İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2023/4654 Karar: 2023/5169 Tarih: 2023

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/4654 K.2023/5169

12. Ceza Dairesi 2023/4654 E. , 2023/5169 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/120 E., 2022/233 K. SUÇ : Taksirle yaralama KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Erzurum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/03/2010 tarihli ve 2009/325 esas, 2010/511 karar s

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2023/4654 E. , 2023/5169 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/120 E., 2022/233 K. SUÇ : Taksirle yaralama KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Erzurum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/03/2010 tarihli ve 2009/325 esas, 2010/511 karar s

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2023/4654 E. , 2023/5169 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/120 E., 2022/233 K. SUÇ : Taksirle yaralama KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Erzurum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/03/2010 tarihli ve 2009/325 esas, 2010/511 karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında değişen suç vasfına göre taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 89/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararının itiraz edilmeden 04/05/2010 tarihinde kesinleşmesine müteakip, sanığın 07/06/2013 tarihinde işlediği hakaret suçundan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, Erzurum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/03/2022 tarihli ve 2022/120 esas, 2022/233 karar sayılı kararıyla hükmün açıklanmasına ve sanığın 5237 sayılı Kanun’un 89/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 11.04.2023 tarihli kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.05.2023 tarihli ve KYB-2023/46348 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve KYB-2023/46348 sayılı kanun yararına bozma isteminin; ''..1-Dosya kapsamına göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Erzurum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/03/2010 tarihli gerekçeli kararının, müsnet suçtan doğrudan doğruya zarar gören ve yargılamaya katılma hakkı bulunan mağdur ...'a tebliğ edilmesi gerektiği halde, Erzurum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/03/2010 tarihli ve 2009/325 esas, 2010/511 sayılı dosyasında, soruşturma aşamasında 13/12/2008 tarihli kolluk ifadesinde sanık hakkında şikayetçi olduğunu bildiren adı geçen mağdur dava ve duruşmadan haberdar edilmeden yargılama sonlandırıldığı gibi, kararın da tebliğ edilmediği, bu haliyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği ve denetim süresinin başlamayacağı, dolayısıyla denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlendiği gerekçesiyle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde, 2-Kabule göre de, Sanığın eylemine uyan anılan suç için kanunda öngörülen cezasının türü ve üst sınırına göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olağan zaman aşımı süresine tabi olduğu, sanığın müsnet suçu 13/12/2008 tarihinde işlediği, 20/03/2009 tarihinde talimat yoluyla savunmasının alındığı, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın ise 04/05/2010 tarihinde kesinleştiği, sanığın 07/06/2013 tarihinde yeniden suç işlediği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 04/05/2010 tarihi ile denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediği 07/06/2013 tarihleri arasını kapsayan 3 yıl 1 ay 3 günlük sürenin 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince duracağı, sanığın sorgusunun yapıldığı tarih ile hükmün açıklandığı tarih arasında zamanaşımını kesen başkaca bir sebep bulunmadığı ve sanığın sorgusunun yapıldığı 20/03/2009 tarihinden itibaren, hükmün açıklandığı 31/03/2022 tarihine kadar geçen sürede olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir..'' Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2.5271 sayılı Kanunun 231 nci maddesinin sekizinci fıkrasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanığın beş yıl süre ile denetim süresine tabi tutulacağı belirtilmiş olup, denetim süresinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulüne uygun olarak kesinleşmesi üzerine başlayacağı, somut olayda Erzurum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/03/2010 tarihli ve 2009/325 esas, 2010/511 sayılı dosyasında, soruşturma aşamasında 13/12/2008 tarihli kolluk ifadesinde sanık hakkında şikayetçi olduğunu bildiren, ,iddianamede müşteki olarak gösterilen mağdur ...'ın dava ve duruşmadan usulüne uygun olarak haberdar edilmeden yargılama sonlandırıldığı gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair 30/03/2010 tarihli gerekçeli kararının, kararın da tebliğ edilmediği, bu haliyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği ve denetim süresinin başlamayacağı, dolayısıyla denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlendiği gerekçesiyle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına dair 31.03.2022 tarihli kararın hukuki değerden yoksun bulunduğu anlaşılmıştır. 3. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresi öngörülmüştür. 4.Sanığın müsnet suçu 13/12/2008 tarihinde işlediği, 20/03/2009 tarihinde talimat yoluyla savunmasının alındığı, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın ise 30.03.2010 tarihinde verildiği ancak usulüne uygun olarak kesinleşmemesi ve denetim süresinin başlamaması nedeniyle hukuki değerden yoksun olduğu da dikkate alındığında, zamanaşımını kesen en son işlemin 20.03.2009 tarihli sanığın sorgusu olduğu, bu tarih ile hükmün açıklandığı tarih arasında zamanaşımını kesen ve ya durduran başkaca bir sebep bulunmadığı , geçen sürede olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Erzurum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2022 tarihli ve 2022/120 esas, 2022/233 karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, hükümlü hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı Kanun’un 66 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi delâletiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.11.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla