KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2023/3604 E., 2024/3813 K.
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2024
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2022/1342 E., 2022/2207 K
- Suç
- Taksirle yaralama
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun kabulü ile; 5271 sayılı Kanunun 280/2. maddesi uyarınca yeniden yapılan yargılama sonucu kurulan mahkumiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince verilen, sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/4, 62/1,50/1-a, 52/2-4, 53/6 maddeleri uyarınca sonuç ceza olarak hapisten çevrilen 4.000,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına dair hükmün, Bölge Adliye Mahkemesince katılan ... vekilinin ve sanık müdafinin istinaf başvurularının kabulü ile yeniden yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/4, 22/3, 62/1, 53/6 maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet
Karar Detayı
602 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Başsavcılığınca sanık müdafinin temyiz istemlerinin reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz sebepleri . Olayda bilinçli taksir unsurlarının bulunmadığı ile sanık hakkında fazla ceza tayini ve şartları mevcutken lehe hükümlerin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğu ile re'sen dikkate alınacak nedenlere ilişkindir .
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki minibüs ile meskun mahal dışında, bölünmüş, tek yönlü, asfalt kaplama, aydınlatmanın bulunduğu otoyol üzerinde gece vakti seyri esnasında ön istikametinde meydana gelmiş başkaca kaza nedeni yolun sağ şeridi üzerinde durur vaziyette bulunan, hakkında verilen beraat hükmü kesinleşen sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki tırın dorse kısmına arkadan çarpması sonucu sanığın asli ve tam kusuru ile aracında yolcu olarak bulunan katılan ...'ın hayati tehlikeye neden olur, basit tıbbi müdahale ile giderilemez,
kırığın hayati fonksiyonlara etkisi orta(2) derece olacak ve duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde, bir diğer yolcu katılan ...'ın hayati tehlikeye neden olmaz, basit tıbbi müdahale ile giderilemez, kırığın hayati fonksiyonlara etkisi ağır(5)) derece olacak nitelikte yaralanmalarına sebebiyet verdiği olayda,
2. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede.
2 kişinin nitelikli şekilde yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde, dosya içeriğinde mevcut bulunan 07/09/2021 ve 23/12/2021 tarihli Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin raporları doğrultusunda tam ve asli kusurlu kabul edilen sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 89/4 maddesindeki taksirle yaralama suçundan, mahkûmiyet kararı verilmiştir.
3. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan ... vekilinin ve sanık müdafinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden yapılan yargılama sonucunda, sanığın kaza mahalline kadar sürekli olarak cep telefonu ile konuşurken yola dikkatini vermeyerek kaza yapmış olması nedeniyle somut olayda bilinçli taksir unsurlarının bulunduğu anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 89/4 maddesindeki taksirle yaralama suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi