İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2022/4097 Karar: 2024/4865 Tarih: 2024

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2022/4097 K.2024/4865

12. Ceza Dairesi 2022/4097 E. , 2024/4865 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/458 E., 2021/865 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Ma

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2022/4097 E. , 2024/4865 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/458 E., 2021/865 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Ma

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2022/4097 E. , 2024/4865 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/458 E., 2021/865 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin el koyma nedeniyle 950.000,00 TL maddi tazminatın el koyma tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin 5271 sayılı CMK'nın 141 ve devamı maddelerinde belirtilen tazminat isteme koşullarının oluşmadığıdan bahisle reddine karar verilmiş Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan rddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacının aracına 15 yıl el konulduğuna, bu nedenle büyük bir mağduriyet yaşadığına, aracın hurda haline gelmesi ve kendine çıkarılan borçları ödeyemeyeceğinden söz konusu dilekçeyi verdiğine, tüm bu nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, Tazminat talebinin dayanağı olan Gürpınar Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/200 Esas – 2017/110 Karar sayılı ceza dosyası incelendiğinde, ruhsat sahibi davacı olan ... plaka sayılı araca "transit rejimi kurallarına aykırılık" suçundan yürütülen soruşturma kapsamında 09.08.2004 tarihinde el konulduğu, yapılan yargılamada dosya dışı sanıklar hakkında zamanaşımı nedeniyle düşme kararı, el konulan araçla ilgili olarak da aracın sahibine iadesine dair karar verildiği, kararın 19.02.2019 tarihinde kesinleştiği, davaya konu el konulan araca ilişkin yoksun kalınan kazanç talebinin muhtemel zarar kapsamında olduğu ve bu nedenle maddi tazminata konu olamayacağı, değer kaybına ilişkin tazminat talebinin davacının 25.05.2020 tarihli dilekçesi ile bahse konu aracı teslim almak istemediği, gümrüğe terk etmek istediğini beyan etmesi nedeniyle bu talebinin de değerlendirilemeyeceği, yediemin otoparkında muhafaza edilmesi ve otopark ücreti bakımından ise herhangi bir belge sunamadığından 5271 sayılı CMK'nın 141 ve devamı maddelerinde belirtilen tazminat isteme koşullarının oluşmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Tazminat davasının dayanağını oluşturan Gürpınar Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/202 Esas ve 2012/4 Karar numaralı dosyası kapsamında dosya dışı sanıkların 4926 sayılı Kanuna muhalefet suçundan mahkumiyetlerine ve davacının aracının müsaderesine karar verildiği, söz konusu kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 22.06.2015 tarihli ve 2014/15587 Esas, 2015/17861 sayılı ilamı ile dava dışı sanıklar hakkında zamanaşımı nedeniyle düşme ve nakil vasıtası aracın sahibine iadesine karar verildiği, Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin bu ilamından sonra Gürpınar Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/200 Esas, 2017/110 Karar sayılı ilamı ile aynı konuda yeniden kurulan hükmün "yok hükmünde" olduğu ve bu nedenle aracın sahibine iadesine ilişkin kararın 22.06.2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Davacıya ait araca 09.08.2004 tarihinde el konulduğu, el koyma işleminin 01.06.2005 tarihinden önce gerçekleşmiş olması nedeniyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 6. maddesine göre, davanın 466 sayılı Kanun hükümlerine tabi olduğu, haksız el koyma işleminin gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanun Dışı Yakalanan veya Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi Hakkında Kanunun 1. maddesinin 6. fıkrasında hangi hallerde tazminat istenebileceğinin tahdidi şekilde sıralandığı ve anılan Kanunun 1. maddesi kapsamında haksız el koyma nedeniyle tazminat isteme konusunda düzenleme bulunmadığı, 466 sayılı Kanunun 1. maddesi hükmü nedeniyle haksız el koyma nedeniyle tazminat istenemeyeceği, 01.06.2005 tarihi ile iadesine karar verilen tarih arasındaki el koyma işleminin ise 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa tabi olduğu ve her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 141 inci maddesinin birinci fıkrasının j bendinde “Eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen,” kişilerin uğramış olduğu zararları Devletten isteyebileceği belirtilmiş ise de 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 142 inci maddesinin birinci bendinde koruma tedbirleri nedeniyle tazminat istemlerinin her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde dava konusu edilebileceğinin belirtildiği, bu kapsamda tazminat talebinin dayanağı olan Gürpınar Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/202 Esas ve 2012/4 Karar sayılı hükmünün 22.06.2015 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının ise hükmün kesinleşme tarihini izleyen bir yıllık süre geçtikten sonra 09.04.2019 tarihinde açıldığı gözetilerek süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Van 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.10.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla