri yapabilecek olduğundan bu giderlerin de maddi tazminat hesabına dahil edilemeyeceği; davacının polis bakım sandığına yaptığı ödemenin ise iradesine bağlı bir ödeme niteliğinde olduğunun anlaşıldığı sonradan yaptığı faiz ödemesinin bu bakımdan maddi tazminat miktarına dahil edilmeyeceği yine davacının gözaltında ve tutuklu bulunduğu dönemde eksik ödenen maaşlarının bir kısmının dava tarihinden önce bir kısmının ise dava tarihinden sonra tamamının ödendiğinin bağlı bulunduğu Turgutlu İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün cevabi yazılarından anlaşılması karşısında hali hazırda davacının karşılanmamış bir maddi zararının bulunmadığı anlaşıldığından maddi tazminat talebinin tamamen reddine karar verilmiştir... Bu bağlamda ülkemizde son dönemde yaşanan hain terör saldırılarının varlığı ve silahlı terör örgütü FETÖ'nün niteliği itibariyle ilgili soruşturma ve kovuşturmaların zorluğu, davacının söz konusu suçu işlediğine dair kamu davası açılmasına yeter şüphe bulunduğunun anlaşılması ile davacının sosyal ve ekonomik durumuna göre elde edeceği parasal değer yine sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet verilmemesi hususları bir arada değerlendirildiğinde davanın kısmen kabulüne karar verilerek, davacı hakkında takdiren 20.000 TL manevi tazminata ve talepte nazara alınarak 30/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faize hükmedilmiş..." denilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü: Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmedilen manevi tazminat miktarı 50.000,00 TL şeklinde, değiştirilerek düzeltilerek esastan ret kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE Tazminat davasının dayanağını oluşturan Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/272-2018/419 sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 30.07.2016-18.10.2017 tarihleri arasında 445 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonucunda davacının beraatine hükmedildiği, hükmün 11.06.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma ve tutuklama tarihi itibariyle davanın 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, kanunda öngörülen yasal koşulların gerçekleştiği anlaşılmıştır. 1.Davacının hangi suçtan gözaltına alınıp tutuklandığına tespiti bakımınan gözaltı giriş çıkış evrakları ile, tutuklama tahliye müzekkerelerinin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde dosya arasına alınmadan ve tutuklama müzekkeresinin infaz görüp görmediğini tespit etmeden eksik araştırmaya hüküm kurulması temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır. 2.Kamu görevinden ihracının ardından görevine iade edilen davacının geriye dönük maaş alacaklarının idare tarafından kendisine ödendiği; ödenmediğini iddia ettiği ek ödemeler ile polis yardım sandığına ödeme yapılmaması nedeniyle ortaya çıktığı iddia edilen zararın ise; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasına konu olabilecek gerçek zarar kapsamında bulunmadığı anlaşıldığından davacının maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. 3.Dairemiz yerleşik uygulamalarına göre davacının cezaevinde yapılan harcamalar ile yakınlarının ziyaret sebebiyle yaptıkları yol masrafları koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında talep edilebilecek gerçek zarar kapsamında bulunmadığından, bu harcamaların maddi tazminat kapsamına dahil edilmemesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. 4.Davacı hakkında hükmedilen manevi tazminat miktarının, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına ve tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında ve tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin edildiği anlaşıldığından davacının hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğuna yönelik temyiz sebebi de yerinde bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 15.11.2019 tarihli ve 2019/874 Esas, 2019/4354 Karar sayılı kararında davacı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Turgutlu Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla