KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2022/3921 E., 2025/287 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2020/2462 E., 2021/695 K.
- Suç
- 2863 sayılı Kanuna aykırılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
- Tebliğname görüşü
- Ret
Karar Metni
1.020 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
UYAP kayıtlarından yapılan incelemeye göre sanık müdafinin temyiz başvuru dilekçesinin havale tarihinin 26.04.2021 tarihi olduğu anlaşılmakla, temyiz talebi süresinde olup, tebliğnamedeki ret öneren görüşe iştirak edilmeyerek yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk derece mahkemesince sanığın 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun 74/1-1. cümle TCK'nın 62 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına kararı verilmiş, sanık müdafinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın 2863 sayılı Kanun'un 65/1 cümle, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis 80 TL adli para cezası ile mahkumiyetine, sanığın kazanılmış hakkının korunmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan süre yönünden ret görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz nedenleri;Sanığın suçüstü yakalanmadığına, buluna malzemelerle sanığın ilişkisinin bulunmadığına ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk derece mahkemesince dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, olay tarihinde Jandarma Kuvvetlerine Doğanbey Mahallesi'nde kaçak olarak kazı yapıldığının ihbar edilmesi üzerine Jandarma kuvvetlerinin olay yerine intikal ettiği, olay yerinde sanık ...'ın temyiz dışı sanıklar ..., ... ve ... ile kazı yaptıklarının görüldüğü, Jandarma kuvvetlerinin sanıkların yaptığı kazı faaliyetini durdurdukları ve sanıkların sırf kazı çalışması için kazı faaliyetleri süresince kiraladıkları evi tespit edip, evde arama yapıldığı,
sanıkların ikametlerinde ve kazı yaptıkları esnada yanlarında kazı için kullandıkları kürek, çekiç, levye, balyoz, iş eldiveni, kova ve maske gibi birçok aletin bulunduğu, Didim Kaymakamlığı Milet Müzesi Müdürlüğü'nden alınan rapora göre 2074 parsel numarasına kayıtlı çatısı yıkılmış duvarları kısmen sağlam bina içerisinde 2 metre çapında, 4 metre genişliğinde kaçak kazı çukuru açılarak tahribata uğratıldığının belirtildiği,
sanıkların ikamet ettikleri evde ve yanlarında bulunan eşyalarla izinsiz olarak define bulmak amacıyla kazı yaptıkları ve bu kazı faaliyetleri sırasında jandarma kuvvetleri tarafından suçüstü yakalandıkları, bu şekilde 2863 sayılı Kanun'un 74. maddesinde düzenlenen izinsiz olarak define bulmak için kazı yapma suçunu işlediklerinden bahisle cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açıldığı,
Sanıklar her ne kadar mahkeme huzurunda alınan savunmalarında üzerilerine atılı suçlamayı kabul etmediklerini, kazı yapmadıklarını, jandarma görevlilerinin kendilerini zorla çukura indirdiklerini, baskı altında kaldıkları için daha önce suçu kabul ettikleri yönünde beyanda bulunduklarını belirtmişlerse de;
dosya incelendiğinde 29.11.2017 tarihli tutanak ve dosyada bulunan sanıkları kazı alanının içinde iken gösteren fotoğraflar dikkate alındığında sanıkların kazı yaparlarken suç üstü yakalandıkları, nitekim soruşturma aşamasında alınan savunmalarında kazı işlemini yapmak için kiralık ev tuttuklarını, kilise ören yerinde kazı yapmaya başladıkları yönündeki ikrar içerikli savunmaları karşısında suçu kabul etmedikleri yönündeki beyanlarının suç ve cezadan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilmiş, sanıkların kovuşturma aşamasındaki savunmalarına itibar edilmemiş,
olayın sıcağı sıcağına alınan ve diğer delillerle de desteklenen soruşturma aşamasındaki ikrar içerikli savunmalarına üstünlük tanınmış, öte yandan ... ...
Menderes Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Ana bilim Dalında görevli öğretim üyelerinden oluşan üçlü bilirkişiye gönderilmiş, 10.07.2018 tarihli bilirkişi raporunda bahse konu kaçak kazı ve çevresinin İzmir II. nolu Koruma Kurulunun 03.06.1992 gün ve 2717 sayılı kararı ile korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı kentsel sit alanı ilan edilmiş olduğunu,
ancak buna rağmen 2863 sayılı Yasanın 35 ve 50. maddelerine aykırı biçimde sit alanında kazı yaptıkları belirtilmiş hal böyle iken sanıkların ikamet ettikleri evde ve yanlarında bulunan eşyalarla izinsiz olarak define bulmak amacıyla kazı yaptıkları ve bu kazı faaliyetleri sırasında jandarma kuvvetleri tarafından suçüstü yakalandıkları, bu şekilde 2863 sayılı Kanunun 74. maddesinde düzenlenen izinsiz olarak define bulmak için kazı yapma suçunu işledikleri, ikrarları, tutanak, dosyada bulunan fotoğraflar ile bilirkişi raporu ile sabit kabul edilmiş,
sanıkların eylemlerine uyan 2863 sayılı Kanunun 74/1-1. cümlesi uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık müdafinin istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde dosyanın incelenmesinde.
Sanık ... ile istinaf dışı sanıklar ..., ... ... ve ... ... ...'ın İzmir II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 03.06.1992 gün ve 2717 sayılı kararı ile kentsel sit alanı ilan edilen ... ili Söke ilçesi Eskidoğanbey Mahallesi Köyiçi Mevkiinde bulunan eski kilise binası yakınındaki 2074 nolu parselde kültür varlığı bulmak amacıyla izinsiz kazı yaparken jandarma görevlilerince suç üstü yakalandıkları, ilk derece mahkemesinin eylemin sanık ... arkadaşları tarafından gerçekleştirildiği konusundaki kabulünde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı,
ancak sanıklar hakkında düzenlenen iddianamede "Didim Kaymakamlığı Milet Müzesi Müdürlüğü'nden alınan rapora göre 2074 parsel numarasına kayıtlı çatışı yıkılmış, duvarları kısmen sağlam bina içerisinde 2 metre çapında, 4 metre genişliğinde kaçak kazı çukuru açılarak tahribata uğratıldığının" belirtildiği, bilirkişi heyetince dosya üzerinden düzenlenen 10.07.2018 tarihli raporda da "...iki sanduka tipi gömüt kaçak kazıcılarca tahrip edilerek..." taşınmaz kültür varlığına geri dönüşü olmayan fiziki zarar verildiğinin belirtilmesi nedeniyle sanıklara isnat edilen eylemin 2863 sayılı Kanunun 65/1 maddesi kapsamında kalan suçu oluşturduğu,
jandarma görevlilerince suç üstü yakalanan sanığın inkara ve ceza sorumluluğundan kurtulmaya yönelik soyut savunmasının kazı alanında tespit edilen maddi olgular, kolluk tutanakları ve bu tutanakları destekleyen fotoğraflar birlikte değerlendirildiğinde samimi olmadığı, eylemin sanık ... arkadaşları tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olduğu anlaşılarak sanık hakkında ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılarak 2863 sayılı Kanunun 65/1. maddesi gereğince cezalandırılmasına,
ilk derece mahkemesince verilen karar yalnızca sanık müdafi tarafından istinaf edildiğinden infazı gereken ceza süresi bakımından kazanılmış hakkın saklı tutulması gerektiğine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Söke 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/3921, K. 2025/287, 9 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama