İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2023/4163 Karar: 2023/5398 Tarih: 2023

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/4163 K.2023/5398

12. Ceza Dairesi 2023/4163 E. , 2023/5398 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2162 E., 2023/255 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak kurulan mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İ

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2023/4163 E. , 2023/5398 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2162 E., 2023/255 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak kurulan mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İ

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2023/4163 E. , 2023/5398 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2162 E., 2023/255 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak kurulan mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 25.Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2022 tarihli ve 2022/48 Esas, 2022/400 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 21.02.2023 tarihli ve 2022/2162 Esas, 2023/255 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme sonucu, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak sanık hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası gereğince 3.750,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 16.04.2023 havale tarihli ve 2023/38496 sayılı, "Temyiz Talebinin Esastan Reddi ile Hükmün Onanması" görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi; mağdurun kaza sonrası alınan raporunda yaralanmadığının tespit edildiği, sonradan alınan raporun hükme esas alınamayacağına, havanın yağmurlu olması nedeniyle görüş mesafesinin kısa olması nedeniyle kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığına, hükmün bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü; 1.İzmir 25.Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2022 tarihli ve 2022/48 Esas, 2022/400 Karar sayılı kararı ile; "...Katılanın aşamalarda alınan ifadelerinde; kaza nedeniyle ve çarpmanın etkisiyle önce sağa sola savrulduğunu, araca çarptığını ve akabinde bariyerlerin önünde durduğunu, göğsünü direksiyona çarptığını ve yaralandığını beyan ettiği, alınan doktor raporu incelendiğinde; katılanın göğüste ağrı yakınması bulunduğunun ve radyolojik tetkiklerin normal olduğunun belirtildiği, harici muayenede de herhangi bir travmatik bulgunun bulunmadığının belirtildiği, katılanın yaralanmasına ilişkin iddianın doktor raporu ile doğrulanmadığı, ispat edilemediği, bu nedenle sanığın üzerine atılı taksirle katılanı yaraladığına ilişkin iddianın, sanık hakkında mahkumiyet kararı vermeye yeterli, her türlü şüpheden arınmış, somut, kesin ve inandırıcı deliller ile ispat edilemediği anlaşıldığından, sanık hakkında açılan davada CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca delil yetersizliği..." gerekçeleri ile;sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiş olduğu, bu karara karşı katılan vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. 2.Katılan ...'ın 20.05.2021 günü saat 16:30 sıralarında sevk ve idaresindeki ... plaka numaralı otomobili ile İzmir Çevreyolu üzerinde Karşıyaka-Onur Mahallesi istikametine orta şerit üzerinde seyir halindeyken, önündeki aracın fren yapması nedeniyle frene basarak yavaşladığında, arkasında seyreden sanık ...'nun sevk ve idaresindeki . ... plaka sayılı aracının ön kısımları ile katılanın aracına arkadan çarptığı, çarpmanın etkisiyle direksiyon hakimiyetini kaybeden katılanın başka bir otomobile çarparak durabildiği, kaza sonucu katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir biçimde yaralandığı anlaşılmaktadır. 3. Olay sonrası düzenlenen Trafik Kazası Tespit Tutanağında kazada; sanığın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı kanun) 56/1c maddesindeki, "Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar." maddesine uymayarak kusurlu olduğu, diğer ... sürücüsünün bir kusurunun bulunmadığının belirtildiği görülmektedir. 4. Medicalpark Hastanesinde düzenlenen adli raporda ve İzmir Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 09.08.2021 tarihli raporunda; trafik kazası öyküsü sonrası katılanın muayenesinde yumuşak doku travması bulgusu ve sol ön kol dış yüzünde 10 cm çizgisel kızarıklık olduğu, katılanın yaralanmasının, basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğu, yaşamını tehlikeye sokmadığı, kemik kırığının olmadığının bildirildiği tespit edilmiştir. 