KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2022/78 E., 2022/2119 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2022
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Dava
- Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
- Hüküm
- Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
Karar Metni
523 kelime·3 dk okuma
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hükme yönelik, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda 10.06.2020 tarihli, 2020/483 Esas, 2020/463 Karar sayılı "düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" ilişkin kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davaları her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununda düzenlenmiş ise de özel hukuk yanı ağır basan bir dava olması nedeniyle bu Kanunda düzenlenme bulunmayan hallerde tazminat hukukunun genel prensipleri çerçevesinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun uygulanması gerekmektedir.
Ceza Muhakemeleri Kanununun 280/1. maddesinde düzenlenen duruşma açılmadan düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilebilecek haller bir suç kovuşturması sonucu verilen hükümler için geçerli olup doğrudan tazminat davalarında uygulanması mümkün değildir.
Bu nedenle Hukuk Muhakemeleri Kanununun istinafa ilişkin hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanması gerekmekte olup, aynı Kanunun 353. maddesi gereğince tazminat miktarlarının azaltılması veya artırılmasının duruşma açılmaksızın düzeltilerek esastan reddine karar verilmesinde bir engel bulunmadığından tebliğnamedeki tazminat miktarının eksiltilmesinin duruşma açılarak yapılması gerektiğine ilişkin bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Tazminat talebinin dayanağı olan Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 2019/577 Esas – 2019/988 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 05.01.2017 – 12.06.2019 tarihleri arasında 2 yıl 5 ay 7 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda 2 yıl 1 ay hapis cezası ile mahkumiyetine hükmedildiği, mahkumiyet hükmünün 14.06.2019 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla;
Davacının hükümlülükten fazla tutukluluk süresi için 100.000 TL maddi, 100.000 TL manevi tazminatın mahkumiyet kararının kesinleşme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece koşullu salı verilme tarihinden tahliye tarihi arasındaki dönem için 21.286,81 TL maddi,
20.000 TL manevi tazminatın mahkumiyet kararının kesinleşme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmesi üzerine davacı vekili ve davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda davacının 2 yıl 1 ay hapis cezasına mahkumiyetinden fazla olan 128 günlük tutukluluk süresi için tazminata hak kazandığı belirtilerek maddi tazminatın 8.608 TL’ye manevi tazminatın 11.000 TL’ye indirilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin koşullu salıverme süresinden fazla olan tutukluluk süresi için tazminata hükmedilmesi gerektiği, hükmedilen tazminat miktarının eksik olduğuna ilişkin tüm temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve Kanuna uygun bulunan Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 10.06.2020 tarihli, 2020/483 Esas,
2020/463 Karar sayılı düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karara karşı yapılan temyiz isteminin isteme aykırı olarak 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/78, K. 2022/2119, 21 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama