İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2022/6142 Karar: 2024/83 Tarih: 2024

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2022/6142 K.2024/83

12. Ceza Dairesi 2022/6142 E. , 2024/83 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafi, katılan vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama - ret Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; kar

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2022/6142 E. , 2024/83 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafi, katılan vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama - ret Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; kar

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2022/6142 E. , 2024/83 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafi, katılan vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama - ret Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kemalpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.03.2016 tarihli 2015/316 Esas, 2016/205 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (b) ve (e) bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 4.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 1 yıl süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Kemalpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.03.2016 tarihli 2015/316 Esas, 2016/205 Karar sayılı kararına sanık müdafi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 20.10.2020 tarihli 2019/7110 Esas, 2020/5352 Karar sayılı kararı ile; "basit yargılama usulü uygulanması gerektiği" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine Kemalpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.05.2021 tarihli 2021/1 Esas, 2021/270 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (b) ve (e) bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasının son fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 3.360 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 1 yıl süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 4. Katılan vekilinin itirazı üzerine ve temyiz incelemesine konu Kemalpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.02.2022 tarihli 2021/352 Esas, 2022/36 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (b) ve (e) bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasının son fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 3.360 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 1 yıl süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 04.08.2022 tarihli ve 2022/101158 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık müdafinin temyiz isteminin kusur raporuna itiraz edildiğine, yaya trafiğine uygun olmayan yolda yürüyen katılanın da sanık ile aynı oranda kusurlu olduğuna ilişkindir. 2.Katılan vekilinin temyiz isteminin sanık hakkında verilen temel cezanın üst sınırdan verilmesi gerektiğine, tam ve asli kusurlu katılanın işitme kaybı ve kemik kırığı şeklinde yaralanmasına sebep olan sanık hakkında verilen cezanın az olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.35 D 5268 plakalı sürücüsü sanık ... Kösenin Turgutlu ilçesinden İzmir istikametine seyri sırasında yağmurlu havada olay yerine geldiğinde havanın yağmurlu yolun ıslak ve kaygan olması ile sanığın aracının hızını hava şartlarına göre ayarlayamadığından direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sağındaki bariyere vurduğu ve ardından yolun sağında banket üzerinde yürüyen katılan yayaya çarpması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana gelmiştir. 2.Kaza tespit tutanağına göre, kazanın oluşumunda sanığın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendini ihlal ettiğinden tamamen kusurlu olduğu, yaya ...’in ise bankette yürüyerek kusur ve kabahatinin olmadığı belirlenmiştir. 3.Mahkemesince keşif üzerine alınan 12.03.2016 tarihli bilirkişi raporunda, sanığın 2918 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca tamamen asli kusurlu olduğu, yay ...'in ise yolun sağında banket üzerinde olması gereken yerde yaya olarak yürüdüğü esnada yol üzerinde kontrolü kaybederek gelen ve demir korkuluğa çarparak akabinde kendisine çarpıp 118 metre sonra ancak durabilen aracın kusuru ile kazanın meydana geldiği anlaşıldığından bu kazanın oluşumunda kusur ve kabahatinin olmadığı belirlenmiştir. 4. Adli Tıp Kurumu İzmir Adli Tıp Şube Müdürlüğü 24.06.2015 tarihli raporunda katılan ...’de yaralanmasının kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını ağır (5) derecede etkileyecek nitelikte olduğu, yüzde sabit iz niteliğinde olup olmadığı yönünden değerlendirmenin olay tarihinden en az 6 ay sonra kontrol muayenesi sonrasında yapılabileceği, sol kulağındaki işitme kaybının "duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına ya da yitirilmesine" neden olup olmadığı hususunda rapor düzenlenebilmesi için, iyileşmesinin tamamlanmasından sonra kulak burun boğaz uzmanınca muayenesi sonrasında yapılabileceği bildirilmiştir. 5. Adli Tıp Kurumu İzmir Adli Tıp Şube Müdürlüğü 08.02.2016 tarihli raporunda, şahısta tarif edilen sol kulaktaki 50 dB'den az (43 dB) işitme kaybının duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına ya da yitirilmesine neden olmadığı, yüz sınırları içerisinde tarif ve tespit edilen lezyonların yüzde sabit iz niteliğinde olmadığı bildirilmiştir. 6. Sanığın aşamalarda alınan savunmalarında olay tarihinde servis aracı kullanıyor olduğunu, akşam 18:30 sıralarında araçla Ankara-İzmir yolunda Sütçüler kavşağını geçtikten sonra direksiyon hakimiyetini kaybederek bariyerlere çarptığını, emniyet şeridinde de katılana çarptığını, olanlar nedeniyle pişman olduğunu beyan etmiştir. IV. GEREKÇE A.Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Katılan vekilinin huzurunda yüzüne karşı 01.02.2022 tarihinde verilen karara karşı, 5271 sayılı Kanun'un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen onbeş günlük kanunî süre geçtikten sonra 12.04.2022 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz isteminin süresi içinde başvurulmadığından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 298 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir. B. Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Yönünden; 1.5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak tamemen kusurlu sanık hakkında belirlenen temel cezanın sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerektiğinden, teşdiden hüküm kurulması, oluş ve dosya kapsamına uygun görüldüğünden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, bir kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum ve ağır (5) derecede kemik kırığı şeklinde yaralanmasına sebebiyet veren sanık hakkında temel cezanın 180 gün adli para cezası olarak belirlenmesinin, işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı, hak, adalet ve nasafet kuralları ile dava dosyası içeriğine uygun olduğu anlaşıldığından, hükümde bu nedene dayalı hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Dosyada mevcut keşif üzerine alınan bilirkişi raporu ile kaza tespit tutanağı ile sanığın kusur durumuna ilişkin kanaatin aynı olduğu, dosya kapsamında alınan raporun oluş ve dosya kapsamıyla uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği, denetime elverişli, yasal dayanağa haiz ve yeterli olduğu anlaşılmakla, dosyadaki bilgi ve belgelerden mahkemenin uygulamasının isabetli olduğu anlaşılarak hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık görülmemiştir. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR A. Katılan Vekilinin İstemi Yönünden; Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Kemalpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.02.2022 tarihli 2021/352 Esas, 2022/36 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B.Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Yönünden; Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Kemalpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.02.2022 tarihli 2021/352 Esas, 2022/36 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.01.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla