İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Ceza Dairesi

YARGITAY · 12. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/4719 K.2024/6289

Dairemiz bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin…

Esas2023/4719Karar2024/6289Tarih7 Kasım 2024Okuma7 dk · 1.301 kelime

KÜNYE

12. Ceza Dairesi 2023/4719 E., 2024/6289 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Kasım 2024
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Sayısı
2023/101 E. 2023/200 K.
Suç
2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm
Zamanaşımı nedeniyle düşme
Tebliğname görüşü
Onama
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.301 kelime·7 dk okuma·4 bölüm

Dairemiz bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İstanbul 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.02.2015 tarih, 2014/294 esas, 2015/27 karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.

2. Dairemizin 24.06.2020 tarih, 2017/2332 Esas, 2022/3945 Karar sayılı bozma ilamında; " ''12/08/2013'' olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında yanlış yazılması, mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmekle bozma nedeni yapılmamıştır.

2863 sayılı Kanunun 7. maddesinde 6498 sayılı Kanun ile getirilen değişikliğin amacının, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı ya da sit alanı olarak tescil kararlarının, ilgililerince öğrenilmesini sağlamak olduğu, başka bir deyişle, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları yönünden tebliğ; sit alanları yönünden Resmi Gazete'de yayım ve internet üzerinden duyuru kurallarının, kişilerin, sahip oldukları veya kullandıkları taşınmazların durumunu bilmelerini ve ona göre hareket etmelerini sağlama amacı taşıdığı, belirtilen kuralların, 2863 sayılı Kanunun 65. maddesinde düzenlenen suçun oluşumu için şekil şartı niteliği bulunmayıp, aksi yöndeki kabulün, 6498 sayılı Kanunun amacına da ters düşeceği;

Dolayısıyla, sözü edilen değişiklik öncesinde yapılan tescil işlemleri bakımından, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin olarak, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde tescil şerhi bulunup bulunmadığına; sit alanları, tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin olarak, şerhin varlığına veya tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediğine bakılması gerektiği;

Diğer yandan, taşınmaz bir varlığın korunması gerekli kültür ve tabiat varlığı olarak tescil edilmesinin ya da bir bölgenin, doğal, tarihi ve kültürel özellikleri nedeniyle sit alanı olarak belirlenmesinin, taşınmazın veya bölgenin özel bir statüye tabi tutulması gerektiği ve taşınmaz üzerinde ya da bölge içerisinde keyfi uygulamalarda bulunulamayacağı anlamına geldiği, bu bakımdan kural olarak, 6498 sayılı Kanun değişikliği sonrası tebliğ - yayım - internette duyuru; anılan değişiklik öncesi ise şerh - ilan yöntemleri ile taşınmazın ya da bölgenin tescilinden ilgililerin haberdar olmalarının sağlanacağı;

Bununla birlikte, Türk Medeni Kanununda yer alan “iyi niyet” kuralının genel bir hukuk ilkesi olarak kabul edilip, 2863 sayılı Kanunun 65. maddesinde düzenlenen suç tiplerine yönelik sübut değerlendirmesinde de dikkate alınmasının zorunlu olduğu,

başka bir deyişle, 6498 sayılı Kanun değişikliği öncesinde yapılan tescil işlemleri yönünden, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde şerh bulunmayıp, tescil kararı mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilmemiş olsa dahi, failin, taşınmazın ya da bölgenin tescilinden haberdar olduğuna dair beyanının göz ardı edilemeyeceği, zira, maliki olduğu veya kullandığı taşınmazın korunması gerekli nitelik taşıdığını ya da sit özelliğiyle bölgesel bazda koruma altına alınan bir alanda bulunduğunu bilen kişinin, taşınmaz üzerinde dilediği zaman dilediği şekil ve kapsamda uygulama yapamayacağını,

taşınmazın ya da bölgenin özel statüsünün mümkün kıldığı ölçüde, kamu kurumlarınca yürütülecek izin prosedürü çerçevesinde inşai ve fiziki müdahalelerde bulunabileceğini de bilmesi gerektiği, yapı ya da bölge bazında tescil kararından haberdar olduğu halde, ilgili kurumlara başvurarak,

gerçekleştirmeyi düşündüğü inşai uygulamaya yönelik izin almayıp keyfi hareket eden kişinin iyi niyetinden söz edilemeyeceği, dolayısıyla, taşınmazın ya da bölgenin niteliğini bilerek izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunan ya da başlangıçta bilmeyip, kamu görevlilerince düzenlenen zabıt ve tutanaklar ile durumu öğrendiği halde müdahalesine devam eden failin, hukuki koruma altına alınamayacağı;

Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde; her ne kadar mahkemece, sanığa usulüne uygun olarak yapılmış bir tebliğ bulunmadığından bahisle, sanığın beraatine dair hüküm tesis edilmiş ise de; sanığın aşamalardaki beyanlarında, davaya konu eylemi için Müze Müdürlüğüne başvurduğunu belirtmesi karşısında, dava konusu alanın sit alanı olduğuna dair bilgi sahibi olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;

Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulundan, dava konusu alanın sit alanı olarak ilan edildiğine dair tüm kurul kararları, eki haritaların, sanığın herhangi bir başvurusunun bulunup bulunmadığı, bulunmuş ise buna dair tüm evrakların dosyaya celbedilerek, dava konusu yerde, uzman arkeolog, inşaat mühendisi ve fen bilirkişilerin katılımı ile keşif icra edilip, dava konusu taşınmazın sit alanı sınırları içerisinde kalıp kalmadığının, sanığın eyleminin niteliğinin, sanık tarafından Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulundan alınmış izin var ise; eyleminin izin kapsamında kalıp kalmadığı hususlarının tespiti ile, sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm tesisi,

Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 24/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

3. İstanbul 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.05.2022 tarih, 2020/271 esas, 2022/263 karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.

4.Dairemizin 22.12.2022 tarih, 2022/6603 Esas, 2022/10537 Karar sayılı bozma ilamında; " ''12/08/2013'' olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında yanlış yazılması, mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmekle bozma nedeni yapılmamıştır.

Sanığın “Koyubekmez” olan soyadının, İstanbul Anadolu 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/237 Esas, 2021/481 Karar sayılı kararı ile “Erenoğlu” olarak düzeltilerek tescil edildiği anlaşılmıştır.

Dairemizin 24/06/2020 tarih, 2017/2332 Esas, 2020/3945 Karar sayılı bozma kararı üzerine, mahkemece bozma ilamına uyulup uyulmadığı hususunda bir ara karar verilmemiş ise de; Ceza Genel Kurulunun kararlılık gösteren içtihatlarında da açıkça belirtildiği üzere, mahkemece bozma kararı doğrultusunda uygulama yapılması ve bozmadan sonra yapılan inceleme, araştırma ve yeni kanıtlara dayanarak hüküm kurulması karşısında, mahkemenin bozmaya eylemli olarak uyduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;

Sanığın müteahhit olarak, 2389 ada 233 parsel nolu taşınmazın malikleri ile, 6036 sayılı “Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun Kapsamında Değerlendirilen Konut ve İş Yerlerinin Yıkılması ile Yeniden İnşaatına İlişkin Bedeli Karşılığında İnşaat Sözleşmesi” imzaladığı, ancak Tarihi Yarımada Kentsel ve Tarihi sit alanı içerisinde kalan binayı Kültür Varlıklarını Koruma Kurulundan izin almaksızın yıkarak yerine yeni bina inşa ettiği, her ne kadar mahkemece sit alanında zarar meydana gelmediğinden bahisle sanığın beraatine karar verilmiş ise de.

2863 sayılı Kanunun 65/1-2. cümlesinde, tescil edilen sit alanları ve korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarında izin alınmaksızın inşaî ve fiziki müdahale eyleminin de suç olarak tanımlandığı, bozma sonrası mahallinde icra edilen keşif neticesinde alınan bilirkişi raporu ile de, sanığın eyleminin izinsiz inşai müdahale niteliğinde olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, hatalı nitelendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,

Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 22/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. " gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

5.İstanbul 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.04.2023 tarih, 2023/10 Esas, 2023/200 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 07.06.2023 tarihli, 2023/62984 sayılı ve onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, zamanaşımı süresinin dolmadığına ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Mahkemece, sanık hakkında her ne kadar 2863 sayılı Yasaya muhalefet suçunu işlediğinden bahisle yargılama yapılmış ise de; yasada öngörülen üst haddinin zamanaşımı yönünden TCK 66/1-e maddesi kapsamında kaldığı, sanığın mahkeme tarafından 12.02.2015 tarihinde savunmasının alınması işleminin üzerinden 8 yıldan fazla sürenin geçtiği, zamanaşımını kesen son işlem üzerinden 8 yıldan fazla sürenin geçmesi nazara alındığında, sanık hakkındaki yargılama açısından dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmakla, sanık hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

SONUÇ / HÜKÜM

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.11.2024 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/4719, K. 2024/6289, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. Gerekçe Ve Karar
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/4719
Karar No
2024/6289
Tarih
7 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/4722 K.2024/5976
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/4723 K.2024/9789
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/4723 K.2024/6388
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/4725 K.2024/3776
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/4725 K.2024/5927
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/4728 K.2024/3876

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.