5.Sanığın üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği yargılama aşamasında alınan ifadesinde de; "...Olay zamanı aracım ile Karşıyaka'dan Uzundere'ye çevre yolundan seyir halindeydim. Hızım 70-80KM idi. Olay yerine geldiğimde, müşteki önümde aracı ile seyir halindeydi. O'nun önünde de bir ... vardı. Müştekinin önündeki ... fren yapınca, müşteki de yavaşlamaya başladı. Ben de yavaşlamaya başlamıştım, ancak aracımın tekerleri kaydı ve müştekinin aracına arkadan çarpmak zorunda kaldım. Olay öğleden sonra saat 15:00 sıralarında oldu. Hava yağışlı değildi. Kullandığım ... Ford Connect markaydı. Araçta yük vardı. O nedenle teker kaydı. Olay bu şekilde oldu. Ben bu olay nedeniyle kusurlu değilim. Beraatimi istiyorum. Frene bastım, ancak tekerler kaydı. Ben müştekiye çarpınca, müşteki sol şeritteki bir araca çarptı, daha sonra sağ şeritteki bir araca çarptı. Sol şeritte bariyerlerin önünde durdu..." şeklinde savunma yaptığı görülmektedir. 6. Katılanın her aşamada sanıktan şikayetçi olduğunu beyan ettiği ve Mahkemece 21.04.2022 tarihinde hakkında katılma kararı verildiği, duruşmada alınan ifadesinde, "...Olay zamanı ben ... Hastanesinde anestezi teknikeri olarak çalıştığım için işten çıktım. Aracım ile Çiğli'den Bayraklı istikametine doğru otobanda seyir halindeydim. Trafik ışıklarına gelmeden trafik yoğundu. Orta şeritteydim. Önümdeki aracın fren lambalarının yandığını gördüm. Ben de yavaşladım. Sola geçmek için aynaya baktım. Solda trafik akıyordu. Sola geçemedim. Arkadan gelen aracı gördüm. Onun hızlı geldiğini görünce direksiyonumu sağa yada sola kıramadım. Sanık aracı ile arkadan gelerek bana çarptı. Çarpmanın etkisi ile önce sola savruldum. Bir araca çarptım. Tekrar sağa savruldum. Sağdaki araca çarptım. Bariyerlerin önünde sola doğru durdum. Bu olay nedeniyle göğsümü direksiyona çarptım, yaralandım. Bu olay nedeniyle 18.000 TL maddi zararım oluştu. Sanığın sigortası zararımı giderdi. Sanık hakkında şikayetçiyim. Kamu davasına katılmak istiyorum..." şeklinde beyanı olduğu ayrıca taraflar arasında uzlaşmanın gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. 7. Tanık ....'nün beyanında; "20/05/2021 günü otobanda seyir halindeydim. Sanığın kullanmış olduğu aracın, müştekinin kullanmış olduğu araca çarptığını gördüm. Ben fren yaptım, ancak sanık kullanmış olduğu ... ile benim kullanmış olduğum araca da çarpmıştır ve sonrasında durabilmiştir. Sanığın hızı tahmin ettiğim kadarıyla 100 KM civarındaydı, yani fazla hızı yoktu. Dikkatimi çeken kural ihlali olmadı" dediği, Tanık ....'nın beyanında; "Ben daha önce ifade vermiştim o ifademi aynen tekrar ederim, olay günü sevk ve idaremde bulunan... plakalı sayılı ... ile çevreyolu üzerinden Bornova istikametine doğru seyir halindeydim, sağ şeritte gidiyordum trafik yavaş ilerliyordu ve trafik yoğundu, bir an arkadan kaza sesi duydum bunun akabinde benim aracımın sol ön kapıya bir ... çarptı , benim aracımın sol airbag açılınca soldan sol kolum hafif şekilde yandı, aracım kilitlendi ve durdu, sol kapıda hasar oldu, sol ön lastik patladı, kazayı gören vatandaşlar aracımı itekleyerek emniyet şeridine aldılar, araçtan indim, bana çarpan arabanın siyah renkli opel marka ... plakalı ... olduğunu gördüm, bu aracı kullanan kişinin sanık olduğunu benden önce çarptığı araçta müştekinin olduğunu sonradan öğrendim" dediği görülmektedir. 8. Sanık ...'a ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü; 1. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 21.02.2023 tarihli ve 2022/2162 Esas, 2023/255 Karar sayılı kararı ile; "...Katılan ...'ın 20/05/2021 günü saat 16;30 sıralarında sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobili ile İzmir Çevreyolu üzerinde Karşıyaka-Onur Mahallesi istikametine orta şerit üzerinde seyir halindeyken, önündeki aracın fren yapması nedeniyle frene basarak yavaşladığında, aynı yönde arkasında seyreden sanık ...'nun sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracının ön kısımları ile katılanın aracına arkadan çarptığı, çarpmanın etkisiyle direksiyon hakimiyetini kaybeden katılanın başka bir otomobile çarparak durabildiği, kaza sonucu katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir biçimde yaralandığının iddia edildiği olayda; Kaza sırasında göğsünü direksiyona çarptığı ve ağrıya yol açtığı şikayetiyle kaza sonrası ... Hastanesi'ne giden katılan adına düzenlenen adli raporda ve İzmir Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 09.08.2021 tarihli raporunda; trafik kazası öyküsü sonrası katılanın muayenesinde yumuşak doku travması bulgusu ve sol ön kol dış yüzünde 10 cm çizgisel kızarıklık tespit edildiğinin belirtildiği anlaşılmakla; önündeki aracı yeterli takip mesafesini koruyarak izlemediği ve müteyakkız seyretmediği anlaşılan sanığın asli ve tam kusurla katılanın idaresindeki araca arkadan çarparak basit tıbbi müdahale ile giderilebilir biçimde yaralanmasına sebebiyet verdiği sabit olduğu halde atılı suçtan mahkûmiyeti yerine dosya kapsamı ile uyumlu olmayan yazılı gerekçe ile beraatine karar verilmesi kanuna aykırı bulunmuştur..." gerekçeleri ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme sonucu, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası gereğince, 3.750,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi tarafından yapılan duruşmada; Sanık savunmasında; "Daha önce ifade verdim, bu ifademi aynen tekrar ederim, ekleyeceğim herhangi bir husus yoktur, olay kazaydı" şeklinde beyanda bulunmuştur. 3. 5271 sayılı Kanun'un 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi yeniden düzenlenmiş olan ''Basit Yargılama Usulü'' başlıklı 251 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan; (1)''Asliye Ceza Mahkemesince iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı 2 yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir'' şeklindeki düzenlemeye göre basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama takdirinin mahkemeye bırakıldığı, temyizen incelenen kararda Bölge Adliye Mahkemesince genel hükümlere göre yargılamaya devam edilip karar verildiği gözetildiğinde, uygulama yapmayacağına ilişkin takdirinin olduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Yapılan inceleme neticesinde, Bölge Adliye Mahkemesinin oluş ve kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür. Sanık ...'nun Temyiz Sebepleri Yönünden; 1. Katılan ...'ın olay günü saat 16:30 sıralarında sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobili ile İzmir Çevreyolu üzerinde Karşıyaka-Onur Mahallesi istikametine orta şerit üzerinde seyir halindeyken, önündeki aracın fren yapması nedeniyle frene basarak yavaşladığında, aynı yönde arkasında seyreden sanık ...'nun sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracının ön kısımları ile katılanın aracına arkadan çarptığı, çarpmanın etkisiyle direksiyon hakimiyetini kaybeden katılanın başka bir otomobile çarparak durabildiği, katılanın kaza sırasında göğsünü direksiyona çarptığı ve ağrıya yol açtığı şikayetiyle kaza sonrası Medicalpark Hastanesi'ne giden katılan adına düzenlenen adli raporda ve İzmir Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 09.08.2021 tarihli raporunda; trafik kazası öyküsü sonrası katılanın muayenesinde yumuşak doku travması bulgusu ve sol ön kol dış yüzünde 10 cm çizgisel kızarıklık tespit edildiğinin belirtildiği anlaşılmakla; önündeki aracı yeterli takip mesafesini koruyarak izlemediği ve müteyakkız seyretmediği anlaşılan sanığın asli kusurla katılanın idaresindeki araca arkadan çarparak basit tıbbi müdahale ile giderilebilir biçimde yaralanmasına sebebiyet verdiğinin anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi kararında hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanığın sübuta, kusuru bulunmadığına, katılanın yaralanmasına sebebiyet vermediğine ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 2. Kaza Tespit Tutanağının oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği, ayrıca sanığın savunması, katılanın beyanları, tanık anlatımları ve tutanaklar karşısında Mahkemece, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanığın diğer temyiz sebepleri de yerinde görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 21.02.2023 tarihli ve 2022/2162 Esas, 2023/255 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 25. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.12.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla