İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2022/4006 Karar: 2025/7398 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2022/4006 K.2025/7398

12. Ceza Dairesi 2022/4006 E. , 2025/7398 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/232 E. 2021/1876 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan reddi ile onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üze

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2022/4006 E. , 2025/7398 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/232 E. 2021/1876 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan reddi ile onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üze

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2022/4006 E. , 2025/7398 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/232 E. 2021/1876 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan reddi ile onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle davacı ... için 1.000,00TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın ihlalin yapıldığı tarihlerden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin davacı hakkında tazminata esas dosyanın halen derdest olduğu ve dolayısı ile kesinleşmiş bir karar bulunmadığı bununla birlikte dosyanın esas mahkemesinden celbi ile yapılan inceleme sonucu CMK'nın 141 maddesi uyarınca tazminat istemine konu olabilecek hukuki ihlal ve hukuka aykırılık tespit edilmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nın 141/1 vd. maddeleri uyarınca yasal şartlar oluşmadığından davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; Tutukluluk ve tutukluğun devamı kararları ile makul olmayan tutukluluk süresinin hukuka aykırı olduğuna, derhal hakim karşısına çıkarılma ilkesinin ihlal edildiğine ve koşulları bulunduğu halde davanın kabulü yerine reddine karar verilmesinin hukuka aykırı aykırı olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Çankırı Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/ 233 Esas sayılı kovuşturma dosyası kapsamında, davacının Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan 09.07.2019 tarihinde gözaltına alındığı, aynı suçtan 12.07.2019 tarihinde tutuklandığı, 07.05.2020 tarihinde tahliye edildiği ancak dosya henüz derdest olup davacı hakkında kesinleşmiş bir karar bulunmadığı ve her ne kadar davacı vekili tarafından dava dilekçesinde davacı hakkında keyfi ve hukuksuz olarak gözaltı ve tutuklama işlemi yapıldığından bahisle de tazminat talebinde bulunulmuş ise de dosyanın esas mahkemesinden celbi ile yapılan inceleme sonucu 5271 sayılı CMK'nın 141 maddesi uyarınca tazminat istemine konu olabilecek hukuki ihlal ve hukuka aykırılık tespit edilmediğinden bahisle, koşulları oluşmayan davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Çankırı Ağır Ceza Mahkemesinin 10/06/2021 tarihli, 2019/ 233 Esas ve 2021/106 Karar sayılı ilamıyla davacı sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verildiği, hükmün istinaf edilmesi üzerine istinaf başvurusu hakkında henüz karar verilmediği ve dosyanın kesinleşmediği anlaşılmıştır. 5271 sayılı CMK’nın 142/9. maddesindeki “Tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödenir. Ancak, ödenecek miktar Tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamaz” hükmü gereğince, ilk derece mahkemesince davanın tümüyle reddedilmesi, dava değeri ve karar tarihi dikkate alınarak, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen 6.810,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen 1.320,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi, temyiz edenin sıfatı doğrultusunda bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Tazminat talebinin dayanağı olan Çankırı Ağır Ceza Mahkemesinin 10/06/2021 tarihli, 2019/ 233 Esas ve 2021/106 Karar sayılı ilamıyla davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verildiği ancak kararın kesinleşmediği anlaşılmakla, davacının CMK'nın 141/1-e maddesi gereğince talep ettiği tazminatın reddedilmesinde hüküm tarihi itibariyle hukuka aykırılık görülmemiş ise de; 5271 sayılı Kanunun tazminat istemenin koşulları başlığını taşıyan 142. maddesinde; “Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde” bulunulabileceği hükme bağlanmıştır. Ancak asıl davanın sonucuna bağlı olmayan ve asıl davada verilecek kararları etkilemeyecek talepler yönünden mutlaka davanın esasıyla ilgili verilen karar veya hükmün kesinleşmesi zorunlu değildir. Tazminat talebinin dayanağı olan ceza kovuşturmasında davacının kanunda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan ve tutukluluğunun devamına karar verilen, kanuni gözaltı süresi içerisinde hâkim önüne çıkarılmayan, yakalama ve tutuklama nedenleri ve hakkındaki suçlamalar kendilerine yazıyla veya bunun hemen olanaklı bulunmadığı hallerde sözlü açıklanmayan, hakkındaki arama kararı ölçüsüz bir şekilde gerçekleştirilen, eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen, yakalama, adli kontrol veya tutuklama işlemine karşı Kanunda öngörülen başvuru imkânlarından yararlandırılmayan nedenlerine dayanarak CMK'nın 141/1-a,b,d,g ve k bentlerine dayanarak tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. Davacının belirtilen kanun maddelerine dayanarak tazminat talebi ile ilgili olarak asıl davada hüküm verilmesinin veya verilen hükmün kesinleşmesinin beklenmesine gerek bulunmadığı, zira bu hususa ilişkin tazminat taleplerinin asıl davanın sonucunu etkileyici veya asıl davanın sonucuna bağlı olmadığından davacının talepleri hakkında ilgili delillerin toplanarak gerekçeli kararda CMK'nın 141/1-a,b,d,g ve k bentlerinde belirtilen koşulların oluşup oluşmadığına ilişkin her bir talep yönünden gerekçelendirme yapılmadan eksik araştırma ve değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 13.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Terör örgütü üyeliğinden gözaltı ve tutuklu kalan davacı hakkında dava derdest olup, sonradan 6 yıl 3 ay hapis cezasıyla mahkum edilmiş ancak karar istinafta kesinleşmemiştir. Mahkeme kesinleşmiş karar ve tespit edilebilir hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle tazminatı tümden reddetmiştir.

Hukuki İlke: CMK 141/1-e (haksız tutuklama) talebi için kesinleşme aranırken; yakalama-tutuklama nedenlerinin bildirilmemesi, arama ölçüsüzlüğü ve başvuru imkânlarından yararlandırılmama gibi asıl davanın sonucuna bağlı olmayan 141/1-a, b, d, g, k talepleri hükmün kesinleşmesi beklenmeden incelenmelidir.

Uygulama Sonucu: Bozma. Mahkumiyet kesinleşmediğinden 141/1-e talebinin reddi yerinde bulunmuş; ancak asıl davadan bağımsız 141/1-a, b, d, g, k talepleri her biri gerekçelendirilmeden reddedildiğinden bozulmuştur. Ayrıca davanın tümüyle reddinde ağır ceza tarifesine göre maktu vekalet ücreti gerekirken düşük ücrete hükmedilmesi, temyiz edenin sıfatı nedeniyle bozma yapılmamıştır.

Dava Strateji Notu: Sanık sonradan mahkum olsa bile karar kesinleşene dek tutuklama tazminatı reddedilir; buna karşılık asıl davadan bağımsız usul ihlallerine dayalı talepler işletilebilir. Tazminat davası tümden reddedilse dahi davacı lehine değil, davalı Devlet lehine ağır ceza maktu vekalet ücreti doğacağı da hesaba katılmalıdır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla