Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2022/7069 E. , 2026/3648 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/774 E., 2021/3170K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma, Temyiz isteminin reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik ist
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2022/7069 E. , 2026/3648 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/774 E., 2021/3170K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma, Temyiz isteminin reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız yakalama, gözaltı, tutukluluk, hukuka aykırı el koyma ve adli kontrol tedbiri uygulanmış olması nedeniyle 500.000,00 TL maddi ve 1.500.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile davacının mal varlığı üzerine tedbir konulması nedeniyle zarara uğradığına dair bilge ve belge sunmadığı; davacının ve ailesinin davacının cezaevinde olmasından dolayı masraflar yaptığını belirtmiş ise de cezaevi harcamalarının koruma tedbirleri nedeniyle tazminat kapsamında olmadığı; davacının cep telefonun şifresini unutması nedeniyle telefonunu kullanamadığını belirtmiş ise de buna ilişkin somut bir zarar gösterilmediği belirtilerek bu taleplerin maddi tazminat kapsamında değerlendirilmeyeceği gerekçesiyle gözaltı ile tahliye tarihleri arasında net asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama ile 20.492,01 TL maddi, 90.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 12.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminat hesabının davacının en son Ağustos maaşı aldığı dikkate alınarak 14.09.2016 ile tahliye tarihleri arasında hesaplanması gerektiğinden bahisle maddi tazminatın 18.874,87 TL'ye indirilmesi ve faiz başlangıç tarihinin de 14.09.2016 olarak belirlenmesi, manevi tazminatın 38.000,00TL'ye indirilmesi suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekilince temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, davalı vekilinin temyiz isteminin kesinlik sınırı itibariyle reddine, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmolunan manevi tazminatın düşük olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; maddi tazminat hesabının maaş üzerinden yapılması gerekirken asgari ücret üzerinden yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, cezaevi harcamaları ile yol masraflarının da tazminat hesabında dikkate alınması gerektiğine, atılı suçlamanın niteliği ve müvekkili üzerindeki olumsuz etkileri nazara alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının çok eksik olduğuna, diğer tazminat talepleri bakımından bir değerlendirme yapılmadığına, müvekkilinin malvarlığı üzerine tedbir konulması nedeniyle, adli kontrol hükümleri uygulanması nedeniyle de tazminata hükmolunması gerektiğine, ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz sebepleri; eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulduğuna, davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, reddedilen kısım yönünden Hazine lehine vekalet ücretine hükmolunmaması ve yargılama giderlerinin Hazine üzerine bırakılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Ankara 21. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/196 Esas, 2019/137 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 12.08.2016-06.11.2017 tarihleri arasında 452 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama neticesinde 20.03.2019 tarihinde beraatine karar verildiği, beraat kararının 28.03.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme şerhli gerekçeli kararın tebliğ edilmediği, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, Kanun'da öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından maddi ve manevi tazminat miktarlarının düşürülmesi, maddi tazminat faiz başlangıç tarihinin değiştirilmesi suretiyle hükmün düzeltilerek tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Davalı vekilinin temyiz isteminin, davacı vekilinin 22.12.2021 tarihli temyiz dilekçesinin tebliğ edilmesinin ardından 24.12.2021 tarihinde yapıldığı ve bu itibarla katılma yoluyla temyiz isteminde bulunulduğu anlaşıldığından, tebliğnamedeki kesinlik sınırı itibariyle ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1- 5271 sayılı Kanunun 141/1-j bendinde ise "Eşyasına veya diğer mal varlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde el konulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer mal varlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen,...." kişilerin tazminat isteyebileceklerinin hüküm altına alındığı, davacının tazminat istemi arasında tüm malvarlığına, banka hesaplarına hukuka aykırı bloke konulması nedeniyle maddi zararı olduğunu belirtmesi karşısında Mahkemece el koyma karar ve tutanaklarının dosya arasına alınması ve talep yönünden değerlendirme yapılması, özellikle bloke konulan banka hesaplarına ilişkin tedbirin konulduğu ve blokenin kaldırıldığı aralık esas alınmak üzere bu döneme ilişkin faiz işletilip işletilmediği, faiz işletilmemiş olması halinde bilirkişi marifetiyle bu döneme ilişkin uygulanacak yasal faizin tespiti ile maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.04.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Silahlı terör örgütüne üye olma suçlamasıyla 452 gün gözaltında ve tutuklu kalıp beraat eden davacı, yakalama, tutukluluk, elkoyma ve adli kontrol nedeniyle 500.000,00 TL maddi ve 1.500.000,00 TL manevi tazminat istemiştir. İlk Derece Mahkemesi 20.492,01 TL maddi ve 90.000,00 TL manevi tazminata hükmetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi bu miktarları 18.874,87 TL ve 38.000,00 TL'ye indirmiş, 12. Ceza Dairesi istinaf kararını davacı lehine bozmuştur.
Hukuki İlke: Davacı tüm malvarlığına ve banka hesaplarına hukuka aykırı bloke konulduğunu ileri sürmüşse, mahkeme CMK 141/1-j uyarınca elkoyma karar ve tutanaklarını dosyaya alıp blokenin konulduğu ve kaldırıldığı aralıkta hesaplara faiz işletilip işletilmediğini araştırmalı, faiz işletilmemişse bilirkişiyle tespit edilecek yasal faizi maddi tazminat olarak ödetmelidir.
Uygulama Sonucu: Bozma: Daire, banka hesaplarındaki bloke dönemine ilişkin faiz kaybının maddi tazminat kapsamında araştırılmamasını ve 452 günlük tutukluluğa karşın istinafça indirilen manevi tazminatın ölçütlere göre eksik kalmasını hukuka aykırı bularak kararı oy birliğiyle bozmuş, davalının katılma yoluyla temyizini de kesinlik sınırından reddetmemiştir.
Dava Strateji Notu: Banka hesabına bloke konulan müvekkil için bloke süresince mahrum kalınan yasal faiz, bilirkişi hesabıyla istenebilecek somut ve bu kararla tanınmış bir maddi zarar kalemidir; dilekçede blokenin başlangıç-kaldırılma tarihleri ve hesap dökümü açıkça gösterilerek bu talep ayrıca kurgulanmalıdır.