Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2022/4121 E. , 2025/7691 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/546 E., 2021/478 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2022/4121 E. , 2025/7691 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/546 E., 2021/478 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı, tutukluluk, el koyma, tutuklama işlemine karşı Kanunda öngörülen başvuru imkanlarından etkin olarak yararlandırılmama nedeniyle 187.400,00 TL maddi ve 5.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin maddi tazminat talebi yönünden el koyma sırasındaki kur ve fiyat artışından kaynaklandığını iddia ettiği zarara ilişkin belgelendirme yapamadığı,ceza dava dosyasında kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine beraat etmesi nedeniyle maktu vekalet ücretine hükmolunacağı fazlaya ilişkin yapılan anlaşmanın maddi tazminat kapsamında değerlendirilemeyeceği , cezaevi giderleri ve yol masrafları gibi harcamaların maddi tazminat kapsamında değerlendirilemeyeceği davacının son maaşlarını kesintili olarak Ağustos ve Eylül aylarında aldığı, davacının açıkta olması sebebiyle bu süreçte maaşından kesinti yapılan kısmı 5271 sayılı CMK'nın 141-144 maddelerinde düzenlenen koruma tedbirlerine ilişkin tazminat davalarında istenemeyip, idare hukuka esaslarına göre ilgili kurumdan talep edilebileceği kanaatiyle 15.10.2016 tarihi ile tahliye tarihi olan 30.05.2017 tarihleri arasında net asgari ücret tarifesi üzerinden hesaplanarak 14.088.87 TL maddi ve 35.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 18.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine maddi tazminat miktarının 10.915,98 TL, manevi tazminatın 30.000,00 TL'ye indirilmesi ve değişen vekalet ücreti bakımından hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacının tutuklanması nedeniyle çalışamamaktan kaynaklı gelir kaybının bulunduğuna ve tahliye olduktan sonra iş bulamadığına, müvekkilin tutuklu kaldığı dönemlerde ziyaretlerinde yapmış oldukları asgari masraflarında tazminat hesabına dahil edilmesi gerektiğine, müvekkilinin el koyma nedeniyle bankada 80.000,00 TL'lik mevduatını kullanamadığına başkaca emtia ve dövize çeviremediğinden 26.000,00TLkur farkı zararı olduğuna bu hususun dikkate alınması gerektiğine, ceza davasında temsil edilmek üzere ödenen vekalet ücretinin maddi tazminat kapsamına dahil edilmesi gerektiğine, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın çok eksik olduğuna, ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.04.2019 tarih, 2018/64 Esas ve 2019/110 Karar sayılı sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 18.07.2016-30.05.2017 tarihleri arasında 316 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama neticesinde beraatine karar verildiği, beraat kararının 01.07.2020 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen kararın davacıya 07.09.2020 tarihinde tebliğ edildiği, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen 3 aylık süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Davacının 24.08.2016 tarihli HSYK Genel Kurul kararıyla ihraç edildiği, en son Eylül ayına ait maaş ödemesinin yapıldığı, devlet memurlarına maaşların peşin ödenmesi nedeniyle 15.10.2016-30.05.2017 tarihleri arası davacının maddi tazminat hakkı doğduğu kabulünde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte net asgari ücret üzerinden yapılan hesaba göre maddi tazminatın "10.248,44" TL olarak belirlenmesi gerekirken davacı lehine fazla maddi tazminata hükmedilmesi ve maddi tazminata ilişkin faiz başlangıç tarihinin 15.10.2016 olarak belirlenmesi gerekirken gözaltı tarihi olarak belirlenmesi temyiz edenin sıfatı doğrultusunda bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1-5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinde suç soruşturması veya kovuşturması sırasında eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen, kişilerin maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebileceği hüküm altına alınmıştır. 668 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin soruşturma ve kovuşturma işlemleri başlıklı üçüncü maddesinin ilgili kısmı şöyledir; ''(1) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar, 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar ve toplu işlenen suçlar bakımından, olağanüstü halin devamı süresince; ..... ı) 5271 sayılı Kanunun 128 inci maddesi uyarınca yapılacak elkoymaya, maddenin birinci fıkrasında belirtilen rapor alınmadan, sulh ceza hâkimliğince karar verilebilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı da elkoymaya karar verebilir. Hâkim kararı olmaksızın yapılan elkoyma işlemi, beş gün içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını elkoymadan itibaren on gün içinde açıklar; aksi halde elkoyma kendiliğinden kalkar.... ''denilmektedir. Tazminat davasına konu Ankara 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/3971 D.İş sayılı kararı ile 29.07.2016 tarihinde davacının malvarlığına tedbir konulmasına karar verildiği, Ankara 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 21.11.2016 tarihli 2016/6195 D.İş sayılı kararı ile malvarlıklarına ilişkin tedbir kararlarının kaldırıldığı, uygulanan tedbir kararının 5271 sayılı Kanun'un 128 inci maddesinin birinci ve ikinci maddesi ve 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 3 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince verildiği, davacının tazminat talebinin CMK'nın 141/1-j maddesi uyarınca banka maaş hesabına bloke konulması dolayısıyla parasını kullanamadığı ve faiz gelirinden yoksun kaldığına yönelik olduğu dikkate alındığında davacının maaş hesabında tedbir tarihi itibarıyla ne kadar paranın olduğu, tedbir kararının kaldırılmasından sonra iade edilen miktarın ne kadar olduğu, yasal faiz işletilip işletilmediği araştırılarak el konulan paraya faiz işletilmemiş ise; bilirkişi marifetiyle bu döneme ilişkin uygulanacak yasal faizin tespiti ile maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma neticesinde hüküm kurulması, 2-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, 316 gün gözaltı ve tutukluluk süresi bakımından belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Terör örgütü üyeliğinden 316 gün gözaltı ve tutuklu kalıp beraat eden davacının banka maaş hesabına Sulh Ceza Hakimliği kararıyla bloke konulmuş, yaklaşık dört ay sonra kaldırılmıştır. Davacı bu sürede parasını kullanamadığını ve faiz gelirinden yoksun kaldığını ileri sürmüş; mahkeme kısmen kabul etmiş, istinaf miktarları indirmiştir.
Hukuki İlke: CMK 141/1-j uyarınca banka maaş hesabına bloke konulup parasını kullanamayan ve faiz gelirinden yoksun kalan davacı için; tedbir tarihindeki para miktarı, iade edilen tutar ve yasal faiz işletilip işletilmediği araştırılarak, faiz işletilmemişse bilirkişi marifetiyle bu döneme ilişkin yasal faiz hesaplanıp maddi tazminat olarak ödenmelidir.
Uygulama Sonucu: Bozma. Maaş hesabına bloke süresince yoksun kalınan yasal faize ilişkin 141/1-j maddi tazminatın bilirkişi incelemesiyle hesaplanmaması ve 316 günlük süreye göre eksik manevi tazminata hükmedilmesi nedeniyle bozulmuştur.
Dava Strateji Notu: Banka hesabına bloke konulan davacı, blokaj süresince paranın nemasından yoksun kaldığını ileri sürerek yasal faiz tutarını 141/1-j maddi zararı olarak isteyebilir; vekil, hesaptaki bakiyeyi, bloke ve kaldırma tarihlerini ve faiz işletilmediğini belgeleyip bilirkişi hesabı talep etmelidir.