KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2022/3361 E., 2024/6945 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2021/599 E., 2021/840 K.
- Dava
- Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
- Dava tarihi
- 28.12.2018
- Hüküm
- Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
- Tebliğname görüşü
- Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
Karar Metni
522 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 59.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden faizine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 24.252,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının maddi tazminatın fazla olduğundan 18.451,13 TL olması ve buna göre değişen vekalet ücretinin 5.679,62 TL olması gerektiğinden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; müvekkilinin haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle tazminat talep edildiğini, kıdem tazminatının, ceza evinde yaptığı masrafların, yemek ve yol ücretlerinin tazminat kapsamında ödenmesi gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğunu, belirtmiştir.
III. DAVA KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/662 Esas - 2018/496 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 02.02.2017 - 03.01.2018 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda davacının beraatine hükmedildiği, hükmün 09.10.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacıya 12.11.2018 tarihinde tebliğ edildiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı,
davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı ve tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurularının, düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin kıdem tazminatının, ceza evinde yaptığı masrafların, yemek ve yol ücretlerinin tazminat kapsamında ödenmesi gerektiğine ve sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/3361, K. 2024/6945, 2 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama