İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2022/5218 Karar: 2026/441 Tarih: 2026

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2022/5218 K.2026/441

12. Ceza Dairesi 2022/5218 E. , 2026/441 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2020/864 E., 2021/1423 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM: Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Böl

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2022/5218 E. , 2026/441 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2020/864 E., 2021/1423 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM: Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Böl

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2022/5218 E. , 2026/441 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2020/864 E., 2021/1423 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM: Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi; Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesince verilen maddi tazminatın reddine ilişkin kararının kesin olduğu belirtilmiş ise de, temyiz kesinlik sınırının davacı tarafından talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarının toplamının reddedilen kısmı üzerinden, davalı bakımından ise kabul edilen maddi ve manevi tazminat miktarının toplamı üzerinden değerlendirileceği, maddi tazminat ve manevi tazminat bakımından ayrı ayrı değerlendirilemeyeceği ve düzenlenen kesinleştirme şerhinin yok hükmünde olduğunun kabulü ile yapılan incelemede, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, tutukluma, el koyma ve adli kontrol nedeniyle 50.000,00 TL maddi tazminatın tahliye tarihinden ve 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile maddi tazminat talebinin reddine ve 20.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 21.07.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; hükümdeki manevi tazminat miktarının 26.000,00 TL ve vekalet ücretinin 3.900,00 TL olarak değiştirilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; maddi tazminatın reddi kararının doğru olmadığına, davacının açıkta kaldığı süre eksik ödenen maaşının ve ödenmeyen terör tazminatlarının bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğine, el konulan ve iade edilmeyen cep telefonları nedeniyle maddi kaybı olduğuna, hükmedilen manevi tazminatın çok eksik olduğuna ve bu nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/1 62... /369 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 21.07.2016 tarihinde gözaltına alındığı, 28.07.2016 tarihinde tutuklandığı, 14.04.2017 tarihinde tahliye edildiği, 21.07.2016-14.04.2017 tarihleri arasında 267 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 23.09.2019 tarihinde kesinleştiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı ve tutuklamanın mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından manevi tazminat miktarının ve vekalet ücretinin değiştirilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Gerekçeli karar başlığında, ''Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat" olan dava adının ''Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat talebi'' olarak yazılması mahalinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1-Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dosyasında davacı hakkında cep telefonlarına el konulması, el konulan eşyaların zamanında iade edilmemesi nedenine dayalı olarak da davacının tazminat talebinde bulunulduğu anlaşılmakla; el koyma işlemleri esnasında davacıya ait telefon ve dijital materyallerden imaj alınması suretiyle işlem yapılabilecekken el konulmasının CMK'nın 141/1-j maddesindeki ''Eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen'' kapsamında değerlendirilebileceği, her ne kadar 668 sayılı KHK'nın 3-j bendi uyarınca el koyma işlemine ilişkin ayrıksı düzenleme yapılmışsa da, bahse konu yargılamada suç tarihinin 21.07.2016 olarak belirtilmesi nedeniyle anılan KHK'nın yürürlükte bulunmadığı döneme ilişkin de olabileceği anlaşılmakla, tazminata konu dava dosyasının incelenerek davacının talebinin 5271 sayılı Kanun'un CMK 141/1-j bendi kapsamında kalıp kalmadığı yönünde bir değerlendirme yapılmadan, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi, 2-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Gazinantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.01.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Davacı, Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki silahlı terör örgütüne üye olma yargılamasında 21.07.2016'da gözaltına alınıp 28.07.2016'da tutuklanmış, 14.04.2017'de tahliye edilerek toplam 267 gün özgürlüğünden yoksun kalmış ve beraat etmiştir. Tazminat davasında maddi talep reddedilip 20.000 TL manevi tazminata hükmedilmiş, Gaziantep BAM 16. Ceza Dairesi manevi tazminatı 26.000 TL'ye çıkararak istinafı düzelterek esastan reddetmiş ve maddi tazminat reddini kesin olarak şerh etmiştir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi bu kesinleştirme şerhini yok hükmünde sayarak temyizi esastan incelemiş ve kararı bozmuştur.

Hukuki İlke: Temyiz kesinlik sınırı, davacı bakımından talep edilen maddi ve manevi tazminat toplamının reddedilen kısmı, davalı bakımından ise kabul edilen toplam üzerinden değerlendirilir; maddi ve manevi tazminat için ayrı ayrı kesinlik değerlendirmesi yapılamaz ve buna aykırı kesinleştirme şerhi yok hükmündedir. Esasa ilişkin olarak da, iade edilmeyen cep telefonlarına imaj alma imkanına rağmen el konulması CMK 141/1-j kapsamında değerlendirilebilir; suç tarihinin 21.07.2016 gösterilmesi karşısında 668 sayılı KHK'nın 3-j bendindeki ayrıksı rejimin dönemi kapsamayabileceği araştırılmalıdır.

Uygulama Sonucu: Bozma (CMK 302/2, Tebliğname'ye aykırı olarak): telefonlara el koyma talebi 141/1-j yönünden hiç değerlendirilmeden hüküm kurulması ve 267 günlük tutukluluğa göre manevi tazminatın eksik belirlenmesi hukuka aykırı görülmüş; karar başlığındaki dava adı yazımı ise mahallinde düzeltilebilir hata sayılmıştır.

Dava Strateji Notu: BAM'ın 'maddi tazminat reddi kesindir' şerhi vekili yanıltmamalıdır; bu karar, kesinlik sınırının maddi-manevi toplam talep üzerinden hesaplandığını ve hatalı şerhin yok hükmünde olduğunu açıkça ortaya koyduğundan, ret kalemleri için de temyiz yoluna gidilmelidir. Eksik ödenen maaş ve iade edilmeyen telefonlar gibi kalemler dilekçede tek tek sayılırsa, mahkemenin bunları tartışmaması başlı başına bozma sebebi yapılabilmektedir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla