Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2023/4696 E. , 2023/5781 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2508 E., 2023/666 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile; İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak kurulan beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2023/4696 E. , 2023/5781 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2508 E., 2023/666 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile; İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak kurulan beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İzmir 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/06/2022 tarih 2019/442 Esas 2022/635 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci, üçüncü, altıncı yedinci ve sekizinci fıkraları uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine, 1 yıl denetim süresi tayin edilmesine karar verilmiştir. 2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 14/03/2023 tarihli ve 2022/2508 Esas, 2023/666 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan sanık ... müdafi tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme sonucu, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca duruşma açılmadan yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında, taksirle yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca, sanığın taksire dayalı kusurunun bulunmaması gerekçesine dayanılarak beraat kararı verilmiştir. 3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 04/06/2023 havale tarihli ve 2023/56169 sayılı, "Bozma" görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi, Tam ve asli kusurlu olan sanık hakkında mahkumiyet hükmü yerine beraat hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. Mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, Sanık üzerine atılı taksirle yaralama suçunun unsurları gerçekleşmiş olduğundan, sanık hakkında mahkumiyet yerine beraat hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III.GEREKÇE İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 14/03/2023 tarihli ve 2022/2508 Esas, 2023/666 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, taksirle yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca, sanığın taksire dayalı kusurunun bulunmaması gerekçesine dayanılarak beraat kararı verilmiş ilgili kararın gerekçesinde "Uygulamamıza yön veren Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 23/12/2013 gün, 2012/32475 Esas, 2013/30358 sayılı ve benzeri içtihatlarında belirttiği üzere; "....Yayanın karşıdan karşıya geçerken kendisine motorlu bir vasıtanın çarpacağı ve bu vasıtada bulunanların yaralanacağını öngörebilmesinin kabulü toplumda yaygın olan ortak düşünceye aykırıdır. Yayaların motorlu taşıt sürücülerine zarar vereceklerini, bu nedenle daha fazla basiretli davranmaları gerektiğini bildikleri ve cezalandırılmaları gerektiği kabul edilemez. İntihar etmek için kendisini hızla gelen otomobilin altına atan ve kazaya neden olan şahsın amacı, kendi yaşamına son vermek olup sürücünün yaralanabileceğini de önceden görebileceği söylenemez. Bu nedenle taksirin "neticenin öngörülebilmesi" unsuru bu gibi olaylarda gerçekleşmemiştir. " denilmekle inceleme konusu dosya kapsamındaki olayda yayanın intihar eyleminin bulunduğuna dair delil olmadığı da nazara alınarak, Trafiğin işleyişini düzenlemek için konulmuş olan hukuk kurallarının muhatabı sadece motorlu taşıt kullanıcıları olmayıp, yayalar da bu kuralların muhatabı olduklarından kendileri için öngörülen kurallara uymamak suretiyle bu yükümlülükleri ihlal ederek bir suçun kanuni tarifindeki unsurların gerçekleşmesine yol açmaları halinde yayalarında sübjektif durumuna göre gerçekleştirmiş olduğu fiilden dolayı sorumlu tutulmaları, başka bir anlatımla yayanın yola kontrolsüz bir şekilde aniden çıkması halinde, normal güzergahında seyreden bir sürücünün kendisine çarpmamak için ani manevra yaparak kaza yapması halinde kendisinden beklenen özen yükümlülüğüne aykırı davranarak kazaya sebebiyet vermesinde taksirinden dolayı sorumluluğu yoluna gidilmesinin mümkün olduğunun göz önünde bulundurulması gerektiği anlaşılmış olmakla; Sanık hakkında ilk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne karşı katılan sanık ... müdafii tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince mahkumiyet hükmü kaldırılarak duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle aynı Kanunun 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de; anılan Kanun hükmünün delil değerlendirilmesi yapılmaksızın derhal beraat kararı verilebilecek hallerde uygulanabileceği, sanık hakkındaki mahkumiyet hükmü bakımından ise 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın beraatine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Başkaca yönleri incelenmeyen, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 14/03/2023 tarihli ve 2022/2508 Esas, 2023/666 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2023 tarihinde karar verildi.