Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2023/4694 E. , 2025/5686 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/521 Esas., 2023/115 Karar SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma, Bozma Sanık ... hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; sanık ... ve katılanlar vekili tarafından te
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2023/4694 E. , 2025/5686 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/521 Esas., 2023/115 Karar SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma, Bozma Sanık ... hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; sanık ... ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-b.maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, katılanlar vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 16.09.2020 tarihli bozma kararı üzerine, Yerel Mahkemece sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-b. maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 63/1. maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsubuna karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ...’nın temyiz sebepleri; aracı kullanan diğer sanık ... hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine, bozma öncesi yapılan yargılamada hakkında beraatine ilişkin karardan sonra yeni bir delil dosyada bulunmadığı ve tanık beyanları ile sanıktaki yaralanmaların sağ tarafından olması dikkate alınarak hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanık ... hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanığa verilen temel cezanın az olduğuna, sanık ...’ın cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 29/04/2013 tarihinde, saat 15:30 sıralarında, sanık ...'nın sürücü belgesi olmamasına rağmen, diğer sanık ...'ın babası ... adına tescilli ... plakalı araç ile Başakşehir'den Havaalanı istikametine seyir halinde iken ... Mah. ..., ... Yolu Girişi'ne geldiğinde yönetimindeki kamyoneti ile orta refüjle bölünmüş ve hız sınırı 90 km olan cadde üzerinde sol sinyal lambası açık şekilde seyirle, köprü altında aniden hızlanıp, sağa ve sola zik zak çizip hakimiyetini kaybederek, orta refüjü aşıp sol önü ile karşı yönde en sol şeritte seyreden ... idaresindeki otomobilin sol önüne çarpması, devamında bu araç üzerinden takla atıp yan yatarak, arka kısımları ile de dava dışı ... idaresindeki kamyonetin sol yanına çarpması şeklinde meydana geldiği iddia edilen ve bir kişinin ölümü ile sonuçlanan olayda sanık ...'nın soruşturma aşamasında hastanede kolluk görevlileri tarafından tanık ... huzurunda alınan ifadesinde, "aracı kendisinin kullandığını", araçta bulunan abisi tanık ... 'nın da hastanede alınan ilk ifadesinde, "aracı kullanan kişinin kardeşi sanık ... olduğunu" beyan ettiği, sanık ...'nın tedavisinin ardından olaydan bir gün sonra 30/04/2013 tarihli Savcılık ve Sulh Ceza Mahkemesindeki vekil eşliğinde alınan sorgusunda açık ve ayrıntılı bir şekilde aracı kullanan kişinin kendisi olduğunu savunduğu tüm ifadelerinden dönerek ''aracı kullanan kişinin sanık ... olduğunu, ...'ın nişanlı olması nedeniyle evlilik hazırlık içinde olduğundan mağdur olmaması için bu şekilde beyanda bulunduğunu" belirttiği, bozma öncesi tanık olarak dinlenen ... , ..., ... ve ... de, sanık ... ile aynı doğrultu da beyanlarda bulunmuş ise de; tanık ...'in, sanık ...'nın kardeşi olması, ayrıca ...'in bizzat hastanedeki polislere verdiği ilk ifadesinde, aracı kardeşi ...'nın kullandığını beyan etmesi, tanıklar ... ve ...'in de, kaza esnasında araçta ve kaza sonrasında da kaza yerinde bulunmaması, ayrıca sanık ... ile olan yakın arkadaşlıkları, sanık ...'nın hastanedeki ilk ifadesi esnasında hazurun olarak bulunan tanık ...'in, sanığın bu ifadesinin altına hazurun olarak imzalamış olması, son olarak tanık ...'in de, diğer sanık ...'ın bir dönem sözlü kaldığı nişanlısının annesi olması ve daha sonra nişanın bozulması nedeniyle aralarında husumetin meydana geldiği dikkate alındığında adı geçen tanıkların açıklanan yakın akraba ve arkadaşlığı ile diğer sanık ... ile olan husumetleri dikkate alındığında bu tanıkların güvenilir, tarafsız ve çelişkili bulunan beyanlarına itibar edilmeyerek suça konu aracın sanık ... tarafından kullanıldığı kabul edilerek; bir kişinin ölümüyle sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde 2918 sayılı KTK'nın 84/g. maddesindeki "doğrultu değiştirme, manevraları yanlış yapma ile şeride tecavüz etme" kuralını ihlal eden sanık ...'nın tam kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetine karar verilmiş, sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan açılan davanın kazada aracı kullanan kişinin sanık ... olduğunun ve yüklenen suçun sanık ... tarafından işlenmediği kabul edilerek sanık ... hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-b. maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR 1.Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Temyiz Yönünden: Dosya kapsamında gerçekleşen trafik kazasının tamamen aracı kullanan sanık ...'nın kusurlu davranışı sebebiyle gerçekleştiği, dolayısıyla da aracın sanık ...'ın babası adına kayıtlı olması nedeniyle sanık ...'ın araçta yolcu konumunda olması ile gerçekleşen netice arasında illiyet bağının bulunmadığının anlaşılması karşısında bu hususta bozma öneren tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, yargılamanın başından beri alınan savunmalarında ısrarlı ve tutarlı biçimde yüklenen suçlamayı kabul etmeyen sanık hakkında, beraat kararı verilmesine ilişkin esas mahkemenin kararı hukuka uygun olduğu anlaşılmakla, Küçükçekmece 24.Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık ... ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... ve katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 2.Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmüne Yönelik Temyizi Yönünden: Oluşa ve dosya kapsamına göre tam kusurlu olarak ölüme sebebiyet veren sanık hakkında Yerel Mahkemece, azami hız sınırının 90 km olduğu mahalde sanığın azami hız sınırının iki katını aşacak şekilde hızda gittiğinin tespit edilemediği, izlenen güvenlik kamera kaydı görüntülerinde sol sinyalini açık şekilde seyreden sanığın yönetimindeki aracın makas atma diye tabir edilen bir görüntüsünün tespit edilemediği, dosya kapsamında alkol, şerit, trafik ışığı ihlali gibi bir davranışın tespit edilemediği ve ehliyetsiz araç kullanmanın bilinçli taksir hali olarak değerlendirilemeyeceği dikkate alınarak şartları oluşmadığı gerekçesiyle 5237 sayılı TCK 22/3. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına ilişkin kararda isabetsizlik görülmemiş olup tebliğnamede bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Küçükçekmece 24. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık ... ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... ve katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.06.2025 tarihinde karar verildi.